Son Yazılar
İyi ki Yaşadılar, İyi ki Yazdılar[1]
yaşayabildiğin kadar güzeldir.”[2]
Burada, Haziran’da yitirdiğimiz üç edebiyat çınarını anmak için bir araya geldik: Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arif… Hasan Hüseyin’e “Haziran’da Ölmek Zor” dedirmişti biri… Üç devi birden anmak işimizi daha da zorlaştırıyor.
Düş Çürüğü/ Tamer Dursun
Elimdeki son kitabı: “Düş Çürüğü.” Herdem Kitap’tan çıkmış. 300 sayfalık.
Kitapta onlarca kısa öykü var. Her birisi şiir, öykü, deneme, anı, roman tadında. Okuyucuyu sıkmıyor. Okurken kâh üzüyor kâh sevindiriyor kâh düşündürüyor kâh düşlere götürüyor. Ben sevdim, su gibi akıcı ve bir o kadar da içten.
Kendisini kutluyorum.
Necmettin Yalçınkaya- yazar-redaktör
Meleklerden Para Almıyoruz
Mahallemizin kızıydı.
Aleviliğin İnsan, İnanç, Bilim ve Dinle Diyalektik Bağı -2-
aklı kısa saçı uzun diyen İslam'ın, İster Şii Alicisi olsun, ister de diğer Mezhepleri, Alevi olup Alevilikten uzaklaşanları yarın daha kötü aşağılama ve işkencelerle yok edeceğini akıllarından çıkarmamalıdırlar.
“Sanat Uzun, Yaşam Kısa”ydı Melih Cevdet İçin[1]
âşkın altın yasasıdır o.”[2]
“Uyuyamayacaksın/Memleketin hâli/ Seni seslerle uyandıracak/ Oturup yazacaksın/ Çünkü sen artık o eski sen değilsin/ Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin/ Durmadan sesler alarak/ Sesler vereceksin/ Uyuyamayacaksın/ Düzelmeden dünyanın hali/ Gözüne uyku giremez ki... Uyuyamayacaksın/ Bir sis çanı gibi gecenin içinde/ Ta gün ışıyıncaya kadar/ Vakur, metin, sade çalacaksın.”
Melih Cevdet Anday, bu dizeleri, Telgrafhane şiirini, 1952 de yazmıştı…
Ayşe Öğretmen “Dava”sının Anımsattığı[1]
Acıyı, yoksulluğu.
Birleştirdik ellerimizi, ısındık.”[2]
Anayasa Mahkemesi (AYM), “Ayşe Öğretmen” olarak bilinen 2016/139 nolu “Dava” dosyasını, tarafından tekrar görülmesi cihetinde karara bağlayıp; “terör örgütü propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ayşe Çelik’in ifade özgürlüğünün ihlâl edildiğine karar verdi.[3]
Aleviliğin İnsan, İnanç, Bilim ve Dinle Diyalektik Bağı -1-
Üst İnsan olunmadan inanç ve diğer bütün yaşamsal kavramların hiçbir anlamı olmayacağına inanan evrenselci bir bakış (Düşünce) açısıdır. Bu bakış açısı her çağın özelliğine ve sosyal siyasal koşulların şartlarına göre iki ileri bir geri şekilde bazen tamamen proto pozitivist olmuştur, bazende pasifte olsa idealizme işaret ederek Dualizmle kendisini tanımlamış.
Kaşe... Aziz Nesin anısına saygıyla.
Dedikoduya göre, “Sırf hava atmak için kolunu alçıya aldırıp, imza gününde basının önüne çıkıyor, kasıla kasıla kitaplarına kaşe basıyormuş!”
Bazılarına göreyse, Aziz Nesin başlangıçta hastalığından dolayı başvurduğu bu işin çok ilgi çektiğini fark edince, birkaç tane kaşe yaptırmış ve kitapçılara göndermiş, düşmanlarına inat aynı anda yurdun birçok bölgesinde kaşe basıp, faaliyette bulunuyormuş.
“Lüzum” Üzere: Bir Kez Daha İstanbul Seçimi[*]
Yalan söyleyenler
Solcu olduğunu söyler.”[1]
Öncelikle şu çerçeveden hareket ettiğimi(zi)n altını özenle çizelim.
Seçim kapışmasının arka planında, Türk(iye) sermayesinin polarizasyon (kutuplaşma) gerçeği yatıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet’in yekpare yapısı da artık yok.
Zor(Unlu) Bir Mesele: Alternatif Devrimci-Halkçı Yerel Yönetim[*]
her şey mümkündür.”[1]
“Devrimci-Halkçı Yerel Yönetim”lerle de sınırlı olmayan “Alternatif Yerel Yönetim” konusunda konuşmak, yazıp-çizmek kolay değildir. Çünkü derin bir tarihsel arka plan bilgisine; ayrıca da enternasyonal ölçekte aktüel pratiklere vakıf olmayı gerektirir…






