
bırakın,
dokunmayın,
eliniz yanar
kor ateşlerim,
değmesin size
ben yanarken için için
başka yüreklere su serpemem
güvenemem kendime
gülmeyen yüzüme nasıl bakarsın?
yüreğim titrer,
ellerim titrer, dokunamam
bırakın kendi ateşlerimde kavrulayım
kömür karası ruhum
yangınlarımın isi bulaşmasın
değmesin sevdalarınıza
elimde değil
kime dokunsam Canı yanar
yazıktır size.
öyle alıştımki acılarıma
hiç eskimez
hergün tazelerim
acılarımı yedirirken ruhuma
mes tolurum
acılara susamış gibi
yudum yudum,
kana kana içer gibi
içer içer demlenirim
bir nefes gibi
derin derin çekerim
eskitmeye korkarım
unutmaya korkarım
kusurum olsun
yangınımı söndüremedim
dempremimden çıkamadım
yeniden başlıyalım derken
ömrümüz yetmedi diye
şimdi kendimi tartarak
ruhumun kefesinde
kendimi yoklarım
geriye na kaldı diye
nalamaya çalışırım
arayan bulur derlerdi
ben bütün acıları terkimde toplamışım
kimseye kalmasın diye
çöp toplayan çocuklar gibi
tıka basa
ruhumun torbasına doldurmuşum
tüm sermayemdir artık
inatla taşırım iki büklüm
cılız gövdemi kurban ederim
öyle alışmışımki
uzaklaşsam ayrılık gibi gelir
anasını kaybetmiş çocuk gibi
telaşa kapılırım
salya sümük ağlamaya başlarım
yeniden dönerim acılarıma
dünyam benim olur.