Ağ Günlükleri
İstibdat’a Baş Eğmeyen Özgürlük Ozanı[*]
Kopsun, seni bir hak diye alkışlayan eller!”[1]
Ruşen Eşref’in, “O, toplumdaki bütün titreşimleri gece gündüz uyumadan izleyen bir tür sismograf gibiydi,” diye betimlediği özgürlük ozanıydı.
“İstibdat”a karşı hürriyet mücadelesinde “O bir hülya, olsun ben o hülyaya da bin canla inandım,” diyen bir kararlılıktı.
Hâlit Ziya Uşaklıgil’in, “Elleri para saymak için değil, kalem tutmak için yaratılmıştı,”[2] cümlesiyle özetlenebilirdi şairin yaşamı.
Üç Yeni Kitap
KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİ ve TOPLUMSAL YOZLAŞMA
Araştırma
Önsöz
Üst İnsan Kendini Bilmek, Alt İnsan Ütopik Yalanları Yüceltmektir
Uzun yıllar insan ve toplumsal konularla ilgili makaleler yazan birisi olarak, en fazla insan üzerine yazdım ve yazmaya devam ediyorum. Çünkü her türlü egoist çıkarlarımız için tüm insani değerleri kullanıp bitirdiğimiz halde utanmadan, sıkılmadan hâlâ ahlak ve insanlıktan bahsediliyor. Oysa 21. yüzyıl insanı ya “Üst İnsan” olmak zorunda ya da yarattığı alt kültürle sonunu getirecektir. İki önermenin dışında başka bir yol bulunmuyor.
Mıstıkıs
Mıstıkıs ismi ortaokul birinci sınıfta en yakın arkadaşım Kadir tarafından iliştirilmişti yakama. Cumartesi günü Tommiks kitaplarını okuyup mahallenin savaş meydanında talimler yaparken ansızın ağaç dalından uydurduğu tabancayı başıma doğrultup:
-Hey Mıstıkıs ellerini başının üstüne koy, teslim ol! deyivermişti.
Yolculuk
Otobüs Çine çayının kenarından sarsılarak kıvrılırken, içeride keskin sigara kokusu, arabesk namelerin eşlik ettiği bir mide bulantısıyla başında kırlangıçların fır döndüğü, uzak seslenişlerin düş yolculuğundaydı Sedat.
Edebiyat Sarsarak, Yıkarak Yenile(Ni)R[*]
Gidiyoruz.”[1]
Sanat, insan(lık) imgelem gücünü doğrudan etkileyip; düşünce ve dil dünyasının belirlenmesinde derin izler bırakan eylemdir; sanatın dönüştürücü gücü, insan(lık)a estetik algı/duruş ile vicdan katar.
Tam ta bu kapsamda insan(lık)ın beynine, yüreğine seslenip, onda yeni heyecanlar, umutlar, düşler yaratıp/ uyandırır edebiyat da…
Koptu Düşlerin Mavisi
Yazarım yazmasına da
Acemiyim
Anlat ki anlatayım
Özümü özüne bağlayayım
"İşte şu gördüğün
Değirmen de üğütüldüm
Aralık'ta ayaz da
Maraş'ta"dedi
Sürekli bir şeyler toplamaya çalışıyor
Boynunda taşıdığı heybesine koyuyordu
Sordum nedir
Yerde topladığın
Sustu sustu
Döküldü dizelere
Dizeler sızladı
Dilime
Destan eylesem
Anlatsam seni
Uçan kuşa
Düşen yaprağa
Azalır mı acıların
Bilemediler İşte
Sonra üzerine kelimelerden iki avuç toprak
Çığlıklardan yeminler serptiler
Yüzünü gökyüzüyle yıkadılar
Bilemediler işte
Bizden susarak gitmedigini
Kalpte kızılca bir nefes
Ve umutta mavi günlere döndüğünü
Bilemediler işte...
AĞIRLAŞTIRILMIŞ GECE
AĞIRLAŞTIRILMIŞ GECE






