Ağ Günlükleri

Ortadoğu’da T.”C”nin Hâli ve Rojava

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Kendi devletinizin işlediği
suçlara ortak olmayın!”[2]
 
“Eski” ölürken; yeni eşikte ve gelmekteyken; Ortadoğu bir çağ dönümünü yaşıyor.
Bu sadece benim görüşüm, kestirimim değil. Siyasal yelpazenin farklı konumlarında olanlar da benzer ya da paralel saptamaları dillendiriyorlar.

Savaş ve Barış

Abuzer Yalçın kullanıcısının resmi

Bugüne kadar Kürt sorununda insanımızın ağzından düşmeyen bir cümle, kafasından silinmeyen bir düşünce vardı: ”Bu halk kardeştir. Bölünmez, Türk’ü Kürt’ten ve Kürt’ü de Türk’ten ayıramazlar.”
Bugün toplumumu bu noktadan uzaklaşmış görüyorum. Ne yazık ki acıları yarıştırır olduk. Ölümlere sevinmesek bile ses çıkarmaz olduk.

Hastane Önünde İncir Ağacı

Nural Yılmaz kullanıcısının resmi

Oda arkadaşım 36 yaşında Uşaklı Nuriye. Sessiz sakin bir kadın. Cam kenarındaki yatağı o kapmış, benimkisi banyoya daha yakın.
Akşam yemeği geldi. Gayet iyi. Çarşaflar tertemiz. Oda sıcacık. Bundan iyisi Şam'da kayısı misali. 
Tanımadığım biriyle aynı odada uyumak epeyce zor bir durum olsa da,  iki aya yakın bir süre hiçbir ödeme yapmadan bu hizmeti almanın tek bedeli odayı biriyle paylaşmak. Mecburen paylaşacağız!

Cemrenin Suya Düştüğü Gün, Anıların Hayat Buluşu

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Bir süre etrafı seyretti. Sokaklar yağışlı kış günlerine nazaran daha hareketliydi. Karşı binada oturanlar çoktan piknik sepetini hazırlamış arabalarının arkasına yerleştiriyorlardı bile. Genç anneler küçük çocukluyla parkta koşuşturuyorlardı.  “Böyle bir günde evde durulmaz, işlerin canı cehenneme” diye mırıldandı, kendi kendine.
O günün,  cemrenin toprağa düştüğü gün olduğunu hatırladı birden. “Hoş geldin İlkbahar bugün seni kutlamalıyım.” diye mırıldandı tekrar. Hızla salona daldı. Gazete okuyan Asım Bey’in tepesine dikildi:

Zeybeklik ve Zeybekler tarihi/ Ali Haydar Avcı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Dağ başından dumanın, yiğit başından gümanın eksik olmayacağını söylerler..... Kimilerine göre zeybekler, Anadolu’nun eski halklarının kalıntısı... Kimilerine göre dokuz yüzlü yıllardan itibaren Asya ve Kafkaslar’dan akın akın Anadolu’ya gelen Oğuz Türkmenlerinin Gaziyan koludur. Adlarına 'Gaziyan-ı Rum' da denir. Kimilerine göre Anadolu’da yüzlerce yıl önce kurulan güvenlik örgütü, kimilerine göre de Ege denizinin korsanları, Osmanlıya göre 'demleri heder, vücutları gayr-i münkerdir..."

Osmanlı Gizli Tarihinde PİR SULTAN ABDAL/ Ali Haydar Avcı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

"Pir Sultan Abdal gerçeğini doğru anlamak için süreçle -buna dönemin koşulları da denilebilir- doğru ilişkilendirmek gerek. Bu yaklaşım, olayların nesnel kavranışı açısından sağlam bir temele oturtulması, olayın çok yönlü ve derinlemesine çözümlenmesi anlamına gelir. Bunun için dönemin toplumsal yapısını -toplum-düzen ilişkilerini- doğru okuma/kavrama, doğru yorumlama ve anlamlandırma büyük önem taşımaktadır.

Sanatın Sınıfı veya Sanat Siyasal ve Sınıfsaldır[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

dünyayı değiştirmede
-özgürleştirmede- birleşirler.”[1]
 
Yeni Kapılı yoldaşlarım, “Sanatın Sınıfı” başlıklı bir sunum istediler benden. Dolayısıyla konuşmamın başlığını onlar koydu. Bana kalsaydı: “Sanat Siyasal ve Sınıfsaldır” derdim…
Evet, benim için “Sanat Siyasal ve Sınıfsaldır”.
Biliyorum, bu saptamam kimilerine, özellikle de “sanat sevicileri”ne çok katı ve köşeli gelecek.
Ama ben bu tutumda ısrarlıyım. Çünkü sınıflı bir toplumda, beşeri olan her şeyin -nihai kertede- siyasal ve sınıfsal olduğundan şüphe duymuyorum.

Tarihselden Güncele Ortadoğu’nun Kanayan Yarası Filistin

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Bütün yenilgilerimi temize çektim
Ölüm boy veriyor artık
Düşlerimle suladığım topraklarımda.”[1]
 
Filistin -Kürdistan gibi-, Ortadoğu’nun kanayan yarasıdır.
Yüzyıllardır kanayan bu yara, XXI. yüzyılın şafağında vahametini ağırlaşarak korurken; Ortadoğu’nun yeni biçimlenmesinde de -Kürdistan gibi- stratejik bir öneme haizdir.
“Sykes- Picot’nun sonu”na[2] ulaşılan Ortadoğu’nun genel hâlini, bir savaş durumunu olarak nitelemek hiç de abartı olmaz.

Koçgiri'nin Onurlu Direnişi

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Gelo ew ki ye / Jı wé da te ye /
Çı bejnik le ye / We ki reyhan e /
Navé wî Alîşer e / Him mér e him reyber e /
Li çiya ye Koçgîriyê zulfîkare
Öncelikle bilinmelidir ki, 1921 yılında Koçgiri (2), 1930'da Zilan ve 1937-38'de Dersim’de yaşananlar, resmi tarih belgelerinde tahrif edilerek gösterilmeye çalışıldığı gibi asla isyan değil, birer katliamdır. Hatta Dersim 1937-38 bir soykırım girişimidir.

On Çocuktuk

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 Nefes nefese kalmıştı. Elini tükürüğüyle ıslatıp saçına şekil verdi…
“Hacı” dedi, “Arkadaşlar okulun önünde bizi bekliyor. Kızılçullu’ya yüzmeye gidiyoruz… Ayrıca nerede bir bardacık ağacı, bağ bahçe görürsek dalarız artık.”
Üzerime kısa pantolonumu geçirip, içi peynir dolu, yarım ekmekle sokağa attım kendimi. Arkamızdan annemin sesi duyuldu:
“Karanlığa kalmayın e mi?”

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.