Ağ Günlükleri

Alevilikte İnanç Nedir Ne Değildir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

       
Tarihsel kaynaklardan ve Alevilerin yaşamlarından anlaşılacağı üzere, İslamcı bölge devletleri, Aleviliği yok etmek için elinden gelen her türlü katliamı uygulamakta en ufak utanma duymamıştır. Bunda istediği sonucu alamayınca, bu defa Aleviliğin özünü bulanıklaştırmak için maddi, makam ve rüşvetle teslim aldığı bazı Alevilere, Alevilik İslammış gibi birtakım kuralları, Alevilik olarak zorla kabul ettirmiştir. Böylece Alevi olan olmayan milyonlarca insanın bilincinde, derin bulanıklık yaratmayı başarmış durumda.
 

Yedi Nokta ya da Yeter Artık[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

20 Ağustos 2017 tarihinde Suruç Anması’nda yaptığım konuşmadan ötürü tastamına 1348 gün ya da 44 ay 11 gündür yargılanıyorum. Ancak 18 yılda sonuçlanan davalara bakınca kendimi “şanslı” mı hissetmeliyim acaba?![2]
Bugün, 30 Mart 2021’de, Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 2017/107940 Soruşturma; 2018/35957 Esas; 2018/25144 İddianame No’lu davanın yedinci duruşması…
 
BİR
 

Abdullah’ın Mesellerinden Seslenen Acılar[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Abdullah Öngüllü ile yıllardır mektuplaşırız. Pek çok siyasal tutsakla yaptığımız gibi. Şimdilerde Afyon T Tipi’nde yatıyor. Yirmi yılı aşkın süredir. “Yıllardır düzenli bir şekilde yazmaya çalışıyorum,” diyordu 9 Ekim 2020 tarihli mektubunda: “Yazmak biraz da babamdan kalma bir miras, medrese öğrencisi bir köy imamıydı ve bütün zamanını kitaplar ile defterler arasında geçirdi. Arap alfabesiyle Kürtçe yazıyordu. Bir halk sözüdür, ‘Babası balıkçı olanın çocuğu en azından suyu sever,’ denir; doğruymuş. Her şeyden çok okumayı ve yazmayı sevdim.

Tepe

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Yerin altı para dolu. Bir anlatabilsem. Rüyalarıma giriyor her gece, Meşhur Dede’den sola kıvrılınca ince bir patikadan yol alıp ulaştığım yığma tepe.
Ah bilseniz neler saklı o tepenin altında. Her gece bir nur bulutu yağar buraya. Uzaylılar bile dolanıp duruyor etrafında. Alıp götürecekler aklı sıra onca hazineyi.
Yedirir miyim, vallahi billahi kimselere göz açtırmam.
Havalar soğuk olmadığı günlerde elimde tek kırma tüfekle nöbet tutuyorum yığma tepenin yamacında. Geceye kulağıma dayayıp otların arasındaki kuş, kurt, çakal cümle mahlukatın feryadını dinliyorum.

Yazmak Serüvenine Bir Bakış[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Yazmak, bir eylem, serüven olmanın yanında yaşama dokunan bir değerlendirme, itiraz, eleştiridir.
O hâlde, “Biçimi eleştirmeli eleştiri, düşüncelerinizin, cümlelerinizin özünü değil kesinlikle,”[2] uyarısı “es” geçmeyen değerlendirme girişimi -doğası gereği- “muhalif olma” ve “kopma” durumudur.[3]

Beni Ölüme Doğru Bir Adrese Sevk Et

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Tüm eski eşyaların gibi,
Gün gelir
Lüzumu olan bir yerde değerlendirirsin belki kalbimi
Sen olmayınca asileşiyorum
Uslanmayınca da devlet büyükleri
Dert tarlasında acıya koşuyorlar
Ciğeri beş para etmez adamlar
Ha bire arkamdan konuşuyorlar
Elim işliyor, kimseye muhtaç değilim
Ve uysalım da...
Ama ne zaman uygarca iki kelâm etsem
Ha babam karakoldayım
Kiramı aksatmadım hiç
Bakkala borcum yok

Dangalak/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

En üst perdelerden methiyeler dizip, kişileri tarihe adı geçen kişilerle benzeştirerek ‘ölümsüzleştirme’ çabaları ürkütüyor beni.
Ya da, adı bir şekilde zaten tarihe geçen kişileri en seviyesiz, en kokuşmuş tarih çöplüklerine atma çabaları, yaşarken ‘öldürme’ çabaları da ürkütüyor beni.
Belirtmeden geçemeyeceğim; Oruçoğlu da bu iki ucun, farklı farklı zamanlarda, tekrar tekrar yaşatıldığı yazarlardan biri oldu.

İnsanı Kişiliksizleştiren İki Etkili Yapı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Kültürel sosyal yapının sebep sonuç ilişkilerini masaya yatırıp, kendisini sorgulayarak ortaya çıkan sonucun gereğini yapan insan kültürlü, demokrat ve çağdaştır. Bunu yapmayan her birey düşünce ve duygularında birçok olumsuzluğu barındırırken, kendisini sütten çıkmış ak kaşık görendir. Çoğu insandaki bu psikoloji, aşağılık veya yükseklik kompleksinin sonucudur. Bilindiği üzere herhangi bir konuda, kişilere yöneltilen eleştiriler bomba etkisi yaratır. Bu yüzden eleştiri özeleştiri kültürü çoğu toplumlarda doğru düzgün oturmuş değildir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.