Güncel

Vatan’ın F3’ünde Dört Gün

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Dolu bir tabanca gibi
Ölüp ölesiye taşırız
O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
Uğrunda asılırız...”[1]
 
25 Ekim 2020 sabahı. Saat 06.00 suları. Mavi ile Tarçın ortalığı yıkarcasına havlıyorlar; “Bir şey var galiba” diye yataktan fırlayıp, pencereden dışarıya baktığımda yine bir sürü özel harekât, polis ile “sivil”ler ve bir de yan komşumuz (onu da kapıyı kırmaya “tanıklık” için uyandırmışlar; neyse kapıyı kurtardık!)…

Soru(N)lar, Yanıt(Sızlık)lar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Onu biz kendimiz vaat ettik kendimize.”[1]
Sorulan her soruyu, “tastamam” yanıtlamak; istense de, “mümkün” ve “kolay” değildir. Çünkü, soru(n)lar, yanıt(sızlık)lara mündemiçtir.
O hâlde bu vurguyla başlayalım “yanıtlar”a.
 
1) Koca bir ömrü tüketen Temel Demirer olarak kendisini nasıl anlatır?
 
Anlatacak, kayda değer bir şey yok galiba…
“Galiba” diyorum; çünkü insanın kendinden söz etmesi “zor”; ya da bana “zor” geliyor…
Yukarıdakilerden pek hazzetmeyen sıradan birisiyim…

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü

Münevver Ongun kullanıcısının resmi

Yılın dört beş ayını geçirdiğimiz Karabağlar Yaylası’na olan hayranlığım her geçen gün daha da artıyordu. Bu yayla hayranlığımız Ares’i sahiplendikten sonra bir kat daha arttı. Biz yaylasız ve Ares’siz olamıyorduk. Ares de bizsiz yapamıyordu artık. Bu sevgi zinciri kopmamalı, ona sahip çıkmalıydık sonsuza dek.
     İşte bizim Ares’le olan hikâyemiz önce Karabağlar Yaylası’yla başladı. İyi ki bir “yurdumuz” oldu, iyi ki bizi Ares’le tanıştırdı.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Saldırılarının Arka Planı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

      
Dikkat edilirse AKP’nin politikaları, Türkiye’ye 1919 öncesi durumu yeniden yaşatıyor. Müslüman Türkikler Birinci Dünya Savaşı öncesinde olduğu gibi, yeniden Arap İslam Halifelik hayalperestliği ile, başta Yunanistan olmak üzere Ermenileri tedirgin etmiş durumda. Bunun somut örnekleri Karabağ, Suriye, Irak, Libya, Sudan ve Akdeniz’e “Cihatçı Çetelerle” birlikte Türk askerini konumlandırmasıdır. Gel ki Türkiye rejimi, gücü yetse de yetmese de içte ve dışta çevresine sürekli saldırgan politika yürütmeyi, en büyük varlık meselesi görmüştür.
 

Kediye Sordunuz mu?

Yelda Karataş kullanıcısının resmi

aşktan söz edecekseniz yalnızlıkla.
Ölümle yüzleşmek, ölü seyrederek olmaz. Kendi ömrüyle yüzleşmenin hasıdır ölümle yüzleşmek.
Sırtına dönmüş mavzerin kalkan horoz sesini duyup gittiğin yoldan dönmemektir.
Çok film izler hayatını geliştirmeye heveslenenler; filmde yanan bir evde ilk kurtarılacak kedi mi yoksa bir Rembrant tablosu mudur sorusuna verdiğiniz kedi yanıtı sizi insan yapar.

Devlet Resmiyeti ve Muhalif Siyasi Yapılar Arasındaki Fark

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Bir toplum veya devlet kurumsallaşmak istediğinde, mutlaka temel bir siyasi düşünceye sahip olarak hareket eder. Söz konusu siyasi düşünceler din, ırk, sol, sağ, liberal, laik, seküler vb. örgütlenmelerle gerçekleşir. Avrupalılar 1700’lerden itibaren herkesten önce seküler, laik, çağdaş siyasetle ulus devletleşmesine geçiş yaptılar. Diğerleri 1900 yılların başı ve ortasında uluslaşmaya çalıştılarsa da bunların çoğu din, feodalizm, etnik ırkçılık gibi hastalıklar yüzünden, demokrasi ve uluslaşmayı gerçekleştiremediler.
 

Anadolu’nun Otokton Halkı Rumların Hâli[1]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

hatta geçmez bile.”[2]
 
Murathan Mungan’ın, “Bu ülkede zaten her şey çok krizde. Her şey çok çabuk kırılacak bir yapı gösteriyor. Hep irili ufaklı krizlerden geçiyoruz. Dahası, Türkiye’nin kendisi bir kriz ülkesi... Krizde olmayan bir şey var mı? Eğitimimiz krizde, adaletimiz krizde, ekonomimiz hep krizde, demokrasimiz hep krizde, gerisini siz çoğaltın,”[3] diye tarif ettiği acılı coğrafyamızın malum ve meş’um tarihinin mimarının lanetli egemenler olduğunu bilmeyen var mı? Hâlâ varsa ne yazık…

Laiklik Zarurettir[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

rahipler, seremoniler, sahtelik,
mucize ve cezalandırma yoktur.”[1]
 
Laikliği yeniden konuşmak zorundayız. “Olmazsa olmaz” bir kaçınılmazlık olarak acil gündem maddesidir laiklik meselesi…
Kimileri “olmayan” ya da “olduğu kadar”ıyla “Laikliğe ‘El Fatiha’…”[2] derken; “Türkiye laik değil”[3] saptamasına mündemiç realiteyle yüz yüzeyiz…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.