Ağ Günlükleri

ÖLDÜREN YOKSULLUK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yürekleri sıcak canlıları katledenler
Hayvanlara zulüm edip
Sevinç duyanlar
Ey kıyıcılar
Ey zalimler
Hak çalanlar
Dünyayı soyanlar
Onur, şerefi olmayanlar
Yoksulları ötekileştirenler
Yobazlar
Dönekler
Çıka için tanrıya secde edip
Cennetteki
Hurilerle olacağını sananlar
Bırakın beni bırakın ölüm öyle kalsın
Zor yaşamın ağır bedelini ödeyenlerdenim
Dokunmayın, ateş külçesi ellerinizle tabutum yanmasın

Ayrı yazılan kelimeler

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

2. Birleşme sırasında kelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğ­ramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır.
a. Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
ada balığı, ateş balığı, dil balığı, fulya balığı, kedi balığı, kılıç balığı, köpek balığı, ton balığı, yılan balığı; acı balık, bıyıklı balık, dikenli balık vb.
ardıç kuşu, arı kuşu, çalı kuşu, deve kuşu, muhabbet kuşu, saka kuşu, tarla kuşu, yağmur kuşu; alıcı kuş, boğmaklı kuş, makaralı kuş vb.

Babam, üç amcam ve halama

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kredisi bize de yansırdı. Yıllar sonra askerden bir izin dönüşü yitirdim babamı. Kalp krizi ayırmıştı onu sevdiklerinden. Yüzündeki gülümsemesi duruyordu, gözleri açık kalmıştı. En çok da o koydu bize. Torbalı Devlet Hastanesinde ölüm erken uğramıştı evimize. Cenazesi çok kalabalıktı. İzmir ağlıyor, gökyüzü ağlıyordu... Nenem gelip başında ağladı. “Keşke” dedi, “Hasan öleceğine, benim kızım öleydi!” Koskoca Galo Dedem gözyaşı döktü. Onu ağlarken hiç görmemiştim. Babam göçüp gitmişti bu dünyadan, ama kokusu ve sesi hep asılı kaldı evimizin bir köşesinde.

Beyaz Ceket

Ali Vafi kullanıcısının resmi

“Ali Bey burada bir Hayır Kuruluşu var. Hamam yolunda...”
O zaman anladım bana danışıyor, dalga geçmiyor benimle. “Yok,” dedim, “şimdiye kadar oraya hiç gitmedim.”
“Kimliğin yanında mı?”
“Evet, yanımda taşırım hep.”
“Bakabilir miyim?”
“Çıkarıp verdim.”
Alıp önlü arkalı baktı. Bu kimlik iki gün sonra geçersiz olacak!”
“Önemli değil, gidip değiştirim.”
“Ali Bey bir kimliğin değişmesi için bir aylık zaman gerektirir. O da başka problem olmazsa. Tanıdığım birkaç kişi var, yedi-sekiz aydır kimlik bekliyorlar.”

( KAL öykü kitabımdan bir kesit )

İsmail Güner kullanıcısının resmi

"....Koparılmıştı bir şeylerinden sanki Mülteci Kal. Bedeni titriyor, üşüyordu… Ama esas üşüyen onun yüreğiydi. Duyguları, düşünceleri törpülenmiş, köreltilmişti sanki, yine de bir umut bekler gibiydi. Şu son günlerde iç dünyasından yaşadığı çalkantılı zorluğu kimselerin haberdar olması olası değildi zaten. Çocukluğunda yaşadığı o kıt kanaat zor, ama bir o kadar güzel anıları zaman zaman üstünde biriken küllerini üfleyerek koruyordu yüreğinde.

Bayatılar

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Əzizim, ala gözlər,
Bircə cüt ala gözlər.
Qorxuram baxışlarla
Canımı ala gözlər.
 
Əzizim, dağlar qalıb,
Sinəsi dağlar qalıb.
Laçında ürəyimiz,
Şuşada dağlar qalıb.
 
Əzizim, gözəl yara,
Vurğunam gözəl yara.
Bu sevən qəlbimə sən
Vurma, ey gözəl, yara.
 
Əzizim, gözlər qalıb,
Üz solub, gözlər qalıb.
Evlərdə neçə uşaq
Atasın gözlər qalıb.
 
Əzizinəm, aranı,
Gəzdim dağı, aranı.
Heç baxmırsan üzümə,
De, kim qatdı aranı?
 

Sinem ve 12 Eylül

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Onlarla bir öğretmen gibi değil de bir arkadaş, bir abla gibi olmuştu. Fizik öğretmeniydi. Fizik dersini hiç sevmeyen öğrenciler dahi ona mahcup etmemek için daha çok ders çalışıyor, notlarını yükseltiyorlardı.

Bu arada 12 Eylül Askeri Darbesi oldu.  Apar topar evler basılıyor, öğrenci, işçi, memur, yaşlı, genç gözünün yaşına bakmaksızın ve hiçbir açıklama yapılmaksızın evlerinden zorla alıp götürüyorlardı askerler tarafından. Bu durumda insanlar birbirlerini gammazlıyor, birbirlerine güvenmiyor ve herkes birbirlerine şüpheyle bakıyorlardı.

Lanetli ceket

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Ben her zaman bu tatlı sözleri duyardım. Allah’a teşekkür ederdim, böyle değerli insanları karşıma çıkardığı için. Bir gün beni aradı. Çok ısrar etti. Kalkıp kahvehanesine gittim. 2 lira verip dolmuşa binip gittim. Kapıdan içeriye geçince beni bekler halde buldum onu. Kalkıp önüme geçti. “Bir dakika bekle” dedi. Çamaşır deposuna doğru gitti. Bir naylon torbayla geri geldi. Torbadan eski bir ceket çıkardı. “Bunu üzerine giy” dedi. “Bu sene getirdim kendime, ama üzerime küçük geldi. Sana olur ama.” 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.