Güncel

Anın Yazarı: Adalet Ağaoğlu[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Önceleri, “Allah’a inanmıyorum, cenaze istemem. Beni yakın, küllerim savrulsun,” diyen Adalet Ağaoğlu, “Yaşamaktan çok sıkılmıştı, uzun yaşamı boyunca çektiklerinden, gördüklerinden de son röportajında ‘Keşke dünyanın bu hâlini görmeseydim,’ diyecek kadar”…[2]
Tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti. Cenazesi, vasiyeti üzerine Boğaziçi Üniversitesi’nden uğurlanıp, 15 Temmuz 2020’de Ankara’da Kocatepe Camisi’nde öğle namazı sonrası kılınan namaz ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kardeşim(iz)in “Dava”sı (mı?)![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım.”[1]

Hrant Dink’in sırtından vurularak katliyle; Ermeni Soykırımı’nın, bir buçuk milyon insanı bulmuş kurban sayısına, 19 Ocak 2007 günü dünyanın gözleri önünde, bir kişiyi daha ekledi!

Takvimler  insan(lık)ın vicdanını sızlatan, kanatan sayısız kitlesel katliama tanıktır. Hrant’ın katli, bu kanlı takvime eklenen bir acı yaprak…

Deprem etkisi yaratan cinayet bir illiyet zincirinin ürünüydü.

“Nasıl” mı?

Amiraller Bildirisi ve Türkiye'de Sonun Başlangıcı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

    
Bir ülkede her on yılda bir muhtıra, darbeler yaşanıyorsa, bunu yapanların içte bir avuç kalpazana, dışta emperyalistlere hizmetten başka bir anlama gelmiyor. İstisnai ve olağanüstü durumların dışında birazcık akıl sahibi olan devletler, kendi halkını zapturapt altına alarak yönetmeyi düşünmemiştir. Türkiye’nin sürekli darbeyle yönetilmesi, evrensel insan hak, hukuk ve ahlaktan yoksunluğun en somut kanıtıdır.
 

Abdullah’ın Mesellerinden Seslenen Acılar[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Abdullah Öngüllü ile yıllardır mektuplaşırız. Pek çok siyasal tutsakla yaptığımız gibi. Şimdilerde Afyon T Tipi’nde yatıyor. Yirmi yılı aşkın süredir. “Yıllardır düzenli bir şekilde yazmaya çalışıyorum,” diyordu 9 Ekim 2020 tarihli mektubunda: “Yazmak biraz da babamdan kalma bir miras, medrese öğrencisi bir köy imamıydı ve bütün zamanını kitaplar ile defterler arasında geçirdi. Arap alfabesiyle Kürtçe yazıyordu. Bir halk sözüdür, ‘Babası balıkçı olanın çocuğu en azından suyu sever,’ denir; doğruymuş. Her şeyden çok okumayı ve yazmayı sevdim.

Yazmak Serüvenine Bir Bakış[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Yazmak, bir eylem, serüven olmanın yanında yaşama dokunan bir değerlendirme, itiraz, eleştiridir.
O hâlde, “Biçimi eleştirmeli eleştiri, düşüncelerinizin, cümlelerinizin özünü değil kesinlikle,”[2] uyarısı “es” geçmeyen değerlendirme girişimi -doğası gereği- “muhalif olma” ve “kopma” durumudur.[3]

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.