ÖYKÜLER
(İnsan Posası) Balkonumda kuş sesleri
Güneş, kocadağ ile üç pınar tepesinin arasından evin balkonuna doğru ışığını usulca düşürürken yeni bir güne uyanışın huzuru vardı üzerimde.
Karadeniz dağları arasında Köyümün o eşsiz oksijen yüklü ter temiz havası öyle güzel gelmişti ki gün ağarmadan uyanı vermiştim
Öykü yaşadığım hayatın içinden yansımalar
yaşadığım hayatın içinden yansımalar
Bir Kumru Hikâyesi
Son günlerde iyice küçülen adımlarıyla, terliklerini sürüye sürüye lavaboya gitti. Yüzünü yıkarken aynaya takıldı yaşlı gözleri:
"İyice yaşlandın artık Raziye!" dedi.
Eski güzelliğini anımsadı. Kınalı saçlarını ıslak elleriyle sıvazladı.
Aynı küçük adımlarla mutfağa doğru yürüdü. Çayın altını yaktı. Dolapta kalan tek yumurtayı aldı, tereyağı tabağına uzandı. Anımsadı. Tereyağı iki gün önce pilav yaparken tükenmişti.
"Unutmuşum..." diye mırıldandı.
Son günlerde çok unutkan olmuştu.
Aren’e Masallar (3) - Çocuklar Ülkesi
Ülkenin birinde bir hükümdar yaşarmış. Bu hükümdar ülkesini kötü ve zalimce yönetirmiş. Sadece kendi ülkesini değil etrafında bulunan diğer ülkelere de zarar vermek istiyormuş.
İçerisinde bulunduğu zenginlik onu daha da kötü yapıyormuş. Kendinden başka hiç kimseyi düşünmüyor ve herkese zalimce davranıyormuş.
Bu hükümdarın komşu ülkelerinden biri de Çocuklar Ülkesi’ymiş. Bu ülke zalim hükümdarın aksine, sevgiyle, hoşgörüyle bir yaşam sürerlermiş. Bu Çocuklar Ülkesi’nde hükümdarlık ya da zorbalara yer yokmuş.
BİR RESİM İKİ HAYAT
***
Yıldızlarla bezeli, lacivert örtüsüne bürünmüştü gökyüzü. Birkaç sokak lambasının aydınlığında çıkacaktı yola.
Öncesinde kapının eşiğine bir süre önce asmış olduğu çizime takıldı gözleri. Yüreğinde gökyüzünün derinliğini hissedebilenler, yıldızların yürek atışındaki pırpırlığını görebilenler, çizimin anlamını kavrayabiliyorlardı. Neyse ki sevmediklerinin sorularına yarım ağızdı cevapları. Olmadık sorular soruyorlardı nihayetinde. Ve onlar; yüreği fesatlıklarla, hainliklerle dolmuş olanlardı.






