Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü

Acı Acı Güldük

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

      Mudanya. Sıcacık bir sonbahar güneşi, parıldayan denizin yüzünü yalayarak geminin güvertesine çıkıyor, selam duruyor, gülümsüyor yüzümüze.  On kişi kadarız. Başımızda bir astsubay ve birkaç silahlı asker duruyor.  İki kişiye bir kelepçe takıyorlar. Yolcuların gözleri üzerimize yoğunlaşmış. Acımayla karışık farklı bir duyguyla bakıyorlar... Geminin rotası İmralı Yarı Açık Cezaevi… Armutlu’ da Yunus sürüsü geminin peşine düşüyor, yarış halindeler.  Dalıp dalıp çıkıyor, neşeyle yüzüyorlar. Uzun zamandır ilk kez denizi ve yunusları görüyoruz. Bir umutlanıyoruz ki; kelimelerle anlatılmaz.

Bir Gün Mutlaka

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
“Kim o?” diye seslendi.
“Polis! Kapıyı aç, yoksa kırarız!”
Kadın kapıyı açtı, polisler onu iterek içeriye daldılar. Açık bıraktıkları kapıdan soğuk ve rüzgâr ıslık çalarak doluştu salona. Çocuklar da gürültüye uyanmış, korkuyla bakıyorlardı etraflarına. Anne ve çocuklar şaşkındı. Dillerini yutarcasına suskundu. "Burası benim evim. Defolun gidin evimden!" diyemedi kadın korkudan.

Bilezik

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

"Ero" diyordu "Gözüm kor olsun biliyorsam!"
Halama da sordum. O da anama benzer yanıtlar veriyordu. Babamsa bunların küskünlüklerine yeni bir yaklaşım getirmişti kendince:
"Öküz dağa küsmüş, dağın haberi olmamış."
Gerçi anam bu öküz tespitine katılmıyordu ama olsundu.
Bir akşamüstü kapımız ardına kadar açıldı, içeriye hala kızı ve nişanlısı girdiler. Düğün davetiyelerini dağıtıyorlardı. Selamlaştık, öpüştük, karşılıklı hâl hatırdan sonra anam onlara:
"Hiç gelmez olur muyum düğününüze?" diye söz verdi.

Zeynep…

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Zeynep beş yaşında,  yüzündeki tüyleri koyu renkli ve çok belirgin… Bıyık tüyleri bile var. İki kalın kaşı arasındaki boşluk da kıllı. Babası bu yüzden ona Recep İvedik lakabını takmıştı. Hatta bir seferinde yüzünün kalan yerlerini ayakkabı boyası ile boyayarak, onun Recep İvedik’e ne kadar benzediğini hepimize ispatlamıştı. Gerçekten de onun küçük bir versiyonuydu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü beslemesine abone olun.