Mehmet Çobanoğlu ağ günlüğü

LEYLAK KOKULUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Esmerim, zeytin gözlüm
Karanlığı uzaklara döktüm
Kolundan tutum
Güneşi getirdim
Yusufçuklara
Böceklere
Çiçeklere
Defne, ardıç, çam kokan dağlarda
Dudaklarından baharı öptüğüm gün
Hep seni düşündüm, seni anımsadım güzelim

Canım
Kanım
Gözümün nuru
Gecemin sabahı
Çınarlı yaylalarda
Topraklarda teni kokan
Zümrüt yeşili çimenlere
Ellerimle senin ismini yazdım
Her dokunduğum gülü, çiçeği, kelebeği sen sandım

GÖNÜL SARAYIM YIKILDI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Melül gözlerim hiç bahar, yaz görmedi
Dalım elimde kurudu gül vermedi
Gelen, giden olur diye yol gözledim
Şirpençem azdı, vefasız yâr gelmedi

Karakış hep beni dertten derde saldı
Yaramı deşti, umutlarımı çaldı
Ben hep kendi halime ağlar giderim
Gönül sarayım yıkıldı, öyle kaldı

Tüm zenginler birleştiler oldular tröst
Tükettiler beni, benden kaldı bir post
Yoksulluk, fukaralıkta bana kaldı
Hep bekledim, ne yâr geldi, nede dost

İÇİMDEKİ SEN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çağlayan gözyaşımdır
Nicedir boğuyor beni
Hep ona direniyorum
Beni kayalara, taşlara vuracak
Zamansız, acımasız
Öldürücü dalgalara karşı
Ne olur uzan da tut ellerimi
Güneşten daha da sıcak
Sımsıcak gülücüklerini
Tomurcuklanmış gamzelerine dağıt
Doyasıya o al yanaklarından öpeyim
Sena tutkun olan yüreğim, aşkınla sarhoştur sevdiğim
Ruhum çıkmayana kadar, ne olur kendini içimde bırak

OTUZ ALTI KURŞUN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dağlara kar düştü
Toprak üşümüş
Gece ayaz
Gece zalim
Gece kaygılı, gece kara
Yıldızlar ağlıyor
Ölüm gelmiş ölüm kol geziyor
İtler, kurtlar uluyor
Burası Roboski sınır köyü
Uludere’de
Yaşam paramparça
Ölüm fermanı uygulanıyor
Utanmaz, arsız bombalar yağıyor yine

KÖYLÜ MEHMET

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

KÖYLÜ MEHMET

Soysuz olan hak çalıyor
Vurgunu vuran gidiyor
Yoksulların derdi çoktur
Köylü Mehmet hep ağlıyor

Eşkıyalar köşe olmuş
Koca ülke hep soyulmuş
Hangi kapıya gittiyse
Köylü Mehmet hep kovulmuş

Bakan çaldı, patron çaldı
Sağa-sola korku saldı
Her birinde bir uçak var
Hamal Mehmet yaya kaldı

Kadın-erkek herkes işsiz
Çalan hırsız, yiyen arsız
Lokması hep takır tukur
Köylü Mehmet fazla halsiz

DELALÊ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Destê te de elbike
Serê te de laçike
Bi meşî diçî avê
Nav elbik de tasike

Veke, çêke girike
Nanê zirav sivike
Firaq ê de hevrişke
Kêlekê de kizike

Virde, wêde dengneke
Jimin re jî şerneke
Delalê zehf bedewî
Were ba min şermneke

Şara te jî pir sore
Çibikî wele xêre
Germa canê te pire
Daxwazî min bihêre

Te pêsîra xwe vekir
Te dilê min pir şakir
Ber tenûrê ranebe
Wek hingivi wek şekir

Mehmet Cobanoglu
25.12.2013
Stenbol

AZADÎ Û AŞTÎ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ronahî bû siba me, şewq jî ket nav axa me
Bombe nereşin bese, agir nexin warên me
Pir xweşe zehf şêrîne, wele navê aştî yê
Mîna zozanên Muş’ê , mîna gula Wan’a me

Rizgarî her dem xweşe, evîne,-serbestîye
Îro me re dîlane, li bo gelan aştîye
Em rêketin, pêşketin walatê me jî geş bû
Werin qada Qoser’ê ji bo me serketîye

Hemû malan avakin, zîndanan jî valakin
Darazxwaran jî berdin, dilê Wan jî pir şakin
Û berva asîmanan, kevokan bifîrînin
Cilên zarokan lêkin, lamê wan jî tim maçkin

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sis çöktü Selim’e giden tüm yollara
Sürdüler bizi başı karlı dağlara
Günlerdir açız, günlerdir perişanız
Yazıklar olsun bizlere kıyanlara

Enver Paşanın zulmüdür, ateş gibi
Kolordumuzu etti dert sahibi
Bu istiklal zaferi değil ölümdür
Kanımız dondu, bedenimiz buz gibi

Ne çarığımız var, ne de papağımız
Üşüdü ellerimiz, ayaklarımız
Ayaz vurdukça bitlerimiz döküldü
Biz ölüyoruz, yoktur mezarımız

HAK ÇALANLAR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Namertler, namussuzlar çoğaldılar
Halklara ait her şeyi çaldılar
Yetimi, yoksulu hiçe saydılar
Ülkeyi soydular, yağmaladılar

Hak yiyenler gemicikler aldılar
Denizlere, deryalara saldılar
Kıldıkları namazı unutarak
Eğlenip zevk û sefaya daldılar

Kimi altın çalmış kimi de gümüş
Soyup, sömürerek köşeyi dönmüş
Şu millet aç, perişan, melül, mazlum
Halk bir parça ekmeğe muhtaç olmuş

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Mehmet Çobanoğlu ağ günlüğü beslemesine abone olun.