İnsan Hakları Ödülü Sahibi Dr. Yekta’yı Anlatabilmek
Hiç şüphesiz ki bu ödül, göçmen konumunda olan bir Kürt için zafer olurken, yine o ödül Kürt halkı için de büyük bir onurdur.
Hiç şüphesiz ki bu ödül, göçmen konumunda olan bir Kürt için zafer olurken, yine o ödül Kürt halkı için de büyük bir onurdur.
“YERYÜZÜ BİZE DAR MI
ya da HÜCREMDEKİ KUŞLAR”
Ağırlaştırılmış müebbet hapse hükümlü politik tutsak Hasan Şahingöz ile Fotoğrafçı Pembegül Gökçek, demir parmaklıkları, yasakları derken OHAL’i aşarak bir araya geldiler ve iki sanat disiplinini, fotoğraf ile şiiri buluşturarak bir üst imgeye vardılar.
“Geldim ana geldim. Sütünü indiriyor hayvan ne yapayım ki? Mecbur dana emdi çok inat bu inek sahibine çekti herhâlde. “
“Ne diyom ana biliyon mu?“
“De bakim ne diyon?”
“Ana haftaya düğün var ya.”
“Eeee”
Hem de sevdalı bir yağmur...
Özlenen bir sevgili gibi düşüyordu toprağa.
Toprak sevinçten deli divane, yapıştı yağmurun ellerine.
Yağmur kucakladı toprağı yedi renkte.
Toprak burcu burcu koktu.
Sanki, güz vakti bağrına cemre düştü.
*
Yağmur vardı bizim oralarda.
Hem de çocuksu bir yağmur...
Yakındaki bir okulda çaldı paydos zili.
Serçe kuşları gibi dağıldı çocuklar.
Hepsinin yüzleri yağmura dönük.
Yüzü çilli bir oğlan daldı yağmur sularına
Su alıyordu pabuçları, ıslanmıştı saçları.
*
Feodalizm; din ve ırk üstünlüğüne dayanan aşiretsel yerel derebeylik yönetimler demektir. Orta Çağ yaşam düşüncesi olan bu mantık, Türkiye Anayasasında resmi olarak hâlâ geçerliliğini sürdürüyor. Tüm uygulama ve politikalar belirtilen çerçevede yürütüldüğü için, Türkiye'nin feodalizmden henüz çıkmadığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Devletin temeli Orta Çağ düşüncesine bağlıyken, Türkiye'nin modern çağdaş olduğunu savunmak, felsefe ve tarihten bir şey anlamamaktır. Mevcut yapıyı oluşturan siyasi düşüncenin altında şu mantık bulunmaktadır.
Iı) Ekonomi-Politik Kriz
Iı.1) “Ydd” (Krizinin) Verileri
Iı.2) Uluslararası Kaos
Iıı) Krizin Türk(İye) Ekonomisi
Iıı.1) Eşitsizlik
Iıı.2) Yoksulluk
Iv) Türk(İye) İnsan(Sızlığ)I
Iv.1) Öncelikle Hâl(İmiz) Ve Gidişat(Imız)
Iv.2) Durum(Umuz)
Iv.3) Çocuklar(Imız)
Iv.4) Akıl Ve Ruh Sağlığı(Mız)
V) İnsan(Lık) Meselesi
Bugünde Gelenek
Mücadelenin Neden(Ler)İ
Boyutları Ve Yorumlarıyla Mücadele
Hareketin Niteliği Veya “Saf” Hareket Yoktur
Yapısal Soru(N)Lar
İsyan, Protestocular, “Şiddet”
Ekonomik Tablo, Durum Ve Devlet
Macron Ve “Yeni Dönem”
“Ne olur göndermeyin beni oraya, şurada bir köşede yatmaya devam edeyim. Çok iştahım da yok zaten, ölürüm gidersem. Horlanırım, artık ne kalmışsa önüme koyar, yağsız buz gibi pilavı ite atar gibi başıma çalarcasına verir gelin. Oğlum desen yumruğunu eksik etmez başımdan, aklım eksik diye. Kızım ne olur gönderme beni.” Ne dese kızına kâr etmeyeceğini biliyordu Fadime.
Halkını doğru ve bilimsel temelde öz değerleriyle birlikte evrensel gerçekliklere göre eğitip kültürel alt yapı sağlama alınır. Bizde ise ne öz değer ne de evrensel kültür diye bir düşünce olmadığı için, toplumun aptallaşması kimsenin umurunda değil.
Torunu: “Anneanne, annemin doğduğu tarlalarmış, baksana ne güzel!” diye bağırdı. Hüzünle baktı torununa. Yirmili yaşlarda dördüncü çocuğuna hamile olduğu o yazı hatırladı. Çoktan unutmuştu hayatının o bölümünü. O günler film şeridi gibi geçti gözünün önünden. Kaynanasını içi acıyla titreyerek hatırladı. “Beni kandırmak ne kolaymış, çocuk muşum.” dedi kendi kendine. Böyle bir yaz günü kaynanası Dudu, kuru suratını biraz daha ekşitti. Bir konuda kararını açıklarken hep böyle olurdu yüzü. Yazgülü ‘Ne söyleyecek yine?” diye bekledi.