Öykü yaşadığım hayatın içinden yansımalar
yaşadığım hayatın içinden yansımalar
yaşadığım hayatın içinden yansımalar
Sendika kelimesi; Fransızcadan, Türkçeye ithal edilen on binlerce sözcükten sadece bir tanesidir. Sendika ve sendikacılık 1700 yıllarında Fransız, İngiliz, Alman, Rus ve diğer Avrupalı sosyalist işçi sınıfının ortak adı olan, komünlerin icadı siyasal, sosyal hukuksal yapıdır. Sendikacılık Marksist felsefi düşünce olduğundan, demokratik yapıya geçemeyen ülkeler, sendikacılığı sosyalist düşman olarak gördüler ve görmeyi sürdürüyorlar. Dünya emekçileri üzerinde etkisini her geçen gün yükselten sendikacılık, dinci ve ırkçı devletleri büyük paniğe sürüklemiştir.
Fabrikalar bizim
Tarlalar bizim olacaktı
Birlikte üretip birlikte tüketecektik
Bire kırk kazanıp hakça bölüşecektik
Var gücümüzle emperyalizme direnecektik
Hani güneş kararmayacak
Geceler olmayacaktı
İnsanların ruhuna hüzün dolmayacaktı
Herkes okuyacak
Karanlıkta kalan olmayacaktı
Hayatın her alanında
Yolumuz aydın olacaktı
Soyguncuların vurguncuların
Her talanında
Tokadımız suratlarında patlayacaktı
İçimdeki Sancı sorguda.
Gün ışığı perceremden içeriye usulca sızarak dokundu gözlerime,
kaldırdım başımı duvarda asılı saate baktım 07.58 uykum kaçmış içimde tarifi imkansız bir yangın..
Bir çırpıda kendimi lavobaya attım, idrar kanlı mesane boşaldıkca bedenimdeki sızılar da yerini Sükunete bırakıyordu.
30 Ocak'da Ankara üniversitesi Hastanesi'ne yattım porostatit denilen prostat kanserinden kurtulmak için.
Yapılan operesyon' sonunda porostatdan kurtuldum
Sandıkta saf ipekten kumaş çıkardım
Uzunca bir etek yaptım
İncilerle süsledim
Güzelliği göz kamaştırdı
Koşun çocuklar koşun
Kuş gibi uçarak geldiler
Her biri bir yanımdan
Elimden, eteğimden
Çeke çeke tutuştular
En zarif hareketlerle
Yavaşça döndüm döndüm
Ben balerindim, onlar kelebek
Mutluluk dolu çığlıklarla
“Atlıkarınca da istiyoruz” diye
Sesleri çınlamaya başladı
Yavaşça yükselip havada
Heyecanla alçaldık
Öyle mutlulardı ki
Bitmemeliydi bu oyun
Mustafa Güçlü’nün Sizden Önce Geçtim isimli şiir kitabı geçtiğimiz günlerde İzan Yayıncılık tarafından okura sunuldu. Şiirlerini toplumcu damarda kuran Güçlü, yeni kitabında yaşam deneyiminden, ideolojik prizmasından yansıyan dizeleri izlenimci bir edayla şiir bütünlüğüne kavuşturuyor. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde, çağ ve insan eleştirisi yaparken daha genel bir şiirsel atmosfer oluşturuyor şair. İkinci bölümde şiirinin alanını daraltarak “işçi şiirleri” yazıyor Güçlü. Kitabın son bölümünde ise doğu izlekleri ağırlıkta...
Boşlukta dolandı
Gelip elinin üstüne kondu
Diğer eli ile alıp kalbine götürdü.
Ne arıyorsan burada
Ne alacaksan
Götür yüreğimi
Aklımın yoldaşına
Onu nasıl özlediğimi
Nasıl sevdiğimi
Taşır mı kanatların
Gözleri buğulandı sesi titredi
Uğur böceği şöyle bir doğruldu
Yüzünde gözünde dolandı
Sana dokunan her bir sızıyı ver bana
Uzağa uzaklara atacağım
Yeter ki ıslanmasın kirpiklerin
Yüküm sırtımda benim dedi.
Öyle bir söz etti ki
Gün akşama dönerken
Aydın Kelimesi: Türkçe ay, ayıd kelime kökünden türetilmiştir. Ay ışığının dünyayı aydınlatmasıyla bağlantı kurularak, bilgili insanın çevresini bilinçlendirmesi demektir.
Aydın Sorumluluğu: Bilgi ve ahlaki yeterliliğe sahip kişi veya kişilerin, haklı olan her düşünce, kültürden insanların yanında olmayı, kendisine doğal görev sayan insani duruştur. Basit, bireyselci çıkar çevrelerine öncülük yapıp akıl vermek, aydın değil bilgi ve maddi tüccarlıktır.
Son günlerde iyice küçülen adımlarıyla, terliklerini sürüye sürüye lavaboya gitti. Yüzünü yıkarken aynaya takıldı yaşlı gözleri:
"İyice yaşlandın artık Raziye!" dedi.
Eski güzelliğini anımsadı. Kınalı saçlarını ıslak elleriyle sıvazladı.
Aynı küçük adımlarla mutfağa doğru yürüdü. Çayın altını yaktı. Dolapta kalan tek yumurtayı aldı, tereyağı tabağına uzandı. Anımsadı. Tereyağı iki gün önce pilav yaparken tükenmişti.
"Unutmuşum..." diye mırıldandı.
Son günlerde çok unutkan olmuştu.
Allah’ın ve ol sonsuzluğun
unutma defterinde bir kıyam
hatırlama kayıtlarında devletin
otuz dört can, ardışık yan yana
dağılmış kafa, kol, katır yükünde
ceberut bir cumhuriyettir ölüm.