Son Yazılar

Korkacak Karanlığı Yok

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

KORKACAK KARANLIĞI YOK
Aslan yattığı yerden belli olur. “Sizden Önce Geçtim” adlı kitabındaki şiirler Mustafa Güçlü’nün şiir yatağının ne kadar derli toplu olduğunu gösteriyor bize.
 
Sitem, düş kırıklığı ve başkaldırıyı birbirine dönüşen duygular şeklinde görebiliyoruz bu kitapta.
 
Güçlü, “Düş Evimiz” adlı şiirinde güçlü dizelerle anlatıyor acıyı:
 
“haber saldım yok / terli turnalara / bizi düş evimizden / vurdular diye…”
 

Sinema Büyüsü (ve Büyücüleri)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
V. İ. Lenin’in’in, “Sinema tüm sanatların içinde bizim için en önemli olanıdır”; Luis Buñuel’in, “Sinema, duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır,” notunu düştüğü hâl ya da Kıvanç Sezer’in ifadesiyle, “Sinema, bir büyü”[2] ise; elbette onun büyücüleri de olmalıdır; vardır da…
Olması gereken açısından Yılmaz Güney sinemasında somutlanan büyü ve büyücüdeki, süreklilik içinde kopuş pratiğiyle “olabilmeye çalışmak”; hâlâ ve her zaman tüm zamanların en güzel ve en devrimci şarkısıdır!

“Bizim Hikâyemiz” (!): Pontos Meselesi…[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hoşlananlar çoğaldıkça,
‘Doğru’ sayılmaya başlar!”[1]
 
İbn-i Sina’nın ifadesiyle, “Kuşku duymayan kişi bakmaz, bakmayan görmez, görmeyen kör ve şaşkın kalır”ken; gerekli ve vazgeçilemeze ilişkin olarak, “Düşünülebilir olmayanı düşünebilmeliydik,” diye uyarır Ludwig Wittgenstein de…
Hepimize “Ne olursa olsun kendinle yüzleş, çünkü seni değiştirecek şey asıl kendindir,”[2] diye fısıldayan “susturulmuş” Pontos meselesi de bu kapsamda ele alınması gerekenlerdendir.

Sınıf Mücadelesinin Geldiği Çıkmaz Nokta

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Proletarya diktatörlüğüne dayanan bu komünist teori, 1848’den itibaren Karl Mark ve Friedrich Engels tarafından bilimsel şekli verilerek, dünya emekçilerinin kurtuluş anahtarı olarak benimsendi. Bu işçi sınıfı mücadelesi 1980 yıllarına kadar dünyanın her yerinde önemli derecede etkisini gösterdi. Fakat her türlü fedakarlığa rağmen 1980’lerden itibaren, işçi sınıf teorisine dayanan mücadele, sürekli zayıflayarak etkisini yitirmeye başladı. Günümüzde ise neredeyse itibar edilir teori olmaktan çıkmış durumda. Peki bunun teorik felsefi sebepleri nelerdir?
 

Gurbet

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Akıl ermez ölümcül yalnızlığıma.
Kurtulmak için yüksünen karanlığımdan
Mazbut adımlarımı kararlılıkla atıyorum kalabalıklara
Dışarısı hazin bir gurbet,
İki sokak ötesi yabancı
Hiç kimseyi sevmez mi insan,
Sevmez mi cumartesi günlerini,
Yaz yağmurunu,
Baharda yeşeren bir ağacı?
 
 
 
Nerden bileceksiniz
Belirsiz bir hüznün kiracısıyken
Acı acı gülümsüyorum 
Ağlarken içim

MÜZİK, MÜTHİŞ ÖNEMLİDİR[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

müzikten başka
bir şey değildir.”[1]
 
Her fırsatta ısrarla ifade ettiğim gibi hayatı, onun lisanı müziği müthiş önemser[2] ve AKP’li Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’la birlikte çalan Erkan Oğur’un, “Müzik unutulmaya yüz tutmuş bir dil gibidir. İnsan giderek ondan uzaklaşmaktadır,”[3] saptamasını ciddiye almam…
Müziğin, hayat gibi -onu bırakıp, boşlamadıkça!- insan(lık)ı hiçbir zaman, asla terk etmez; hatta zindanda, işkence de dahi…

Yürüyen Şehir İstanbul

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi
Ta ötelerden 
Yakalar 
Götürür dipten kalan
Örtük, yaşamlara
Kaygısız, kaygan uçurumlara
Yarım kalmış bir sevdanın
Hüzünlü bakışında yürür
 

Asma kilitli
Tahta kapının eşiğinde
Seninle gelemeyip arkandan
Bıraktıkların
Anadolu’dan gelmenin
Yalnızlığı dolanırken ayaklarına
Kalabalığın ortasından
Gözlerinde
Buğulu bir damla düşer
Bakırköy'ün özgürlük meydanına

DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI III

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI III
Madde 21: Muriel Barbery’nin “Kirpinin Zarafeti” romanında, “… sanat bizim ne işimize yarar? Duygularımızı şekillendirir ve görünür kılar. Bunu yaparken de özel bir biçim dolayısıyla insani duyguların evrenselliğinin somut örneği olan bütün eserlerin taşıdığı sonsuzluk damgasını duygularımıza basar…” (s. 173) pasajı geçer. Edebiyat da sanatın en incelikli dallarından biridir. Şiirler, romanlar, öyküler ve denemelerle sonsuzluk damgasını duygularımıza basar.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...