Güncel

“Özgürlük” mü Dediniz?![*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir şey yoktur.”[1]
 
Havaya benzer, varlığı anlaşılmaz, yokluğu dayanılmazdır özgürlüğün, ya da Özdemir Asaf’ın deyimiyle, “Varlığı kaybedilince anlaşılan”dır.
Albert Camus’nün ifadesiyle, hem olasının, hem olanaksızın tanımlandığı bir dünyada bulunabilen özgürlük; Nâzım Hikmet, Sait Faik okurken bariz hissedilen duygudur; kaybedildikçe değerlenir…
Bazen 2 kere 2’nin 4 ettiğini söyleyebilme cüretiyken; ona dair “Özü şeytani olan etik bir ilkedir,” diye ekler Emil Michel Cioran.

Gomidas’lı Halk Müziği(miz)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Gitsem de her yerde biraz vardır.”[1]
 
“Türküler acıların aynasıdır”;[2] isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı!
Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan ve bunu başkaldırıyla ifade eden halkın adalet arama serüveni gibi de görebiliriz. Neşet Ertaş’a ait olan “Nerede bir türkü söyleyen varsa, korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur,” ifadesi de bunu destekler niteliktedir.[3]

“Med Cezir”li ‘Çetin’ Kalem[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

mesafeleri azaltmıyor,
zamanı geciktirmiyor ama bize
aslında ne olduğumuzu anlatıyor.”[1]
 
Hâlâ birçok epigonu ile “yaşayan” -22 Haziran 2015’de sonuncu doğum gününü kutlayan- Çetin Altan’ı (22 Haziran 1927), “Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan,”[2] deyişi ardından 22 Ekim 2015’de yitirmiştik.

Bakü Komünü

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

1917-18’nin Bakü kentinde kimler yaşıyordu ve neler oldu? Bu güzel kentte, Azeri, Ermeni, Malakan, Kürt, Gürcü, Yahudi, Lezgi, Tat, Alman vb milliyetlerine mensup insanlar yaşıyordu. Ezici çoğunluğu Azeriler ve Ermeniler oluşturuyordu. Bakü bu anlamda bir Azeri-Ermeni şehriydi. Dili, kültürü, açılım ve hayal dünyası zengin bir şehirdi. Bakü mülk hiyerarşisinde, Ermeni ve Rus sanayicileri ile Azeri gemi sahipleri ve Yahudi bankerleri en üst tabakada yer alıyordu. Bunların altında, çoğunluğunu Ermeni tüccar, esnaf ve zanaatkarların oluşturduğu güçlü bir orta sınıf vardı.

2020 Enver Gökçe Toplumcu Gerçekçi Şiir Ödülü Şair Nihat Behram’a Verildi

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yapılan açıklamada Enver Gökçe büstünün yapılması için de çalışma başlattıklarını ve Gazi Üniversitesi Heykel Bölümü Öğretim Görevlisi heykeltıraş Azimet Karaman tarafından büstün aralık ayında teslim edileceği, etkinliklerin kalıcılaştırılması için de “Enver Gökçe Armağan” kitabının ölüm tarihi olan 19 Kasım tarihine kadar yetiştirilmeye çalışılacağı belirtildi.
Nihat Behram, Enver Gökçe Ödülünü aldıktan sonra basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Bu yıl Enver Gökçe’nin 100. doğum yılıdır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.