Ağ Günlükleri

Verileriyle Demokrasi (Mücadelesi) ve Düzen(sizlik) Üzerine

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Kölenin olduğu her yerde
mutlaka bir de efendi vardır.”[1]
 
Genel olarak Türkiye’de (ve Kuzey Batı Kürdistan’da) demokrasi mücadelesinden söz etmek, özelde Türkiye’de (ve Kuzey Batı Kürdistan’da) ne olduğundan ya da ekonomi-politik gerçeklikten bağımsız ele alınamaz.

12 Eylül'de de çok güldük Netekim! Anamdan İnciler/ Ali Gümüş

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Tuhaf gelmişti çünkü ‘12 Eylülde gülmek için hiçbir neden yok’ diye düşünmüştüm. Üstelik 12 Eylül solun üzerinden bir silindir gibi geçmiş, önüne gelen herkesi ezmişti. Solu sol yapan devrimcilerin birçoğu idam edilmiş birçoğu sakat bırakılmış, birçoğu da sürgünlerde yaşamak zorunda bırakılmıştı.
Ama kitabı okumaya başladığımda bu konuda yanıldığımı anladım. Çünkü hayat devam ediyordu ve geride kalanlar kendi ölçüleri içerisinde hayatı devam ettirme çabasını ve mücadelesini vermeye devam ettiriyorlardı.

Kömürcü

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kamyonetin sürücüsü bizi kapı önüne sıralanmış, kalabalık bir hâlde görünce az ilerdeki sokağa sapmaktan vazgeçip geri geri geldi, durdu sessizce. Camdan başını yana uzatıp gülümsedi. “Kıymet Abla” dedi anneme, “çok güzel odunumuz, kömürümüz var. Hem fiyatları uygun hem de altı taksitle”
Annem fiyatını sordu. Aldığı yanıt karşısında: “Fiyatı uygunmuş” dedi.
Kamyonetin sürücüsü: “İsterseniz sizi kömür deposuna götürebilirim” dedi.

“Faili Meçhul” -Olmayan- “Kayıp”(lar)

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 “Bir yapının gerçeği
en iyi, onun en aşırı
durumunda görülebilir.”[2]
 
Berfo Ana’yı tanır mısınız?
12 Eylül darbesinin ardından Kars’ın Göle ilçesinde evinden gözaltına alınarak kaybedilen Cemil Kırbayır’ın 100 yaşını aşmış annesini, faili meçhul ve kayıp yakınlarının sembolünü.

“Susma! Sustukça Sıra sana gelecek...”[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

itile kakıla çocuklar
öfke içinde hasret içinde
sabır içinde ağrı içinde
ağrı umut içinde
ölümlerin ve hapishanelerin rağmına
çiçek gibi
büyüyor çocuklar…
bizim çocuklarımız.”[2]
 
Sözlerime izninizle bir anıyla başlamak istiyorum.
Temel (Demirer)’le bir iş için Bilecik’e düşmüştü yolumuz. Temel burada yıllar önce yattığı Bilecik cezaevini görmek istedi.

Maymun Düğünü

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Birinci öykü kitabımı ilkin Yaşar Nabi Nayır'a, sonra da Mehmet Fuat'a götürdüm, her ikisi de, "Biz el yazmalarını okumuyoruz, daktiloya geç getir," diyerek alıp okumadılar. Daktilo bulamadım. Daktilo buluncaya kadar evinde saklaması için öyküleri sevgili arkadaşım Ahmet Öztürk'e verdim. Tabi bu arada 12 Mart darbesi oldu. Ahmet, bir İsrail baskını sonucunda Filistin'de öldürüldü. Öyküler, General Faik Türün'ün, Elrom'un öldürülmesinden sonra, 80 bin askerle İstanbulda başlattığı arama furyası sonucunda kırklara karıştı.

Anadili Günü/ Zazaca Çocuk Edebiyatı/ Elif Dumanlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Haydar Karataş’ın ninesinin anlattığı masalara “Gece Kelebeği”nde karşılaşmıştım.
Gece Kelebeği, Dersim Katliamı’nın kapısını bize bir kadının yaşadıklarının tanıklığından aralarken, o masallar ise bize Dersim’in mekânsızlığının ve ebedîliğinin kapısını aralıyordu. Gömüt içindeki ayırt edilmeyen gömüt gibiydiler; dokunduğunda ruhunu sarıp sarmalayacak, dokunmadığında ise hiç yokmuşçasına kalacak.

Soy Kodu Uygulaması Herkesin Fişlenmesidir

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

"Rumların 1, Ermenilerin 2, Yahudilerin 3 ve Süryanilerin 4" rakamı ile numaralandırıldığını itiraf etti.
 
Bundan anlaşılacağı gibi yıllardır, İttihat Terakkinin "tek dil, tek din, tek millet" anlayışına ve asimilasyon politikalarına karşı "Eşit Yurttaşlık Hakkı Mücadelesi" veren Aleviler ile “Ana dilde Eğitim” ve “Kürt kimliği” üzerindeki baskıların kaldırılması mücadelesini veren Kürtler, eşit yurttaş olmadıkları gibi, bir 'Soy Kodu' numaralarına bile sahip değillerdir…
 
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.