Denemeler

Sahne (Duruşu) Performansının Politikası[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

‘Yeni Kapı’lı yoldaşlarımın tümünü, özellikle de dünyanın en güzel gülüşlü kadını Medine Çam’ı çok sever ve bir o kadar da korkarım.
Sevgimin “neden(ler)i” üzerinde uzun uzadıya durmadan, “İnsanın nefesini kesecek düzeyde, imrenilecek militan bir kadındır,” deyip geçeyim.

Güzel Ölüm

Elif Füruzan Uysal kullanıcısının resmi

Aşkperest bademlerin pembe beyaz taç yaprakları uçuşuyor havada, gömüleceğim çukur kelebeklerle kaplı sanki… Rüzgâr ılık ılık öpüyor uçuşan çiçekleri, gökten konfeti yağıyor mübarek… Güneş yakıp kavurmadan usul usul sarmalayıp kucaklıyor kabristanın ev sahibi mermer başlıkları… Sis mi desem çiğ mi desem hafiften buğuya batmış her yer. Fonda Maria Callas’tan Casta Diva var; rap motifler akıyor aralardan, Sagopa Maria ile flörtleşiyor…

Tarkovski’yi kıskandırırdı şu sahne; ya Usta, bak şu doğanın harika fragmanına… Fragman değil gerçi, son sahne bu. Film bitti.

Yaşamı Adamak

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
            İnsanın serüveni kendini bilmesiyle başlar. Kendini bilmeyen için dünya rüzgara muhtaç bir uçurtma olmanın ötesine geçmez. “Kendini bil”, cihetinde yol arayan içinde bulunduğu koşulları ve kendisinin kuşatılmışlığını kabul etmez. Kendini bilen kendi dünyasını kurmak için kendi yolunu arar. Kendi dünyasını kuran dünyanın yükünü de omuzlarında taşıyandır.

Ahmed Arif'e Mektup

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

 
Merhaba Sevgili Ahmed Arif,
 
2 Haziran 1991’de, güzel bir dünya özlemiyle çarpan kalbinin yankısında, gökyüzünü aydınlatan yıldız sağanakları altında geçtin karanfil kokulu ömürlerimizden.
 
Tam yirmi dokuz yıl olmuş aramızdan ayrılalı, aynı tekmil ufuklara şöyle karşılıklı bir dağ gibi bakmayalı. Minareleri adımlayan balerin güvercinlere rüzgâr vadileri boylayan toy cerenlere nefes olmayalı. Silinmiş gitmiş yıllar zamanın taşlaştığı sulardan, yumrukları sıkılı meydanlardan nice sevinçler, hasretler kalmış kalbimize.
 

Ahmed Arif’ten Leyla’ya Aşkla Yontulmuş Dizeler

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

 
Türk edebiyatının en uzun soluklu şairlerinden Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplardan oluşan ”Leylim Leylim” kitabını okumaya başladığımda onun şiirine kaynaklık eden o büyük coğrafyanın vaveylasını bütün hücrelerimde hissettim. Anadolu baştan başa bir düş tacı olup sinmişti satır aralarına.
Dönemin karmaşasında işkencehaneler, yokluklar işsizlikler ve puştluklar ortasında direnmeye çalışan bir avuç aydının yaşam kavgası günümüzden baktığımızda aslında pek çok şeyin biçim değiştirerek devam ettiğini gösteriyor. Yani ülke gerçekliğinde değişen bir şey yok(!)

İçimdeki Sancıya Soruşturma,

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

İçimdeki Sancı sorguda.

Gün ışığı perceremden içeriye usulca sızarak dokundu gözlerime,

kaldırdım başımı duvarda asılı saate baktım 07.58 uykum kaçmış içimde tarifi imkansız bir yangın..

Bir çırpıda kendimi lavobaya attım, idrar kanlı mesane boşaldıkca bedenimdeki sızılar da yerini Sükunete bırakıyordu.

30 Ocak'da Ankara üniversitesi Hastanesi'ne yattım porostatit denilen prostat kanserinden kurtulmak için.

Yapılan operesyon' sonunda porostatdan kurtuldum

Giderken

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
GİDERKEN
Giderken güze bahar değdirdiğin günlerde, meşe ağaçlarından derlediğin, beyaz gelinlik giyen zemheri gecelerini şenlendirin, kuzine sobada pişen palamutların kokusunu bıraktın.
“Her gidiş vuslata yazgılı.
Bekle beni geleceğim bir gün. Daha yaşanacak nice baharlarımız var” diyerek sırra kadem bastın.
Senden geriye ne bir ses, ne bir ışık…
Şimdilerde her mevsim hazan bana.

MEKTUP

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi
Işılca bir yeşilin renklerinde çocukça tezcanlılıkla mahsur nefesim, nefesimin ufuğunda bizlere şuandan geçmiş ve gelecek arasında mekik dokuyan asi bir zaman vaat edersin. 
 
Kimden geldiğinde kıymetini yitiriyor kıymetinde. Anlamların arasında bir sır gibi büyüyen kıskaçlara yenik düşmeyen dizeler silsilesi gibi kuruluyorsun hayatımıza. Ne ezberlediğim şiirlerimin bağrında, ne yastığımın altında nede kendimden geçtiğim voltalarda yerin yok diyorum. Tanımsızsın...
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Denemeler beslemesine abone olun.