Kitap Tanıtımı

İsimsiz/ Gönül Çatalcalı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kelebek etkisi hangi okyanuslarda hangi dalgalara neden olur?

Hayaller çalınabilir mi? Sevginin tarifi nasıl yapılır?

Aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır?

Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer?

Şimdi,
Dikensiz gül bahçesi bekleyenlere bülbülün çilesini anlat. Sabaha dek yürekten özsuya karışan kanı… Azar azar, her an biraz daha tükenerek, nağme nağme yok oluşu, sızılı… Kim ki yürekten sevmez, ona dememeli / bu meseli.

Kim ki anlamak istemez, o ne güldür ne diken…

EMEĞİN SANATI'NDAN 167. MERHABA

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ülkemiz seçime doğru giderken onunla birlikte her şey tepe taklak oluyor. Anlık ya da uzun süreli elektrik kesintileri, kimi yörelerde sürekli gidip gelen internet arızaları ve alabildiğine büyüyen pahalılık,pahalılık ve ardından yoğun yaşanan bir geçim sıkıntısı. Peki neden mıdırdanma, şikayet çok az...

İki Dedem vardı/ Mehmet Ali Çabuk

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kitabın sayfaları; dağlar arasında yaşam sürdüren bir halkın, yerleşik bulunduğu alanlardaki yaşamlarının, bir zulüm süreçle nasıl altüst olduğunu anlatır.
İki Dedem Vardı, ticaret ilişkileri, dostlukları, evlilikleri, kirveliklerle bir birine komşu halkların; Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin 1915’in kara günlerine nasıl geldiklerini ta içerden anlatmaktadır.
İki Dedem Vardı, sadece katledilmiş insanları anlatmakla sınırlı değildir. Katillerin 1915 sonrası günlerini gözümüzde canlandırırken, bir coğrafyanın nasıl çoraklaştırıldığını aklımıza, vicdanımıza yazmaktadır.

Mendil Sen Kokuyordu-Necmettin Yalçınkaya-

Hilal Üçer kullanıcısının resmi

Ağlamalar, bağırtılar, sevinç naraları bahçeden dışarıya taşmıştı… Halil babasından koptu, anasına doğru olanca tüm hızıyla koştu, anasının ellerine sıkıca sarıldı; kana kana öptü, öptü… birden Halil’den sıyrıldı kurtardı kendini, eve doğru koşup girdi içeriye. Halil şaşkındı.

kırık kalemler/ hasan gündoğmuş

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Sadece kalemleri vardı ellerinde Halkın Sesi'ni duyurmak için. Zap Suyuna köprü yapanların kuşağından geliyorlardı, Onurlu ve ilkeliydiler. Kalemlerini kırdılar ama satmadılar.
Patron Naci bey bir gün. Tahsin beye rahatsızlığını açar. “Bazı çevreler rahatsız, biliyorsun, Sinan almış başını gidiyor; ona vuruyor, buna vuruyor, ama vurulanlar da bana vurmaya başlıyor. Ne olacak bu gidişin sonu? Bazı geceler uykum kaçıyor.“
Tahsin yutkunur.

Üç Yoldaş/ Musa Kaplan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 Beyceli’de Ertan Sarıhan’ın akrabalarıyla, Yeldeğen de Hüseyin Cevahir’in beş kız kardeşiyle yapılan hasbihali de bulacaksınız.
Devrimci mücadelenin en fırtınalı dönemine damga vuran bu üç ismin izsürümünü yapan Musa Kaplan, sürecin en yakın tanıklarıyla konuştu ve yazdı…
“Ertan o zamanlar azot fabrikasında çalışıyordu. Sendikal çalışmalar içinde yer aldığı için işten çıkarılmıştı. Benim çalıştığım yerden babasını aradı. Babasına telefonda; ’baba nişanlıma söyleyin beni beklemesin, ben devrimle evlendim’ dedi.”

Yaralı Yonca

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

… Savaş da barış da iki taraflı bir eylem olduğu için, her iki tarafın da bir şekilde mutlaka kendisini göstermesi, tanıtması, anlatması, konuşması lazım ki, savaş bitsin, barış gelsin… Balıkçı ile Karadağ, görsel malzemeyle de süsledikleri bu çalışmada, işte savaşın ve barışın diğer tarafı olan gerillayı, yöneticisi ile örgütü ile sıradan mensubu ile gündeme getiriyor. Hem de kendi doğal mekânlarında. Üstelik kuru siyasi muhabbet yok, canlı, insani, renkli portreler ve anlatım var.

Methiyeler Düzemeyeceğim Bir KAFKA Kitabı ( Milena'ya Mektuplar)

Hilal Üçer kullanıcısının resmi

Burada bahsettiğim, bir kitabı beğenip beğenmemek değil hiç kuşkusuz. Çünkü zevklerin tartışılmazlığının farkındayım. Tezimi edebiyat çevrelerince kabul edilen bazı kriterler üzerinden sürdüreceğim.

Piyasaya bir kitap çıkar ve edebiyat çevrelerinin burnunun üzerine düşmüş gözlüklerinin üzerinden süzülen bir bakış atacağı ve titiz bir incelemenin başlayacağı vaktin geldiğini belli eden sol kaşın yerçekimine meydan okurcasına yukarıya kalkacağı an gelmiştir demektir. Bir dakika. Betimlemelerin işi yoktu bu yazıda öyle değil mi?  [:)]

Beni Sen Öldür, Maraş/78 FAİK AKÇAY

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Onlara bu fırsatı verme, beni sen öldür” diye yalvarmış eşine.

 

Araştırmacı, yazar Aziz Tunç, Maraş Kıyımı(Tarihsel Arka Planı ve Anatomisi) yapıtından sonra, Beni Sen Öldür, Maraş/78 çalışmasıyla karşımıza çıktı. Aziz Tunç gibi biri çıkıp bu olayı araştırmasa, Maraş’ta yaşanan kıyımı gerçek boyutlarıyla öğrenemezdik. Bu iki yapıtta, Maraş Kıyımı tüm yönleriyle tarihin sayfalarına geçmiş bulunmaktadır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Kitap Tanıtımı beslemesine abone olun.