“Eski(meyen)/ Yeni Türkiye’de Barış(mı?)![*]
her zaman nereye bakıldığı değil,
nereden bakıldığıdır.”[1]
her zaman nereye bakıldığı değil,
nereden bakıldığıdır.”[1]
yürüyen bilmez;
açan bilir...”[2]
Dersimiz; “Ben proletaryanın ideolojisini benimsemiş, halkın kurtuluşunu savunan bir Komünistim!” vurgusuyla, “Komünistler tarihin devrimci mücadelede silah hâline getirilmesini çok iyi bilirler,” diyen İbrahim Kaypakkaya’ya.
Gözlerinde mutluluğun eksikliği
Hüzün olmuş bakışlarında,
Duygular ayaklandırmış umutları!
Ondandır günlerin nefessiz kalışı..
Oysa mavi gözlerin,
İmgesiydi özgürlüğün!
Sensizliğin siluetine kazınırken hasret!
Kirpiğime oturmuş,
Özlemlerde aradım seni
Ey Özgürlük...
Gözlerim;
Bir ışık yolu oldu uzandı mavi denize
Uzaklaşan dalgalarda seyrettim
Yakamozlar içinde ayak izlerimi..
Bir gün bir yağmur tanesi gibi
Bulutlardan düşeceğim!
kesinlikle kendine inanandır,
çünkü o mutlak biçimde kendisidir.”[1]
Sanat hakkında birçok şey söylendi; söyleniyor ve söylenecek de; ancak ne nasıl sunulursa sunulsun, “Artes serviunt vitae, sapientia imperat/ Sanat, hayatın hizmetkârı; akılsa idarecisi”dir!
veya onlara karşı olmak,
ya da bazı konularda bir şeye inandığımızı
veya inanmadığımızı dile getirmek,
ceza yaptırımlarına yol açıyorsa
düşünce özgür değildir.”[2]
Berfin Jêle`nin Zazaca şiir yazma hikâyesi 1991 yılında Türkiye’yi terk etmesiyle başlar. 1980 darbesinde tutuklanan Jêle bir süre hapis kalır. Dönemin pek çok devrimci kadını gibi o da geride iki çocuğunu bırakarak ülkesini terk eder. Asılnda onun Zazaca serüveni çocuklarını ana dilinde arama özlemiyle başlar. Jêle daha sonra çocuklarına kavuşsa da, ana diline kavuşmamanın hasretini şiirlerinde sürdürür. Berfin Jêle’nin hali hazırda okurla buluşmuş iki şiir kitabı var.
Gros tonajlı yabancı menşeli gemiler geçiyor
Sarayburnu, Ahırkapı arasında
Gözlerimin önünden
Uzayıp giden sahilde yine seni düşünüyorum
Aklımda kalan o gözlerinde ben bir kez daha kayboldum
Bu koca şehrin bahar sabahında kulağımda martı çığlıkları
Kendi hıçkırıklarımı duyamıyorum
Yüreğimdeki büyük sevdam sensin
Senin o güzel gülüşün İmgelerimde silinmiyor
Aşk çiçeği manolyam, avucuma kalan kokunu içime çekiyorum
“Post factum/ Olay olduktan sonra” konuşmuyoruz; Şişli-Mecidiyeköy-Bakırköy güzergâhında olayın tam da içindeydik; 2007’den beri olduğu üzere…