edebiyat

Bir/1 olmak, yaşamı ve geleceği kazanmak! H.Gürer

H.Gürer kullanıcısının resmi

Kiminle konuşursanız konuşun, herkesin mevcut duruma, gidişata dair ciddi eleştiriler yapmasıyla karşılaşırsınız. Kiminle konuşursanız, “kimse yan-yana gelmiyor, kimseyle bir şey yapılmaz” denilen depresif haller görürsünüz. Kimsenin kimseleri sevmediği, bir araya gelmediği garip haller. Oysa herkesin bir arada olmaya ne kadar çok ihtiyacı var! Bir araya gelmeyenlere “bir’ey olarak üzerine düşeni yap” dersin, onu da yapmaz. “Bir” kişi ile bir şey olmaz/değişmez” denip işin içinde çıkarlar/çıktıklarını sanırlar.

Anadili Günü/ Zazaca Çocuk Edebiyatı/ Elif Dumanlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Haydar Karataş’ın ninesinin anlattığı masalara “Gece Kelebeği”nde karşılaşmıştım.
Gece Kelebeği, Dersim Katliamı’nın kapısını bize bir kadının yaşadıklarının tanıklığından aralarken, o masallar ise bize Dersim’in mekânsızlığının ve ebedîliğinin kapısını aralıyordu. Gömüt içindeki ayırt edilmeyen gömüt gibiydiler; dokunduğunda ruhunu sarıp sarmalayacak, dokunmadığında ise hiç yokmuşçasına kalacak.

ÖNEMSİYORUM ONLARI; ELBETTE BOŞUNA DEĞİL…[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Post-modern zamanların -insan(lık)a mündemiç her şey gibi- edebiyat/ yazına verdiği hasar, “Başarılı bir yazar ya da ressamı nezih bir işadamından ayırt edemezsiniz,” diyen Sinclair Lewis’in notu eşliğinde asla küçümsenmemelidir…
Tam da bunun için edebiyat/ yazın konusunda unutturulmaması gerekenler vardır.

BİRİSİ NAZIM HİKMET, BİRİSİ ORHAN KEMAL

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
Biri halk denizinde kabaran yüce dalga, 
Biri halk ormanında en gür ve en yeşil dal, 
İkisi de yazında birer silinmez damga, 
Biri Nazım Hikmet’tir, birisi Orhan Kemal! 
 
Biri duyan yüreğim, biri gören gözümdür, 
Biri şiir ırmağım, biri anlatı dağım, 
Biri atar damarım, biri çelik sözümdür, 
Nazım Hikmet kavgamdır, Orhan Kemal şafağım! 
 

BİLMEK

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
 
Bilmek,
Zamanın burçlarında
Sabrın hurcunu çözmek.
Ezmek kuşkuların yedi başlı ifritini,
Ay ışığında bulutları silmek.
 
Bilmek,
Sevgilerin kavşağında
Kaldırımları ezen gizleri çözmek.
Gezmek yürek atlasında evreni
Çiçek çiçek yüreklere ekilmek.
 
Bilmek,

Devrim onun içine sığmıştır da o devrime sığmamıştır

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 
Ressam Oruçoğlu mu? Fena olmaz, onun en çok severek yaptığı şey resim. Resim insanoğlunun sesten sonraki ilk konuşma dilidir de. İnsanlık mağara duvarlarına çizdiği şekillerle hem bugünün yazı dilini bulmuş ve hem de günümüzün sanat dilini keşfetmiştir. “İyi de günümüz ressamı aydınlanmanın neresinde durur”, dedim ve durdum.

Şair ve devrimci Oruçoğlu da var. Oruçoğlu, bir söz ve kelime ustası ama şairliğini beğenmemiş. Oysa İbrahim Kaypakkaya’ya dair yazılmış en güzel şiirler ona aittir,

“ne güzel öğrenmişsin ustaca söylemeyi, ölümü hiçe sayıp gülmeyi...”

Edebiyat Nedir?

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Edebiyat’ın amacı estetik ve güzelliktir. Edebiyat’ı edebiyat yapan iki temel özellik vardır: 1) Dil-üslup 2) Estetik-güzellik. Bu özelliklerin ikisi de okuyucuya ve yazara göre değişkendir. Edebiyat duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine anlatabilmek için bir araç niteliğindedir. Edebiyatta içerikten çok o içeriğin nasıl dile getirildiği önemlidir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
edebiyat beslemesine abone olun.