Ağ Günlükleri

Umudu İçerim

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Götür uzaklara
Gülüşü solmayan
Çocukların ülkesine
Bir dost eli sıcaklığında
Acılar sağımı solumu
Çekiştirmeden daha
Olur ya
Düşerim belki
Bu yolculuğun
Yalnızlığı
Yorgunluğu
Taşı toprağı
Ayrılığı 
Karanlığı var
Tut elimden
Götür ötelere
Çocukluğumun
Tepelerinde
Koşarken
Elim sende oynadığım günlere
Vermem seni kimselere
Kayalıklara  çarpan sesim
Yankılanıp
Yükselir özgürlüğe
İşte şu tepenin ardında

Kent(İn) ve Kanal(ın) Soru(n)ları[1]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“Bizi gömen ya da süren toprak zehirleniyor. Hava yok, havasızlık var. Yağmur yok, asit yağmuru var. Parklar yok, park yerleri var. Eşler yok, ortaklar var. Uluslar yerine, şirketler var. Yurttaşlar yerine, tüketiciler var. Şehirler yerine, yığılmalar var. Bireyler yok, dinleyiciler var. Gerçekler yok, reklamlar var. Vizyonlar yok, televizyonlar var. Bir çiçeği övmek için, ‘plastik gibi’ deniyor,”[3] diyor ve ekliyor Eduardo Galeano:
“Büyüyün ve çoğalın dedik, makineler de büyüyüp çoğaldılar.

Kardeşim(iz)in “Dava”sı (mı?)![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım.”[1]

Hrant Dink’in sırtından vurularak katliyle; Ermeni Soykırımı’nın, bir buçuk milyon insanı bulmuş kurban sayısına, 19 Ocak 2007 günü dünyanın gözleri önünde, bir kişiyi daha ekledi!

Takvimler  insan(lık)ın vicdanını sızlatan, kanatan sayısız kitlesel katliama tanıktır. Hrant’ın katli, bu kanlı takvime eklenen bir acı yaprak…

Deprem etkisi yaratan cinayet bir illiyet zincirinin ürünüydü.

“Nasıl” mı?

Amiraller Bildirisi ve Türkiye'de Sonun Başlangıcı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

    
Bir ülkede her on yılda bir muhtıra, darbeler yaşanıyorsa, bunu yapanların içte bir avuç kalpazana, dışta emperyalistlere hizmetten başka bir anlama gelmiyor. İstisnai ve olağanüstü durumların dışında birazcık akıl sahibi olan devletler, kendi halkını zapturapt altına alarak yönetmeyi düşünmemiştir. Türkiye’nin sürekli darbeyle yönetilmesi, evrensel insan hak, hukuk ve ahlaktan yoksunluğun en somut kanıtıdır.
 

Acı Əsintilər - Nəcməddin Yalçınqaya "Oçerk"

Elmeddin Rahiboğlu kullanıcısının resmi

O zaman içində xaricə qaçma planları qururduq. İlk qrupun içində mən də var idim. Amma əkildim. İbo  məni yarı yolda buraxdı. Babam "İbo istəmədi səni", dedi. İllər sonra İbo ilə görüşəndə soruşdum. " Baba istəmədi səni" dedi. İkisinə də inanmadım.

Otobüs

Ali Vafi kullanıcısının resmi

  Ben bu sıkıntılı durumu bildiğim için bir gün önceden hastaneye giden otobüs hattını öğrendim, durağı buldum. Hatta duraktaki tabelayı kontrol ettim ve otobüsün geliş saatini yazdım.
Randevu sabahı bir saat önceden durağa gelip otobüsü beklemeye başladım. Arada tabeladaki geliş saatlerini kontrol ediyordum. Heyecandan oturmuyor, ayakta dikelmiş bir halde bekliyordum.
Zaman çok ağır geçiyordu. Geçen her dakikası benim yüreğimdeki bir tohum gibi merakımı da büyütüyordu. Bu korkuyla karışık merakım o kadar büyüdü ki, dayanamadım taksi tutup hastaneye gittim sonunda.

Sahne (Duruşu) Performansının Politikası[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

‘Yeni Kapı’lı yoldaşlarımın tümünü, özellikle de dünyanın en güzel gülüşlü kadını Medine Çam’ı çok sever ve bir o kadar da korkarım.
Sevgimin “neden(ler)i” üzerinde uzun uzadıya durmadan, “İnsanın nefesini kesecek düzeyde, imrenilecek militan bir kadındır,” deyip geçeyim.

Sürgündeki Komünar Kadinlar*/Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Öncesi olan ve 72 günlük ömründe de, nice pratiklere sahne olan Paris Komünü’nün bedeli; sadece 72 gün öncesi ve içerisindeki savaşlarla sınırlı kalmamıştır. 5 yılı aşkın bir süre boyunca, neredeyse bir “Komünar Soykırımı” gerçekleştirilmiştir. Ardından Komünarlar, yerlerinden-yurtlarından edilmiştir. 1872 ile 1878 yılları arasında yaklaşık 4200 kişinin ve Kadın Komünarlar’ın da gönderildiği, Avustralya açıklarındaki bir takımada olan Yeni Kaledonya; bir ceza kolonisi olarak kullanılmıştır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.