Felsefe
Tutsak yazar Leyla Atabay felsefe yazılarına başlıyor: "FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU I"
Leyla Atabay E-Tipi Cezaevi Elbistan/Kahramanmaraş
I
YÜREKTE YURTSUZ OLANLAR...
Kendimizi kuru kalabalıkların akortsuz gürültülü sesinden alıkoyup; doğanın doğal seyrinde içimizi, öz sesimizi duymak; mat, sığ kuru yönelimlerden daha anlamlı, huzur vericidir İnsanın kendisiyle hesaplaşması, kendi doğasına dönmesi.
“Ateş Hırsızları”nın Felsefesi, Filozofları[*]
hiçbir şey sonal,
mutlak, kutsal değildir.”[1]
Felsefe “Öldü” mü? Öncelikle belirtmeliyim ki, böyle düşünen insanlar olsa da, yaşam devam ettiği sürece felsefe nihayete ermez; onu “gereksiz” bir şeymiş gibi sunmaya kalkışanlar ise yanılıyor!
Felsefeye yabancılaşan bir çürüme/ çöküş labirentindeysek de; o, insan(lık)ın aptallaştırılmaması için vardır.
Çünkü Max Horkheimer’ın, “Felsefeye inanmak, insanın düşünme yetisinin korku yüzünden körelmesine karşı çıkmak demektir”…
Yeni Bir Teori ve Yeni Bir Düşünce Rasyonalsosyalizm -3-
Sosyalizm: Ülke sınırları içerisinde mevcut üretim araçlarının kamulaştırılarak, insan topluluklarının ortak üretip ortak tüketeceği ve herkesin eşit şekilde yaşayacağı bir düzendi. Bu şimdiye kadar ifade edilen klasik sosyalist bir tanımdı. Bu tanım çağımız dünyasına, insan psikolojisine ve çevre şartlarına cevap olmaktan artık çok uzak. Astronomik düzeyde teknoloji ve bilginin geliştiği günümüz dünyasında, doğal olarak sosyalizmi yeniden ele alıp, günün gerçeklerine uygun zengin, kapsayıcı bir kavramsallığa ihtiyaç var.
Yeni Bir Teori ve Yeni Bir Düşünce, Rasyonalsosyalizm -2-
II- Sosyalist Teorinin Araçsallığı:
Sosyalistlerin büyük bir çoğunluğu, sosyalist teoriye bırakalım bir siyasal ve sosyal araç olarak görmeyi, genelde dinler gibi kutsallaştırılarak yaşatılmaya çalışıldı. Bu vb. nedenlerdendir ki sosyalist teori, var olduğu araçsal haliyle daha fazla kullanılması mümkün olmadığı için, kısa sürede dağılıp yok oldu.
Yeni Bir Teori ve Yeni Bir Düşünce Rasyonalsosyalizm -1-
Düşünceler, inançlar ve dinlerin hepsi zamana, şartlara göre icat edilen birer sosyal ve siyasal araçlardan ibarettir. Sosyalizmde bunlardan birisidir. İnsan; sınırsız, doyumsuz süperegoist açgözlülüğünü devam ettirdiği sürece, sosyalizmin eşitlik, özgürlük, birlikte üretim birlikte tüketim olan anlamı geçerliliğini koruyacaktır. Çünkü “Sosyalizmde ısrar insan olmakta ısrardır” belirlemesi, makul insan olmayı en iyi şekilde ifade ediyor.
“SANAT” DEYİNCE![1]
“İnsanı sanatçı yapan şey yalnızlıktır,”[3] türünden saptamaları ciddiye almayıp; “Sanatın gücünü bildiğimiz içindir ki, sorumluluğumuz büyük” diyen Anna Seghers gibi düşünenlerdenim…
“Sanat daha önce yapılmamış olanı ister,” vurgusuyla Theodor Adorno’nun altını çizdiği gibi, “Özgür olamayışın ortasında özgürlük benzeri bir şeyi dile getirir sanat”…
Eleştiri ve Eleştirmenler[*]
insana ne faydası var ki,
düşünmeyi başkalarına bıraktıktan sonra.”[1]
Coğrafyamızda eleştiri ya heptir ya da hiç! “Heptir”, her şeyi yerle yeksan eder. “Hiçtir”, susar görmezden gelir…
Bu tür zaaf(lar)ın aşılması için eleştiri ve eleştirmenler meselesinin yerli yerine oturtulması “olmazsa olmaz”dır.
* * * * *
Eleştiri denince birçoğumuz herhangi bir şeyi veya durumu olumsuzlama, ona karşı çıkma ve yermek anlamını çıkarıyoruz.







