
Madde 542: Yazarların yazma serüvenlerinden alınacak çok dersler vardır. Hele içinde yazma arzusu harlananlar açısından bulunmaz deneyimler taşımaktadır. Her yazarın ortak paydası olabilecek teknikleri olsa da kendine özgü özellikleri de mevcuttur.
Madde 543: V. Woolf şöyle der; “Roman okumak, zor ve karmaşık bir sanattır. Roman yazarının, o büyük sanatkârın size sunduklarından sonuna kadar faydalanmak istiyorsanız, muazzam duyarlılıkta bir algıya sahip olmakla kalmamalı, muazzam gözü peklikte bir hayal gücüne de sahip olmalısınız.”
Madde 544: “Yazar, yaşayan kişiden, gerçekliklerden ve yaşanmışlıklardan yalnızca istediğini alır.” der Somerset Maugham.
Madde 545: Cortazar da, “Etkileyici bir metin ve okur arasında yaşanan mücadeleyi roman hep sayıyla kazanır, oysa öykü bu maçı nakavtla almalıdır.” der.
Madde 546: Benjamin de hayıflanır: “Gerçek hayatın dokusuna nüfuz etmiş akıl, bilgeliktir. İşte hikâye anlatma sanatı tam da bilgelik, yani hakikatin destansı boyutu öldüğü için ortadan kalkıyor.”
Madde 547: Edebiyat disiplininde Cortazar ve Benjamin gibi yazarlar öykücülüğe büyük önem vermişlerdir. J. Berger de dikkat edici bir belirlemede bulunmuştur: “[Y] ıldız kümelerini ilk keşfedip, onlara ad verenler öykücülerdir.”
Madde 548: Bir şiirinde Ahmet Telli; “Kapağı açılmayan kitaplar/yaşanmamış aşklar gibidir” der.
Madde 549: “Kapağı açılmayan kitaplar”a zindanda, dışarıda, derste, sırada, işte ve her yerde rast gelenler olmuştur. Çevremizde okur görünüp, zevahiri kurtarmak için kitapsever algısı oluşturanlar azımsanmayacak kadar çoktur.
Madde 550: Merak ettiğimden sormak istiyorum: Kütüphanenizde sayfası açılmadık kaç kitap bulunduruyorsunuz? Bir başka soru da şöyle olsun: Şiir yazıp da şiir kitapları okumayanlara denk geldiniz mi? Hadi söyleyeyim. Mahpus mahallerde de şiir okumayıp şiir yazdığını söyleyenlerle çokça karşılaştım…
Devam Edecek!
Ayhan KAVAK
Ereğli Yüksek Güvenlikli Hapishane E-1-5
Ereğli/KONYA






