Ağ Günlükleri

Ağaçkakan

Rauf Akar kullanıcısının resmi

Taka taka tik tak taktik tak…

Bu sesler artık kabak tadı vermeye başlamıştı. Adamın seslere gereksinimi vardı. Sırf bu yüzden bu ağaçkakanı bahçesine almıştı. Daha önceleri yalnız kalmaması için çeşitli hayvanlar beslediği olmuştu. Yıllardır, kedi, köpek, tavuk, horoz gibi hayvanlarla vaktini geçirmişti. Köpekler ve kediler konuşmuyorlardı. Horoz ise fazla vakitli vakitsiz öttüğünden dolayı, onu şişe geçirip afiyetle yemişti. Sonrasında kafasını epey bir zaman dinleyebilmişti.

Kız istemek mi? Tanrı Korusun!

Rauf Akar kullanıcısının resmi

Benden sadece tek bir şey rica etti:
"Ailen beni istemeye gelsin” dedi, “babam biraz eski kafalıdır. Üstelik yaşlı bir adam… Gönlünü kırmayalım Rauf, olur mu?" diye yalvardı adeta.
" Tek başıma gelsem olur mu, Melahat ?"dedim.
" Bilmem ki, dene istersen!” dedi.
Bende güzelce giyinip tek başıma kızı istemeye gittim. Beni bir odaya aldılar ve üç-beş sohbetten sonra, ben sadede geliverdim.
" Kızınızı sizden istiyorum" dedim.
Kayınpeder şöyle bir baktı bana,
" Oğlum senin ailen falan yok mu?"

Yasak Şehirler Atlası

Murat Özgöl kullanıcısının resmi

Narçiçekleri taşır Dicle’ye Fırat
Mem u Zin’in gözlerinde tutuşurken aşk.
Aşk ki künyesidir yüreğine kazılan yiğidin
Okunur söylencelerde, dengbejlerin diliyle.

İçinde güneş taşıyan çocuktur Vangölü
Sereserpe uzanan Tamara’nın düşlerine
Bir isyan çığlığında…
Ve ninnidir Geliye Zilan annelerin dilinde
Kaç çocuk yetim büyüdü
Kaç uyku bölündü kan ter içinde.

Şiir tadında öyküler

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Ama her birinin yüreğinde bir umut kıvılcımı vardır. Her an tutuşmaya hazır bir bozkırları... Umuttur işte. Umut, kurşun geçirmez geceleri bile aydınlığa çevirebilir. Ve o umudun hiç bitmesini istemezler öykü kahramanları. Henüz ilk öyküsüyle insanı kendisine bağlayıp, yarına olan inancımızı daha da büyütüyor.



Eylül; On İkiden Vuruldu.

Hasan Sağlam kullanıcısının resmi

 
Mevsimler değişmez, sarsılmaz renklerini bezenerek, coşarak, sararıp solarak mutlak ve vazgeçilmez döngüsü ile devam eder. Eylül hazin sarımtırak rengini kuşanarak “kürdili hicaz” makamında gelip göğüs kafesimize dayanır. Darbelenmiş ayak izleri, potin seslerinde toz duman olmuş gencecik nefesler, yırtılmış kitaplar, yakılmış defterler, diz boyu işkenceler, idamlar ve uzun soluklu hapisler…
 
    Üstünden yılların geçmesi asla eskitmedi, eksiltmedi sancısını on iki eylülün. Mağdur edilmiş bütün bir hayatın hesabını kırılgan birkaç kelimeyle telafi etmek olanaksız.

Kuşluk Vakti

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Gözyaşlarım
Aksın
Kahredici
Çorak topraklara
Ola ki yararı ola
Belki
Çekip gider soyka yerler
Güzel bir hâl alır
Verimleşmiş mükemmel geniş topraklar
 
Burnumda tüten
Bahar’ı özledim
Ömrü kısa
Kelebeklerin ardı sıra
Hep koşmak
Dallarda tutup gülleri sevmek
Güleç yüzle bağları girmek istiyorum
 
Söken şafaklarda
Esintili kuşluk vakti
Sürülen tarlalarda yükselirken buğu
Çiftçilerin mutluluğuna tanık olmak istiyorum
 
Bol güneşli

Ses

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Evin temizliğini bitirmiş, öğle yemeğini de hazır etmişti. Normalinde rahat olması gerekiyordu, ama değildi işte. Bir yanma hissetti midesinde. Kaygılıydı. Kötü bir şeyler olacak hissi bir yılan gibi yüreğine çöreklenmişti. Eli ayağı titriyordu. Pencere kenarına gitti. Kızı Berivan ile oğlu Mehmet’in yolunu gözledi. Çocuklar gecikince huzursuzlandı. Hırkasını üstüne geçirip evden dışarıya çıktı. Hızlı adımlarla okula doğru yürümeye başladı.

Yolun yarısında çocuklarıyla karşılaştı. Sevindi. İçine ılık bir sevgi aktı.

Oyuncaktan Barikatlar

Murat Özgöl kullanıcısının resmi

Gevaş''ın durgun kıyılarında çekirge seslerine karışıyordu annemin esmer sözcükleri, kaybolduğu masalda yolunu bulmak için ardında sözcüklerini unutan bir çocuğun yalnızlığıyla büyüyordum.İlk hecesi zor öğrenilmişe bir ''ben'' olan gözlerimin ufkunda büyümek,kimi dillerde yaşamaktı; kimilerinde ise ...Zaman, Kafka''nın günlüklerine izi düşmüş bir kül yığınıyken, heybemde kalan yangnlarda bir varolma masalıydı şiir...                           

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.