Makale

Kadınlar Gerçekten Sınıflar-Üstü mü?[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Bense böyle bir şeyin olmadığını, ‘üçüncü sınıf patateslere’ benzediğimizi,
hayatın böyle olduğunu söylerdim. Kimse bize işçi olduğumuzu,
bir takım haklara sahip olduğumuzu öğretmiyor.”
(Peru’da bir işportacı kadın)
 
Geriye bakınca, kopuş noktasını tam olarak saptayabilmek kolay değil. Önce, elimizde “sınıf pusulası” vardı. Hemen herşeyi açıklayacak bir çıkış noktası olarak kullandığımız…

Türk(iye) Patentli Panoptikon Hâli[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

okullara, kışlalara, hastanelere
ve bütün bunların da hapishanelere
benzemesi şaşırtıcı değil mi?”[2]
 
‘Panoptikon’: “Görmek”tir; “mutlak bir hâkimiyet biçimi”dir.
‘Panoptikon’da, gizli kapaklı bir şey yok; her şey gözetim altındadır.
Ve Jeremy Benthman’ın hapishane modelinin adıdır ‘Panoptikon’.

Çözülme, Parçalanma ve Kutuplaşma Güzergâhında[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.”[1]
 
III. Büyük Bunalım’ın yerküresinde, Sykes-Picot’un miadını doldurduğu Ortadoğu’da, nihayet coğrafyamızda devasa bir dissolution (çözülme) fragmantasyon (parçalanma) ve polarizasyon (kutuplaşma) yaşanıyor.
Bunu hâlâ görmeyen, bilmeyen, kavramayan varsa ne yazık.

Recep'in Türkü (/Şiir)leri[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

alev denizini geçmeye benzer.”[1]
 
Turgut Uyar’ın, çok önceleri dillendirdiği saptama hâlâ güncel gerçek(liğimiz).
Ne demişti şair? Anımsayıp/ anımsatalım: “Şiir çıkmazdadır. Bütün şiir yazanlara, edebiyat yazanlara hatırlatmak gerekir: Şiir çıkmazdadır. Çünkü insan çıkmazdadır, sorunlar çıkmazdadır, toplum değişiyor, insan değişiyor, insanın yeri değişiyor, insanın ilişkileri ve sorunları değişiyor…
1930’un eksik idealizmi 1940 realizmi ve 1950’nin hastalıklı romantizmi ile bugünün insanın betimlemek mümkün değil.

AKP’nin Muhafazakârlığı, İslamcılığı, Neoliberalizmi ve Kadınlar[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Kemînê danî mirinê wergirt.”[1]
 
14 yıllık AKP iktidarının tahripkâr varlığını bazı toplum kesimleri, daha yoğun hissediyor: Kürtler, Alevîler, işçiler; milliyetçiliğin, (Sünnî) İslâmcılığın ve de neoliberalliğin gelmiş geçmiş en koyu ve geçirimsiz karışımı olan bu partinin hedef tahtasındalar.

Aşk, Travma, Toplumsal İnşa veya Devrim, Kapitalizm, Sosyalizm[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

yeni bir başlangıcı değil;
hiç düşünmediğimiz
mutlu sonu istemeliyiz.”[2]
 
“Aşk, Travma ve Toplumsal İnşa” başlıklı konuşmama bir saptama ile başlamam “olmazsa olmaz”.
Egemenlerin biz(ler)e ezberlettiği alışkanlıklara bağımlıyız; bu yüzden ezberlenmesi kolay olan düzene, kurallara ve birilerinin bize ne yapacağımızı söylemesine ihtiyacımız var ki; “olağan” dedikleri tam da budur!

Pekiyi ya isyancı Kazım’dan sonra biz?![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

aslında biriz.”[1]
 
“Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız...”
“Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem…”

Vahşetin Alternatifi var elbette![*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Her şey insanca olmalı
Sevmek de
Yaşamak da
Ölmek de.”[1]
 
Fikret Başkaya, ‘Başka Bir Uygarlık İçin Manifesto’sunda[2] yeni bir dünya iddiasını dillendiriyor; perspektif(ler) sunuyor; sürdürülemez kapitalizmin yarattığı yıkım tablosundan çıkmanın imkânlarını tartışıyor.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Makale beslemesine abone olun.