Şiir

YANARIM

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

yanarım;
tutuşmuş orman gibi
kurak boz kır gibi
bir kıvılcımda tutuşan
yangınlara gebe hayatım
yanarım bağrını deşen dağ gibi
ateşlere atılmış fidan gibi
ateşleri ağlatan
körpe bir fidan gibi
solan gülüme yanarım
daha açmamış gonca gülüme
gülen gözlerinde güller açan
vay gülüm,
bu nasıl bir zulüm
kırları tutuşturur gibi
için için kabaran volkan gibi
kaç yeni yaşamda soğur
kaç yediveren gonca gerek
bu ateşi söndürmeye

DİLBERÊ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Deşt û robar zozan in
Nav de dengê qîzan in
Dilber jî ket di nav wan
Xweş dibêjin pir zanin

Dibe ku ew bilbil bin
Dorhêlên wan simbil bin
Xweş digerin, dimeşin
Gul , sosinan têr nabin

Ji yek wan jî, dilber e
Pêşmalek jî li ber e
Rû geş û pir bedew e
Fistanê wê sê ber e

Keç û bûk bi hev re ne
Hinar, sêvên Qersê ne
Dilber hevala wan e
Karxezalan çiyan e

Keç û bûkên Kurdan’in
Ew ronahiya çavan in
Qemer, sîsik û zer in
Wekê şitlên gulan in

ADAROKA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Her çavên wê maç dikim

Delala min zehf dûr e
Evîna min pir kûr e
Guh nadim sozên xelkê
Dûr be jî bo min nûr e

Yara min gula min e
Şev, rojan li ba min e
Dikeve hemêza min
Şêrîna dilê min e

Adrokê hez dikim
Her çavên wê maç dikim
Heyîna wê têr nabim
Nizamim ez çi bikim

Kulîlka çiyayan e
Him can e him jiyan e
Ez bo wê tim bengîn me
Her tişt bo min aran e

Ez bê wê qet şad nabim
Nexweşim û ranabim
Dilê min bê wê dêş e
Xwezî bê ez pê şabim

BİRİSİ NAZIM HİKMET, BİRİSİ ORHAN KEMAL

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
Biri halk denizinde kabaran yüce dalga, 
Biri halk ormanında en gür ve en yeşil dal, 
İkisi de yazında birer silinmez damga, 
Biri Nazım Hikmet’tir, birisi Orhan Kemal! 
 
Biri duyan yüreğim, biri gören gözümdür, 
Biri şiir ırmağım, biri anlatı dağım, 
Biri atar damarım, biri çelik sözümdür, 
Nazım Hikmet kavgamdır, Orhan Kemal şafağım! 
 

UÇSUZ BUCAKSIZ DENİZLERİN TÜRKÜSÜ

Tayfun Arkayın kullanıcısının resmi

çalıştığım torna atölyesi,

akşam alacasında,
beyaz rönoya bindirildiğimde gözlerim bağlı,
koymamıştı bana;
üzerime çullanmakta olan karabasanın ağırlığı henüz.
ne yakalatan dostların yerebakan gözleri,
birinci şubede karşılaştığım,
ne çıkışı olmayan darbe mahkemelerinin
savcısının ve hakimlerinin
varolmayan yüzleri,
bir tanesinin,
komünistlerden kurtarmak için
ceza kestirtiği oğlu ile içerde birlikte yattığım,

GİLYAZA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

GİLYAZA MİN

Devkena min jiyan î
Tu gul î tu şîlan î
Bi dilsoz pir xweşikî
Tu tim deşt û zozan î

Tu gilyaz û hinar î
Bo min xweş diyar î
Dilê te pir mezin e
Tu guz û tu çinar î

Gul , nêrgiz, adarok î
Binefş û gigizok î
Pir şêrîn û xweşik î
Sosik û perperok î

Evîna min canê min
Giyana min dilê min
Çav zeytûnê, delalê
Wan destên xwe bide min

Bilbila bax û gulan
Ava kanî û çeman
Ay dilê min canê min
Te hez dikim bê guman

BİLMEK

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
 
Bilmek,
Zamanın burçlarında
Sabrın hurcunu çözmek.
Ezmek kuşkuların yedi başlı ifritini,
Ay ışığında bulutları silmek.
 
Bilmek,
Sevgilerin kavşağında
Kaldırımları ezen gizleri çözmek.
Gezmek yürek atlasında evreni
Çiçek çiçek yüreklere ekilmek.
 
Bilmek,

BRE EŞKIYA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yolu yanlış, dili sivri…
Her bir kelâmı ağı, ateş!
Her bakışı suç,
Yaşantısı hile,
Midesi haram,
Cebi dolar dolu,
Seni akrep, seni çıyan…
Bayağılığı tercih ettin,
Bre eşkıya, sen de adam mısın?

Annelerin gözyaşları, feryadı…
Sel olup taştı,
Sayende ülke yanıyor,
Her yer karanlık,
Göz gözü görmüyor,
Ey seri katil,
Kürt, Alevi tüm halk düşmanı,
Çocukların kanı ellerine bulaştı!
Sıktırdığın kurşunlarda imzan;
Adolf Hitler’e, Saddam’a da özentin var.

Güm güm vuran yüreklerimizle

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Püskürtüp son icat silahlarınızı
Alnınızın ortasına yazdık sokakta
“İnsanız” diye adımızı
Siz “ölüm “dediniz 
Önce ağaçlara
Sonra kuşlara
Biz “olmaz” dedik 
“Kutsaldır yaşam hakkı onlara da”
Birlikte direndik
Biz, ağaçlar, kuşlar, börtü böcek
Bu zaferi ders olsun diye 
Tarih her zaman önünüze sürecek…

SEVGİ DİLENİYORUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dudaklarından
Tadı bal misali
Bir ufak busen
İçime doldu
Gün doğumunda
Seninle açan güllerde
Uçuşan kelebeklere
Öykündüm
Divane gönlüm
Şimdi çok özgür
Bak işte soluğunu, nefesini
İçime çekiyorum
Yüzün sanki cennet-i ala
Her köşesi gül, gülistan bir bahar oldu bana

Yıldızlara sinen bakışlarını
Şafak yüklü gülüşünü
Ab-ı revan olup akan
Kahkahalarını
Hepsini yüreğime kattım
Eğer bir nebze yalanım varsa
Boynuma yağlı urganlar yağlı ipler çekilsin

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.