Son Yazılar

Sürgün

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

                                             
 
Adını sevmedim senin sürgün
Zalimin elinde silahtın
Talancının cebinde tutanaktın
Hırsızın, arsızın mabedi gibisin
Düşünmeden, düşündürmeden
Koparırsın gönül toprağından insanları
Ondandır sevmedim seni sürgün.
 
Sebahattin Ali
Sürgüne mecbur edilip 
Sınırda öldürülmedi mi,
Zekeriya Serteller
Gönderilmedi mi yaban ellere,
Ne suçları vardı?
Kardeşçe bir arada
Bütün farklılıklarla el ele
Yaşamak değil miydi?

Ressam(lar)ın Yaratıcılığı[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“İnsan elleriyle değil, beyniyle resim çizer,” diyen Michelangelo Buonarroti eklerdi etkileyici mütevazılığıyla: “Hâlâ öğreniyorum.”
Ardında da, “Herkes gibi yaşamak ve düşünmek istemiyorum. Fabrikasyon bir yaşamın dayatılması rahatsız ediyor. Kendim olmalıyım. Şartlanmış beyinlerin ürettiği kavram, fikir ve davranışlardan arınmalıyım,” notunu düşerdi.
Ressam yaratıcılığı bu olsa gerek; “Silahı fırçasıydı,”[2] dedirten İtalyan Barok ressamı Artemisia Gentileschi gibi…

Mutluluk

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Sende çoğunluk
Ama hiç eşit değil ki şartlarımız
Birbirinden çok uzak
Etrafı süzen bakışlarımız
Sen bakışlarınla ışık saçıyorsun ışık
Benim bakışlarımaysa herkes alışık
 
 
Mutluluk neden hep bende azınlık
Sende çoğunluk
Ama hiç eşit değil ki şartlarımız
Senin gülüşlerin bile bir başka
Benimkiler ise sıradan kahkaha
Sen neşe saçıyorsun etrafa neşe
Benim, gülüşlerim bile düzmece
 

Erdal Boyoğlu ve “AVRUPA’DA SÜRGÜN, MÜLTECİ, GÖÇMEN HALLERİ”

Adil Okay kullanıcısının resmi

                                                       
Exile: Sürgün, iltica, mülteci. Yani her daim ölüme komşuluk hali… Arjantinli yazar Julio Cortazar’a göre bu: “Bir yaşam biçiminden, havanın kokusundan, göğün renginden, alıştığı evlerden, köpeğinden, arkadaşlarıyla buluştuğu kahvehanelerden, gazete, müzik ve kent içi gezilerden...” koparılmış olmayı...”
 

Demokratik Avrupa'nın Çokyüzlülüğü

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Bu; Batılıların herkesle sükûnet içerisinde yaşadıkları anlamına gelmiyor. Batılılar insan psikolojisinde kolayca şaha kalkan süperhayvaniegoyu, kültür ve siyasi politikalarında sınırsızca kullanmayı ısrarla sürdürmekteler. Dünyaya tek yaşam model olarak bunu empoze etmeleri, her zaman savaşarak yaşamak demektir.
 

Güzel Yürekli İnsanlar

HaticeElverenPekoz kullanıcısının resmi
Onlar’a…(Hitaben). 
Onlar ki bilir kendilerini
 
Yüreği güzel insanlar birbirine benzer.
Mavi, yeşil, ela, zeytin gözlerinden tanırsınız onları.
Gözleri şimşek şimşek bakarken ayakları toprağa sağlam basar!
Bazen de aşk, sevgi tutkunu şiirlerinden tanırsınız
Çiçeklere incelikli dokunuşundan,
Çocukların saçlarını merhametle okşayışından…
 
Güzel yürekli insanlar birbirine benzer.

“Masum Değiliz Hiçbirimiz” ya da Sezen Aksu Vakası[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Geriye kalan tek şey
bunları anlamak olabilir.”[1]
 
Hakkında bir yandan, “Yetmez ama evetçidir. Ötesini tartışan salaktır”;[2] öte yandan da “Ürkütücü bir samimiyeti, teklifsiz bir cömertliği vardır… Cesurdur. Kimsenin karşısında eğilmez. Sevenleri onu bu tenezzülsüzlüğüyle sever, onun bu açık sözlülüğüne hayran olur… Özgürlükten başka hiçbir şeye borcu yoktur…

İnsanlık Adına

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

 
Sonra durdu. Dalların arkasından onun baktığı yöne bakınca genç ve güzel kadını  gördüm. İhtiyacı olmadığı halde, yüzüne özenle makyaj yapmıştı. Davetlerde giyilen ve vücudunu kabuk gibi saran mavi elbisesi üzerindeydi. Elini uzattı, fakat Beyefendi’nin öpmesine fırsat vermeden geri çekti.
                Benim yakınımda mermer bir sütunun dibinde masaya oturdular. Beyefendi, garsona iki içki istediğini söyledi.
                Kadın alaycı bir tavırla:

Merhaba Lilith’in Torunları![1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

kanat çırpmasını istiyorum.
Zira özgürlük, hiçbir zaman kadınların
kolay kolay elde edebildiği bir şey olmadı.”[2]
 
Merhaba Dostlar… Merhaba Lilith’in Torunları…
Bundan yaklaşık bir yıl önceydi… Pandeminin hayatımızda hüküm sürdüğü günler. Kadıköy’de bir dernek odasında gencecik kadınlarla birlikte coşkulu, verimli bir toplantıyı anımsıyorum. Sanıyorum adı henüz tam konulmamıştı. Ama içinizden bazılarıyla bir doğum gerçekleştirildi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...