Kriz, Savaş ve İşçi sınıfı Üzerine Görüşler[*]
Bilmeyen yok: Sürdürülemez kapitalizm krizde… Dahası krizden çıkmak için attığı her adım, her debelenişi, onu içine düştüğü girdabın daha derinlerine doğru çekiyor.
Bilmeyen yok: Sürdürülemez kapitalizm krizde… Dahası krizden çıkmak için attığı her adım, her debelenişi, onu içine düştüğü girdabın daha derinlerine doğru çekiyor.
“Barış,
insanların birbirlerine
gerçek adlarını
söyleyebildikleri bir zamandır.”[2]
Barış için savaş karşısında akademiyi, sorumluluklarını konuştuğumuz bu toplantıyı neden Ege ya da Dokuz Eylül veya herhangi bir Üniversitesi’nin bir salonunda, kampüsünde düzenleyemiyoruz? Neden bu insanî eylemimiz üniversitelerde yasaklı, “sakıncalı”? Bu soru(n)ların yanıtını verebilirseniz, barış için savaş karşısında Türk(iye) akademisinin zavallılığının vardığı sümsüklüğün ne demek olduğunu da kavrarsınız.
1830’lara gelindiğinde Mısır’ın lideri Mehmet Ali Paşa, yayılmacı bir siyasetle Osmanlıyı parçalanmanın eşiğine getirir. Sonraları Osmanlıyı sık sık yenen Ruslar, başta Balkanlar olmak üzere, imparatorluğun Kafkaslar’da ve Kuzey Afrika’da toprak üstüne toprak kaybetmesine neden olurlar.
Yaşanan bir travmadır. Müslüman Osmanlı, gücünden ve değerlerinden şüpheye düşer. Bu sırada devreye giren B. Britanya, Avrupa’ya pazar olması koşuluyla Osmanlı’ya destek çıkar.
… Savaş da barış da iki taraflı bir eylem olduğu için, her iki tarafın da bir şekilde mutlaka kendisini göstermesi, tanıtması, anlatması, konuşması lazım ki, savaş bitsin, barış gelsin… Balıkçı ile Karadağ, görsel malzemeyle de süsledikleri bu çalışmada, işte savaşın ve barışın diğer tarafı olan gerillayı, yöneticisi ile örgütü ile sıradan mensubu ile gündeme getiriyor. Hem de kendi doğal mekânlarında. Üstelik kuru siyasi muhabbet yok, canlı, insani, renkli portreler ve anlatım var.
Maraş katliamının katılımcıları ve failleri biliniyor olsa da olayların arka planı karanlık: Kim tarafından, hangi yöntemlerle ve oyunlarla tezgâhlanmış olursa olsun bu bir insanlık suçuydu.
insanlar yeniden savaşacaklarmış.
sancısı durdu bulutun.
dalgalar ürperdi
ormanlar sustu
iniledi toprak,
bir göpçüğe çekildi rüzgar.
yeryüzünde grev var.
evrende yankılandı sesleri
ciğerlerinden sökülüp:
yeteer!
şimdi barış zamanı
çiçek açacak delikanlılar
Ormanlarında en vahşi ve en uysal hayvanlar hep birlikte neşeyle oynaşıyordu. Çobanlar koyunları otlatırken, kurtlar kuzulara eşlik ediyordu. Sokaklarına sevinç hâkimdi, rüzgârı barış kokardı bu ülkenin.
Karanlık ve aydınlık, dünyanın iki ayrı yüzü
Bir yüzünde filler tepişir
Diğer yüzünde ise kuşlar ötüşür…/Murat Özgöl