Dijital Çağ Sen Neye Kadirsin!

Akman Gedik kullanıcısının resmi
Kuşkusuz her insan kendini ifade etmek ister. Bu insanın doğasında vardır. İnsan duygularını, düşüncelerini dile getirmek ister. Yeteneklerini ifade etmek ister. Elbette yapılabilir, gayet insanidir. Kimisi bir ezgi söyler, kimi raks eder. Kimi ellerini kullanır, içindekilerini resme dönüştürür. İç dünyasında biriktirdiklerini dışa vurur, çoğu insanla paylaşır...

Her insan biraz arayış içindedir. Her insan ilgi ister, ödüllendirilmek ister. Sevgi ister. Bazen alay edilmek pahasına da olsa...
Günümüzde ise; daha yaygın. Sosyal ortamın sağladığı kimi kolaylıklar var. İnsanlar yetenekleri olsun olmasın durduğu noktadan cep telefonlarıyla kayıt edip sosyal medya ortamlarında paylaşıyor.  Gerçekten yetenekli olanları tenzih ederek yazayım. İnanın çoğu insanı izleyince aklın sınırlarının zorlandığı anlar oluyor. Neylersin, bir tüketim çağındayız. Herkes bir şeylerini paylaşıyor. Değer kavramları değiştiğinden, 'kaç tıklanma' kriterlerdendir. Herkes fiyat sorduğundan 'değer' pek bir şey etmiyor günümüzde.
Bundan kaç yıl evveli bir arkadaşım bir video atmıştı bana. Moralin bozuksa izle, kesin gülersin diye de not düşmüştü. Video Celal Öz'e aitti. İzledim ne yalan söyleyeyim, güldüm. Hatta Celal Bey üşenmemiş hatırı sayılır video çekmiş, YouTube yüklemiş. Kliplerinde mekânlar neredeyse aynıydı. Bir sahil, Celal Bey şarkı söylüyor. Kendisinin giyimi kısmen şehirli, yenge bildiğimiz Anadolu kadını. Fistanın üstüne kazak geçirmiş, dans etmesini bilmeyen öylesine yana doğru hafifçe kaykılan, kollarını sağa sola sallayan biri olarak gördüm. Doğrusunu isterseniz kızmak ile sinirlenmek arası gidip gidip geldim. Mecbur mu kadını bu şekilde oynatıyor diye de kızdım kendi kendime. Şarkılarında söz ve müzik çoğunlukla kendisinin. Bayağı bir tıklanmış. Geçenlerde baktım, mesela, 'Sana çok bağlıyam' şarkısı 2,5 milyon tıklanmış. Dinleyenlerin yorumlarına baktığımızda çoğunlukla 'alay' ediyorlar. Ekşi Sözlükte Celal Öz ile ilgili çok şey yazılmıştı. 'Seni dinleyince, tüm sinirim geçiyor' diye biten cümleler...
Sonrasında öğrendim ki, eşi menenjit hastalığı geçirmiş. Üzüldüm.  Celal Bey eşine bağlılığından dolayı tüm kliplerinde oynatmış. Kadın çok tutuk. Oynayamıyor, öylesine sallıyor kendini. Ne diyelim bu yanlış algıdan dolayı kendime kızdım. Celal Beyin bu çabasına, emeğine bin bereket demek kalıyor bize. Senin amacını öğrendim, varsın sesin güzel olmasın. Senin yüreğin güzel. Var ol...
Diğer bir isim ise, Tıvorlu İsmail. Kalın güneş gözlüklü ve fırça bıyıklı. Bıyığına insan asılır cinsten. Sanırsın ayakkabı fırçasını alıp üst dudağının üzerine yapıştırmışlar.
Adam şarkı söylemiyor. AAA diyor, sonrasında EEEE diyor. Çok hareketli. Yerinde duramıyor adeta, durmadan zıplıyor. Gençlerde veriyor gazı. Allah ne verdiyse 'grani grani' sallanıyor. Tıvorlu İsmail'inde hatırı sayılır videosu var. Hep o şarkı, ' AAAA, EEEE'. Oğlunun düğününde çok insanın sırf para saymak için görev aldıklarını gördük. Ayrıca hatırı sayılı sanatçı Tıvorlu İsmail ile fotoğrafları yayınlandı. Bu da Tıvorlu İsmail'in daha çok tanınmasını sağladı. Sanırım Pandemiden önceydi. Yozgatlı bir abi vardı. Oğlu bizim Vartolu bir kız ile nişanlıydı. Abi bana sordu. Her iki yöreyi bilen (Yozgat ve Varto) bir düğün gurubu bilir misin?
 ' Biliyorum abi' dedim. ' Tıvorlu İsmail. YouTube üzerinden bak. Bana hak veririsin'
  Abi bunu ciddiye aldı. YouTube’dan bakınca bir güldü pir güldü. 'Bunu nereden buldun?' diye sordu.
 'Bulmadım, YouTube' da duruyor,' dedim. Ne gülmüştük o günü. Ara ara denk geldikçe bakarım Tıvorlu İsmail'e. Bazen dilime pelesenk olur. ' AAAA, EEEE'
 
 Bir de yakın zamanda yine YouTube üzerinden videosuna denk geldiğim Olgunses var. Sonradan öğrendim ki, tarlasını satıp klip çekmiş. Kafasında kalmış az saçını inek yalamış misali jel ile iyice bir düzletmiş. Dudağının üstünde kömür karası bir bıyık. İnce, sıskadan bir herif. 'Dur dur dursene. Öldüm bittim bu sene' deyip oynuyor. Demek klip çok beğenilmiş ki aynı şarkıya ikinci bir klip daha çekmiş. Anlaşılan bir tarla daha satmış, bu sefer birkaç 'kadın' oynatmış klibinde...
Nihayetinde alay edildiklerini belki onlar da biliyordur. Belki de televizyona çıkmanın, izlenmenin hatırına olsa gerek, alay edilseler de umursamıyorlar. Tüm yapılanlara rağmen devam şarkılar yazıp, üşenmeden klip çekiyorlar hâlâ. Kanımca, eğlenmek istiyorlar, eğlendirmek istiyorlar. Bir günlük beylik de beyliktir hesabı...Amaçları 'sanatsal kalite'den ziyade, eğlenme...
   Tozutmak için yığınla neden var. Belki de onlar kendilerince bu hayatı tiye alıyorlar. Toplum içinde pek bir statüleri yokken, bu klipler sayesinde kendilerini gerçekleştiriyorlar. Bir şey üretmenin keyfi de diyebiliriz. Kendilerince tatmin oluyorlar. Video çekerek, 'ben de varım' demeye getiriyorlar. Beğenilince benlik saygıları artıyor. Çocukken takdir edilmemişler, bunu sosyal medyada telafi ediyorlar. Tüketim toplumlarında bireycilik öne çıkınca, görünür olmak öne çıkıyor. Dikkat çekmek işin başka bir yönü. Fark edilmek...
 Ben bildiklerim hakkında kısa yazdım. Sizin bildikleriniz daha çoktur. De haydi! ' Ne durisiz' Yazın, çoğalsın.
Akman gedik

Kategori: 

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...