Arzuhal

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi
Sağ olsun, karım ölünce dirildim, kendime geldim.

"Kızım," dedim, "ben tornacı Musa'nın dul karısıyla evlenmek istiyorum. Ne diyorsun?"
"Bekle, anamı daha yeni gömdük," dedi.
"Kuzu gibi saf, samimi, güzel bir kadındır, Musa’nın karısı," diye üsteledim.
"İyi güzel de, " dedi, "Musa öldükten sonra üzüntüden iştahı açıldı o kadının. Göt, göbek, ense fazlalığına kurban etti güzelliğini, sefil bir duruma düştü. Görmek bile istemiyorum. Partisinden atılan, müflis kasaba politikacılarına benziyor. Sen bu mahalleyi boş ver. Biraz bekledikten sonra, git uzak bir yerden getir."
Haddizatında kızım yanlış düşünüyor. Benim mekânım bu mahalledir. Bu mahallede çantaları, gazete kuponu, sinema bileti, banka, bakkal, elektrik ve su gibi her türden fuzuliyet kağıtlarıyla dolmuş bir yığın dul kadın yaşıyor. Güne kapılarak kendilerine gün ayıramamış bu kadınlar dururken, benim başka diyarlara açılmam akıl işi değil. Bulabilirsem burdan bulabilirim. Ömrüm burda geçti. Bura benim fevkine varamadığım iç seslerimin süt anasıdır.
Yeter, tam bana göredir, mesela. Bel ince, kalça güleç. Ağız, burun, göz, kulak, hepsi yerli yerinde, kanaviçe gibi. Yüzünde derin acı çizgileri var. Yanlış yaptı. Gençken gitti, ekmek parası namına, Beyoğlu'nun ara sokaklarında zamanı fermansız yaşadı, kendini heder etti, hor kullandırdı. Yeter’e ilgim var ama korkum da var. Darbe yiyen, kendini hesaba katmayan, ha deyince hadi diyen kadın çabuk çöker. Çökünce de içinden usturalı olur. Eline fırsat geçti mi hacamat eder seni. Yıllardır ev ev gezip yaşlıların altını temizliyor. İfrazat, vesvese, alınganlık, ölüm korkusu gibi yaşlılık illetleri, Yeter’in sadece tenine değil, rüyalarına, hayallerine, hatıralarına da sinmiştir. Bir de bu var.
Nurcemal, Yeter'e göre biraz daha temiz, terbiyeli, tertipli, musmul bir kadına benziyor. Yürürken, gözü her erkeğe kayıyor. Bu da normaldir, çünkü her göz orospudur. Lakin, kolay elde edilen bir kadın değil. Sağ gözünü yumuk kılan illetin ne olduğunu bilemiyorum. Zamanında çok dedikodu yapmasına rağmen, sol gözünün can evinde vefa ve acıma hissi var. Nurcemal caziptir. Allah’ı var. Sıradan bir cazibe değil bu, beni bana yıktıran, merhametsiz bir cazibedir. Özgüveni güçlüdür. Aç kalmaz, açıkta kalmaz. Evini kalçasının kuluncunda taşır. Mağdur ve mazlum duruma düşen herkesi samimiyetle yaşamış bir kadındır. Ama işte…
İşin doğrusunu söylemek gerekirse, dünyada güvenilir erkek kalmadı. Genelev kadınlarının emeklilik hakları için mücadele eden Ayşe Tükrükçü’den başka, dünyada kaç güvenilir kadın var, bilmiyorum. Cevriye var. Yiğittir, harbidir, Cevriye. Kurban olurum onun ayağının tozuna ben. Güzelliğinin hakkını verdi; köyden kasabadan gelip kısa zamanda sırça köşk sahibi olan zübüklerin alayını, apış arasına aldı, altlarına yatacağına, üstlerine çıktı, sürtüp silkeleyip attı. Kadın, ben ona derim işte; açıklık, seçicilik, dirayet... hepsi var onda. Kızım karşı çıkmasa Cevriye’ye teklif ederim. Ama kabul eder mi benim gibi kanca burunlu, emekli bir arzuhalciyi.
Ne yapacağımı bilmiyorum doğrusu. Elim ayağım tutmuyor. Binamı saran seslerin ne kaynağını ne de meramını çıkaramıyorum artık. Çarnaçarım. Mına goduğumun yaşlılığı bırakmıyor ki hayatımı yaşayayım.

Kategori: 

Bunları Okudunuz mu?

01/16/2026 - 15:18
10/14/2025 - 17:58
04/25/2025 - 10:25
02/20/2025 - 10:30

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...