Son Yazılar

Kanser

Emel Kargaoğlu kullanıcısının resmi

Sinüs kanseri, lanet olası az bulunur cinsten
Güzel insandı
Adam gibi adamdı
Kış yaz elleri sımsıcaktı
Eski bir Rum evinde yaşardık
Bahçeliydi
Birlikte otururduk, annemden boşanmıştı
Yürekli adamdı şiir yazardı
Durmadan kitaplar okur, sonra dünyayı tartışırdık
Geceleri karardık kağıtları elli bir oynardık
Tavla arkadaşım
Ara sıra yenerdim
Çok güzel gülerdi
Önce öper, sonra 'bile bile yenildim bak' derdi
Bahar geldiğimi rengârenk açardı urfalar
Dağdan kızılcık toplar kaynatırdık

MEHMET CANPOLAT YAŞAMINI YİTİRDİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

"Kandıra F Tipi Cezaevi’nde bulunan Komünist Parti İnşa Örgütü"nü 1996 yılında kurduğu gerekçesiyle tutuklanarak müebbet hapis cezası alan ve 19 Aralık 2000 tarihindeki cezaevi operasyonu sırasında gaz bombalarından birinin göğsüne isabet etmesi sonucu KOAH hastalığına yakalanan Mehmet Canpolat, yaklaşık 38 gündür kaldırıldığı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatmaktaydı.

Ruhi Su ya

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Ruhi Su ya

Aşkın pazarına düşürdüm gönlü
Sevda alıp satan dükkân kalmadı!
Aşk için tükettim bu koca ömrü
Gayrı bu sevdayı çeken kalmadı

Gönül mağlup oldu aşk a yenildi
Söz söze eklendi şiir denildi
Aşık ile Ozan nerde yanıldı
Geleceğe türkü, yakan kalmadı…

Mızrapla savaştı sazının perdesi 
Kötülük bitirdi dostu kardeşi
Hainler satarken dostu sırdaşı
Sevgi tohumunu eken kalmadı

GURBET ÖMÜR BİTİRİR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlık gecelerde ışıldayan yıldızlar
Yüzlere süzüldükçe
Gönüllere rehavet akar
Eğer yıldızlar yoksa
Zifiri karanlık
İnsana endişe verir
Ah çektirir
Gurbette giden tren
Sıladan uzaklaştıkça
Yüreklere acı dolu bir arsız hüzün iner

Ayrılık yolu zulümdür
Zehirdir
Kahırdır
Her an büyüdükçe daha da büyür
Gurbet ömür bitirir
Acısı mutluluğu yok eder, acısı ölüm getirir

ARTIK UMUT ÖRÜYORUZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çok bedel verdik
Çok acılar çektik
Zindanlarda tutsak kaldık
Sevinç nedir yaşayamadık
Uğrunda öldüğümüz
Kendi topraklarımızda yılarca esir kaldık

Çok yakılan-yıkılan yerler gördük
Çok katliamlara şahit olduk
Kanayan yüreklere, dertlere, çığlıklara alıştık

Ağıtlara, hüzne rağmen
Özlediğimiz özgürlük
Yüreğimizde ki sevda boy verdi
Artık umut örüyoruz
Gelecek şafakla doğacak güneşi bekliyoruz

Qoca aşiqin ölümü

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Qar yağıb bircə-bircə

Göylərdən səpələnib.

Qar yağıb dünən gecə

Hər yanda təpələnib.

 

Soyuqdur. Qışdır artıq.

Beləcə açdı səhər.

Baxırlar yazıq-yazıq

Uzaqdan boz sərçələr.

 

Məzarlıq qapısından

İçəri keçib qoca.

Qəbirlər arasından

İrəli gedib qoca.

 

Bir qəbrə gəlib yaxın

Başladı hey öpməyə.

Başladı xısın-xısın

Uşaqtək hönkürməyə.

 

Qocanın qəm-qüssəsi

Çevrilib yaşa döndü.

Göz yaşı - nəm qüssəsi

Üzündə daşa döndü.

 

İçimdeki Deli

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

    İçimdeki Deli

Belki sen bensizliğe alıştın ya 
Ben hala sensizliğin ayazındayım
Varlığımı, sundum doğaya 
Tenimde buz tuttu aşk acıları!

Söyle ey sevgili’
 Kaç sefer daha ölecek bu sevda 
Sensizliğime alkış tutan ellerinde...

Senin gülüşüne kendini tutsak kılan’
Deli dolu düşünceler içindeyim!
Sensiz söndüremedi hiç bir şey bu yangını!
Kabuk tuttukça unutmayayım diye adını!
Kaldırdım kabuklarını, 
                    İçimdeki yaralı delinin

ŞİMDİ ÇOCUK OLMAK VARDI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şimdi çocuk olmak vardı
Devlet kurşunlarıyla
Elini, gözünü
Uzuvlarını kaybetmeden
Savaşsız bir dünyada
Refah düzeyi yüksek
Umudun boy verdiği
Kız-erkek çocuğu ayrımı yapılmayan
Duyguların yitirilmediği yaşanabilir güzel bir ülkede

Şimdi çocuk olmak vardı
Çöp toplayarak
Mendil satarak
Sokaklarda dilenerek
Hayallerle içinde
Yaşayarak değil de
Özgür bir vatanda
Açlık ve yokluk çekmeden
Çocukça
Emsalleriyle güle, oynayarak
Ağız dolusu kahkahalarla büyümek ne de güzel olurdu

İnsan

Oya Uslu kullanıcısının resmi

O, yanlarından bir gölge gibi süzülürken, diğerleri tekinsiz bir mahlûka bakar gibi baktılar.

Parka doğru yürümeye başladı. Adımları ağır, beli büküktü. Tüm gece donmuş kanı bir türlü damarlarına akıp vücuduna gereken enerjiyi veremiyor, o da kendine gelemiyordu. Sonunda sert bir rüzgâr soğuk duş etkisi yaptı, biraz açılır gibi oldu. Gözlerini ovaladı, çapaklarını temizledi ve ilk Noel Baba’yı gördü.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...