Ağ Günlükleri

FİRARİ YAZILAR, TIPKI KAFESTEKİ KUŞLARIN MAVİ GÖKLERLE BULUŞMASI GİBİ…

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
FİRARİ YAZILAR, TIPKI KAFESTEKİ KUŞLARIN MAVİ GÖKLERLE BULUŞMASI GİBİ…
 
            Değerli Ayhan Kavak ve Adil Okay’ın ısrarlı çalışmalarıyla nihayet içeridekilerin, yani içerideki firarilerin “axını” dışarıyla buluşturabildi.
            Nihayet! Çünkü milyarlarca insanın tek bir tıkla, tuşla bütün mesafeleri yakınlaştırdığı bir gezegende içeridekiler, yakın mesafedeki yakın ve dostlarıyla halen haftalarca, aylarca yol gidip gelen posta aracılığıyla haberleşiyorlar…

Liman

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Bir yaz akşamı sahil kenarında
Halatını bilinmeze koparıp
Uğurlanmanı bile beklemeden giden bir gemiydin.
Karışınca hayatın akışına
Göçmüş saymıştım seni dünyadan
Yok oluşundan sonra
Dudaklarıma başka isimler ezberlettim.
 
 
Ben...
Bulut bulut umutlarımı
Ve nice hayallerimi üleştirmişken kimsesizlere
Bir kez daha bana geri dönüp de 
Ağlamanı bekleyecek bir liman değilim.
Gözlerimde son seferin,

Nehrin Uğultusu

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Dağların, turnaların
Gölgeler gibi uçup
Giden hayatların
Türküsüdür bu

Geceyi gündüze dönüştürüyor
Her bir ezgileri
Rüzgârın çarpmasıyla
Hışırdıyan yapraklarla
Dağlardan sesleniyor

Acılı akıntılarla akıp giden
Nehrin uğultusu yükseliyor
Göklerde ateşli
Damar damar

Belirsizleşen yaşam
Çalkalanıyor
Volta atıyorum
Payıma düşen avludan

Sonra sırtımı
Soğuk ve nemli
Duvara yaslamış
Seyrediyorum
Dağı taşları

‘Firar eder’, ‘yazım’ başımdan uçar gider…

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
“… Bu kez yalnızdım. İkinci gün hapishanenin kantininden bir kalemle kâğıt alabilmeyi başardım. Yirmi dört saat gelmesini beklediğim, değeri ölçülemeyecek şeylerdi bunlar. Bir hikâye yazmaya başladım. Hapiste her ne pahasına olursa olsun çalışmak, aklı meşgul etmek, akıl hijyeninin temel kuralıdır. İşte onun için yazmaya başladım.”

FİRARİ YAZILAR KİTABINA DAİR DEĞİNMELER

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
FİRARİ YAZILAR KİTABINA DAİR DEĞİNMELER
(İçerideki Yazarlarla Söyleşiler)
            Havalandırmada (cezaevi avlusu) geziyordum. “Seni mazgaldan çağırıyorlar” dediler. Gittim baktım, “Firari Yazılar geldi, al” dedi ilgili personel, daha lafı bitmeden, mazgal1 kapanmadan arkadan sesler yükselmeye başladı.
            “Kim firar etmiş?”
            “Geri mi getirmişler?”
            “Niye yakalanmış? Nereliymiş?”
            “Ne zaman gelecek? Sen nereden tanıyorsun?”
            “İnsan firar ettikten sonra bir daha gelir mi?”

Hiçlik Duygusu

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

 
Bir sabah uyandığında, terden sırılsıklam olduğunu gördü. Halsizdi üstünü değiştirmesine yardım ederken, boynunun her iki tarafındaki şişlikleri görünce dehşete düştü; her iki gözüne kan dolmuş, sesi çatallanmış, yutkunmakta güçlük çekiyordu.
“Hemen doktora gitmelisin,” dedi. Günlerden cumartesiydi, dünyaya yayılan ilginç haberler, küresel bir salgından bahsediyordu;

Yaşama Dokunan Eğitimle Örgütlenme Modeli (3)

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

       
Eğitimle ilgili diğer önemli noktaysa, bilimsel eğitim konusudur. Bu da kültürlü olmaktan bağımsız değildir. Her devlet kendisinin daha nitelikli eğitime sahip olduğunu iddia eder. Ancak herkesin doğru söylediği anlamına gelmiyor. Bilimsel eğitimin varlığı, devletin halkıyla barışık, evrensel insan haklarına bağlı, üniversitelerin özerk şekilde bilimsel teorik bilgi ve tekniği üreterek, dışa bağımlılıktan kurtarmasıyla ölçülür. Dünya toplumlarının genel eğitim durumlarına baktığımızda, şu sonuçları görebiliyoruz.
 

Arap Kenan/ Mehmet Güzelay

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 

Yolumuzun üstündeki Cevdet Amca’nın manavından artık hangi meyve varsa paramızı denkleştirir, elma, armut, ayva, muşmula, mandalina ve portakal alır, paylaşırdık. Hem sohbet eder hem de meyve yiye yiye yürürdük. Ama Arap Kenan nedense meyvesini yemez, çantasına kordu. Ne zamanki Fakirhanenin üstündeki dik merdivenlerin başına geldik, o zaman çantasından çıkarır, başlardı yemeye. Oysa biz meyvemizi çoktan yiyip bitirmiş olurduk. Kenan, okula varıncaya kadar ağzını şapırdatarak yiyordu. Hepimiz ona gıcık oluyorduk.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.