"Son şarkı "adlı öyküde yaratılan Yıldırım Karagül karakteri canlı canlı gözler önüne serilmiş, diğer karakterlere nazaran belirginleşen Yıldırım Karagül toplumda acınan birçok sanatçının sonuna benzeyen kapitalist toplumun gerçeğini akılda kalıcı kılmıştır.
"Ses" öyküsünde ise erkek egemen toplumun kadına verdiği ızdırabı içsel yolculuğunda, yine kendini açıklayarak, vicdancığını azıcık yoklayıp, yoluna devam eden Reşat, ikinci sayfa haberlerinde karşılaştığımız eril kişiliklere güzel bir örnek teşkil etmekte.
"Umut "öyküsünde ise umudun hep var olması gerektiğini,
-Ali Kirve'nin sözlerini anımsayarak- kader diye başımıza bağladığımız hikayeleri, geride kalan yarım kalmış yaşanmışlıkları balyozla başımıza indiriyor.
Yazarın cezaevi, şiir, kitabevi, sanatçı, şarkı film gibi kendi gerçek dünyasının mekân ve kavramlarını kullanması yaşadığını yansıtması okuru da geçmişe sürükleyerek okurun yaralarını ilaç olurken, merak uyandırıcı nitelikte.
Adnan Özyalçıner, 'Öykü, insanın kendisinin olduğu kadar yaşadıklarının yanında yaşananların da ifade edilmesinin bir yoludur.' dediği yerdeyiz. Erman Şahin, kendisini anlatıyor gibi görünse de aslında çevresindekilere karşı algılarını sonuna kadar açıp gözlemlerini kayda geçiriyor. Bu yönüyle yazar, kendini ifade etme yolu olarak öyküyü güçlendirmektedir.
Yazar, kibar bir dille öykülerini göz önüne sermektedir. Toplumu ilgilendiren bu tür öykülerde, -yer yer üstü kapalı, yer yer açık ve net- sert üslubun kullanılması öyküleri klişe anlatımdan kurtaracağı kanaatindeyim.
Bu haliyle öyküler okurda son yılların özetini tekrar tekrar okuyorum hissi uyandırabilir.
Toplumsal acıları kayıt niteliğinde olan eser bireydeki yaraların tekrarlanmaması umudunu taşıyor. İnsanlığımız için uzatılan karanfil elimizde umutla.
Alihan Demir, Karanfilin İzi Kaldı eserini değerlendirirken şöyle bir cümle kurar: ‘’Toplumsal acıları kaydeden eser, derine inip bireydeki yara izlerini takip ederek aynı yerden defalarca vurulmamak ümidini taşıyor. Bu öyküleri, bizler de toplumsal bellek ve vicdan açısından yüklenmeliyiz.’’ Bu yönüyle eserin tarihsel kayıt etme özelliğine vurgu yapıyor. Günü geldiğinde yaşanılanların unutulmasını engelleyen en büyük güç, böyle eserler olacaktır. Tekrar vurulmamak, aynı kayıpların yaşanmasına engel olmak ve acıların artık maya tutup güzel günleri sunması dileğiyle.
KARANFİLİN İZİ KALDI
Erman Şahin'in "Karanfilin İzi Kaldı" adlı eseri toplumsal yaralarımızı taşıyan, verdiği mesajlarla iz bırakan ve hatta süregelen ülkenin sosyolojik durumunu gözler önüne seren on dört öyküden oluşmaktadır. "Kalan" öyküsünün "Gidenler kalanların kabuk tutmayan yarasıydı." cümlesiyle bitmesi öykünün niteliğini yükseltmiş, okurun tekrar öykü çerçevesini düşünmesine, yorumlamasına katkıda bulunmuştur.
Kategori:
Bunları Okudunuz mu?
Hapishane Edebiyatı
Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan
Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...
Konuk Yazarlar
MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû. Linghên xwe kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...







