Ağaçkakan

Rauf Akar kullanıcısının resmi
Tak tak tik tak tak taka tik tak

Taka taka tik tak taktik tak…

Bu sesler artık kabak tadı vermeye başlamıştı. Adamın seslere gereksinimi vardı. Sırf bu yüzden bu ağaçkakanı bahçesine almıştı. Daha önceleri yalnız kalmaması için çeşitli hayvanlar beslediği olmuştu. Yıllardır, kedi, köpek, tavuk, horoz gibi hayvanlarla vaktini geçirmişti. Köpekler ve kediler konuşmuyorlardı. Horoz ise fazla vakitli vakitsiz öttüğünden dolayı, onu şişe geçirip afiyetle yemişti. Sonrasında kafasını epey bir zaman dinleyebilmişti.

İnsanlar sürekli olarak aynı sorunları konuştuklarından ötürü, onlar da adamın canını sıkmaya başlamıştı. İki arada bir derede kalmış, bu can sıkıntısına çareler aramaya başlamıştı. Yıllarını kitap okuyarak geçirdiği için, kitaplar can sıkıntısını biraz olsun giderebilirdi. Kitapçılara gittiğinde ise bir başka can sıkıntısı çekiyordu. İlgi duyduğu alanlardaki kitapların hiçbiri kendi diline çevrilmemişti. Can sıkıcı roman ve hikâye türü olan kitaplar da canını sıkmaya başlamış ve İngilizce gezi ve macera kitapları okumaya başlamıştı ya da bilimsel kitaplar...

Kitaplar can sıkıntısını bir ölçüde gidermeye yetiyordu ancak bir müddet sonra okumaktan da yoruluyordu. Bir ara yazmayı bile denedi. Yazmak işinde de başarılı olamayınca kalemi de kâğıdı da fırlatıp attı. Yazdığı öyküleri Facebook’ta paylaştı, paylaşımlarını kimseler beğenmeyince, yazma işinden de vazgeçti.

" tak tak tik tik tik tak tak.."

Adam ilginç bir kişilikte olduğu için, bu sefer hiç olmazsa ses olsun diye, nereden bulduysa evine bir ağaçkakan bulup getirdi. Ona bir kafes aldı ve içine odun parçaları koydu. Ağaçkakanın çıkaracağı sesler onun bu sessiz yaşamına ses getirecekti. Kendisi öyle sanıyordu. Normal bir yaşamı arıyordu adam. Kadınların sürekli konuşma alışkanlığından ve başka nedenlerden dolayı evlenmekten de vazgeçti. Aslında evlilik programlarında hoşuna giden bir bayan çıkmıştı. Telefon edip etmemek de tereddüt etti.

Kadın sağır ve dilsizdi. İçinden “işte bu benim aradığım kadın olabilir” diye düşündü. Bir öğrenemediği işaret dili kalmıştı. Anlaşır giderdi. Kadın bu ortama alıştığına göre kendisi de alışabilirdi. Onu dünyanın çeşitli yerlerine götürür ve mutlu ederdi. Bu konu hakkında da uzun uzun düşündü. Bunlar da çok konuşuyorlardı aslında, el kol işaretleriyle. Bir yerlerde görmüştü. Aklına geldi birden ve hemen telefon etmekten caydı.

Tik tak tak taka taka tik tak tak.

Birdenbire düşlerinden uyandı. Bu kadar da olmazdı doğrusu. Altı aydır kafası şişip durmuştu. Ses isteyelim derken altı aydır kafasına sanki çekiçle çivi çakılıyordu. Dayanamaz duruma gelmişti. Son günlerde ise artık kafası bu seslerden iyice zonklamaya başlamıştı.

Tak tak tik tik tak tik tak tak…

Adam bahçedeki koltuktan kalktı, okuduğu kitabı çimenlerin üstüne koydu ve içeriye girdi.

Çıktığında ise elinde bir av tüfeği vardı. Tüfeği, bahçede kafes 

içerisinde bulunan ağaçkakana doğru yöneltti ve tetiği tereddüt etmeden çekti.

Ağaçkakanın tüyleri havada uçuşuverdi...

Kategori: 

Bunları Okudunuz mu?

02/20/2025 - 10:30
01/18/2025 - 21:05
11/20/2024 - 20:50
11/14/2024 - 19:11
11/03/2024 - 12:12

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...