Ağ Günlükleri

Ez Canim Tu Cananî

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Barane ax jî şile, li jorde berf dibare
Rebenê em bimeşin, zû bike dem êvare
Ez gorî gurra min ke, tu car jî fikar meke
Bihar’a me rêda ye, nav de germ û xubare ...

Megirî ,nelorîne paş şevan ronahîye
Em destên hev bigirin lı bom e şanazîye
Tu kewî ez kevirim, vêsa xwen ser min dayne
Ev dilê min birîndar li bot e avahîye

Doğum Günü Hediyesi

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

“Her yaş kendisine özgü güzelliklere sahiptir,” diye düşünsem de kendimi ikna edemedim. Yaşlılığa doğru koşar adımlarla yürüyordum. Daha doğrusu öyle hissediyordum kendimi. Ölümden korkmuyordum, ama yaşlılık beni dehşete düşürüyordu. Yapayalnız mı kalacaktım? Çocuklarım, ihtiyar yurduna beni gönderip orada unutabilirlerdi pekâlâ. Her gün onlarca örneğini duyuyor ve televizyonda izliyordum. Çocuklar, hiç acımadan anne ve babalarını sokağa bile atabiliyorlardı. İhtiyarlamamak için yaşımı dondurmak istiyordum. Hâlbuki küçükken, yılların çabucak geçmesini ne kadar da çok istemiştim.

Yolculuklar düştü payımıza

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 

Durdu yüzüne kederli kederli baktı adamın, yaşlı bilge ve devam etti:

"Evet, yeni dünyalar keşfetmek kolay değildir, içinde hüzünler, acılar ve kanayan iklimlerin olacak. Ancak keşfetme duygusu insanın tek yaşama nedenidir, keşfetmek insan için, henüz tarifi yapılmamış tek mutluluk nedenidir."

Adamın kafası karışmıştı, içinden hızlıca trene koşmak geliyordu ancak korkuları vardı. Bilgeye sordu:

"Peki, sen neden yeni dünyaları keşfetmeye gitmiyorsun?" dedi.

Karşımızda Başka Bir Yüz

Yusuf Değirmenci kullanıcısının resmi

Kar yağıyordu Gabbar’a. Şimdiye kadar görülmemiş bir soğuk, Gabbar’lıları çıldırtmaya yemin etmişti adeta. Üşümek zavallı kılıyordu herkesi. Çavuş hazır komutta, Sülolar arkasında donuyordu. Kar, hırçın hırçın yağarak yolları kapatıyordu. Bu az tanınmış diyarlar, ezik bakışların ardından, umutlarını okşayacak elleri bekliyordu. “Bu anasını sattığım kar ne zaman duracak.” diye mırıldanıyordu Süleyman. Çavuş’un sessinde kaba bir dalgalanma:

Ne Mutlu İnsanım

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ne mutlu ben insanım, mutluluğu severim
Üstünlüğü hiç bilmem, hep hadimi bilirim
Ben bitkiye, hayvana, canlılara kıyamam
Emeğe saygılıyım; güzel yolu seçerim
 
Küçüklere sevgim var, büyüklere hürmetim
İşte huyum böyledir, budur benim servetim
Hem eker hem biçerim, kendime çok yeterim
Dokunmayın dünyama, siz olmayın cellâttım      
 
İnsanım, üretenim! Halkları çok severim
Siyah, beyaz ayırmam, hepinizi beklerim
En büyük emektir! Dünyamızda çok güzel
Doğu, batı fark etmez, hep el ele verelim
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.