ÖYKÜLER

İtirazım Var!

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

 Tam da o günler bıyığı ağzına dökülen, Deniz Gezmiş'i anımsatan biri geldi mahalleye. Delikanlı az konuşur, elimizi kuvvetle sıkar, önüne gelene moruk derdi. Onun gelişiyle de kadınlar dedikodularını iki katına çıkardı.
-Kız anam, iki çocuğuyla gül gibi karısını bırakıp giden, Cardun'un o hayırsızı bu işte. Ne olacak, Sofulu Aşe'nin doğurduğu… Berduş, hayırsız.
 Berduş, babasının olmadığı saatler biter, babasının gelişine yakın da tüyerdi. Suçu; zorla evlendirildiği amcasının kızını bırakıp gitmekmiş. 

Çığlıklar çığlıklar

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

”Ne demek ordu, millet var olsun? Asker miyiz ki, halla halla…!” Karşılaştığım her felaketi, ”bir yanlışlık olmalı” diyerek geçiştirmeye çalışıyorum.
Masanın beri ucundaki ekmek yığınından (çeyrekten az) bir tane alıp sıraya girdim. Kalabalıkta H. Esendemir’i gördüm. Gözleri halkalanmış, burnunun formu değişmişti. Ben sarılmak, hasret gidermek isterken, o bakışları yerde kopya vermeye çalışan bir öğrenci gibi mesafeli durdu.

ARABACI ARABAYI KOŞ GETİR

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Mektubu okur okumaz değiştim. ''Eyvah!'' dedim ''bir şey oldu anneme''
-Neymiş?
-Bilmiyorum, gelmemi istiyor.
Kiraz gözleri dolu dolu ekledi.
-Kesin bir şey oldu anneme.
  Kiraz'ı katıra bindirip çıktık. Vadiyi geçip dağı çaprazdan tırmanmaya başladık.  Katırın sahibi bir çocuk. Yollar dönemeçli. Düşer gibi oluyor, tekrar doğruluyordu Kiraz. Cello aşağıda, uçurumun dibinde avlanıyordu.
-Hocaaaav, hocavvv, nereye?
-Memlekete, memlekete!
-Geri gel ha, gel!  
-Geleceğim geleceğim!

Nesim Amca

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

Nesim Amca gecen yıl Kayseri' den getirildi merkezimize. Yaşı atmışı biraz geçmiş, eli yüzü oldukça düzgün bir polis emeklisi. Seksen döneminde Anadolu'nun birçok karakolunda görev yapmış ve görevini bir yaşam biçimi haline getirmiş bir adam. Sesinde her zaman bir öfke var. Kısa cümleler kuran ve onları yüksek sesle söyleyen biri ayrıca. Görev yaptığı her bölgede namı hemen yayılmış.

Kısır Döngü…

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Genç adam olmadık düşüncelere dalmıştı. Gözleri çok uzaklara kilitlenmiş, düşünceleri suyun buruşukluğuna dalıp dalıp çıkıyordu. Balıkları ve ördekleri çoktan unutmuştu. Çevresinden olup bitenlerden habersiz uzakları yakınlaştırıyordu. Doğduğu, büyüdüğü hatta ilk âşık olduğu yer olan ve sabahları denizin usul usul dalgalarıyla kıyıya bıraktığı yosun kokusu ve o küçük balıkçı kasabası geldi aklına. Güneşin henüz ışınlarını sakladığı sabahlarda balığa çıktığı anları canlandı, kilitlenmiş gözlerinde.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.