Son Yazılar
Sokaktan Yansımalar
Sokaktan birkaç erkek arka arkaya yokuş aşağı iniyorlardı. İsmail kimseler duymasın diye sesini kısarak:
“Ses nereden geldi?” dedi.
Olduğu yerde heykel figürü sergilercesine, bir daha ses gelir diye dinlemeye başladı.
Ne gecesi ne gündüzü belli olmayan girdapta, günler geçtikçe rutin hale geliyordu kadının bağırması. İsmail elindeki çöp poşetini çöp konteynerine attığı sırada, Kadın sesi, küfre dönmüştü.
Masalsı Ayetlere Dayanan İslam'ın Sosyolojisi -3-
İlk tek tanrılı İbrani etnik ve Yahudi ırkçı egemenlik, her tarafa kendi bağnazlığını yayıyordu. Bunu kabul etmeyen insan topluluklarının bazıları köleleştirilirken, köleliği kabul etmeyenlerin bir kısmı öldürülüp diğerleri verimli alanlardan çöl ve kırsal bölgelere sürülüyordu. Bölgenin kırsal, dağlık ve çöllerinde yaşayanlar zaten her gün hastalık ve de açlıktan can veriyordu. Bunu bilen yoksul topluluklar ya mevcut tanrı ve dine inanıp tamamen kendilerini inkâr ederek yaşayacaklardı veya savaşıp onları devirmeliydiler. Çoğu zaman isyan etmekte işe yaramıyordu.
Köleliğe Karşı Mücadelenin Birliği İçin (Ya Da “Ne Oluyor; Nasıl, Ne Yapmalı” Mı?)[*]
Günümüz yerküresi ve coğrafyamıza ilişkin soru(n)ları[2] konuşmak/ irdelemek/ kavramak için iki yoldan/ zeminden birisi reel-politika ise, diğeri de “11. Tez’in Ütopyaları”dır.
Biz ikinciden yanayız; ilkine de yabancıyız; Erich Fromm’un, “Unutmamak gerekir ki, dile getirmek istediğimiz ‘ütopik’ amaçlar, günümüz politikacılarının ‘realist’ tavırlarından çok daha gerçekçidir,”[3] saptamasındaki üzere…
Adil Okay'la Ekolojik Talan hakkında söyleşi...
16 fotoğraf sanatçısı Caretta Caretta Sanat Galerisi’nde “Tabiatın Çığlığı” isimli bir karma fotoğraf sergisi açtı. Caretta Caretta Sanat Komisyonu olarak sergi projesini hazırlayan sanatçılardan Şair Yazar Adil Okay’la sergi üzerine konuştuk.
Eleştirel Arabesk Hikâyesi[1]
‘kendini bil’ yazıldı.
Yeni dünyanın kapısına da
‘kendin ol’ yazılsın.”[2]
Masalsı Ayetlere Dayanan İslam'ın Sosyolojisi -2-
Eğitim ve yazının olmadığı cahilliğin hüküm sürdüğü çağlarda olduğu gibi, düzenli eğitim ve yazının olduğu günümüz modern insanı da, yine tanrı din adını kullanarak her türlü çirkefliği yapıp hep iktidar oluyor? Ve akıl (US) yoksunu bu anlayış her toplumda nicel olarak hâlâ yüksek bir sayıyı oluşturuyorsa ki öyledir, onur ve tam akıl hangi insanda nasıl, ne şekilde ne zaman var edilecektir? Veya aklın tüm insan topluluklarında neden tam oluşturulamadığı üzerine düşünülüp, insan karakteriyle ilgili daha gerçekçi yeni bir sıfatlandırma gerekiyor.
BU SESE KULAK VERİN’... Fotoğraflarla 'Tabiatın Çığlığı'
‘BU SESE KULAK VERİN’
Fotoğraflarla 'Tabiatın Çığlığı'
Mersin'de 16 fotoğrafçının doğa katliamlarına dikkat çekmek amacıyla çektikleri fotoğraflar, "Tabiatın Çığlığı" sergisinde buluşacak.
16 Fotoğrafçı, doğa katliamlarına dikkat çekmek amacıyla yaptıkları çalışmaları kamuoyuna aktarmak için “Tabiatın Çığlığı” başlıklı fotoğraf sergisi düzenleyecek. Fotoğraflar, 31 Ağustos ile 8 Eylül tarihleri arasında Mezitli ilçesindeki (Davultepe Beldesinde) Caretta Caretta Sanat Galerisi’nde sergilenecek.
Bir delinin Düşleri
her gece sırf senin için çıkıp gökyüzüne
içimdeki tüm yıldızları serpiştiririm
karanlık geceni biraz olsun aydınlatsın diye
arada bir kırparım makasımla ay dedeyi
hilal kaşların aklıma geldiğinde.
Her sabah hiç bıkmadan erkenden kalkıp
boyarım güneşi en parlak sarılarla
güne daha mutlu başlayasın diye.
En güzel yeşili seçerim baharda ağaçlara
en özgür maviyi çıkarıp boya sandığımdan
biraz gökyüzüne, biraz denize, ırmağa
şöyle yumuşak bir hamleyle boyayıveririm.
Capcanlı renkleri seçerim çiçekler için
Derinden: Hapishanede Büyüyen Bir Çocuk
Tarsus kadın hapishanesinde çocuğu Aren ile yatmakta olan Yıldız Sönmez yazdı.






