Son Yazılar

Yeniden... Yıldız Sönmez

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
...
 
Bir masalla başladı her şey. Ve biz masal içerisindeki kahramanlara dönüşmüştük bir an.
 
Masalımız önce düşüncelerle başladı.
 
Kadın: İnsanlardan giderek uzaklaşıyorum, hatta artık sevmeme haline dönüşüyor.
 
Adam: Ya kendinden?
 
Kadın: Kendimden de. İnsanlığın yaptıklarını gördüğümde kendi türümden nefret edecek hale geliyorum.
 
Adam: Neden peki, seni bu duruma getirecek nedenlerin ne?
 

Dizeleriyle Refik Durbaş Öyküsü[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Yürek acıya
Ölüm hep bana bana mı
Düşer usta?”[1]
 
29 Kasım 2018’in akşam saatlerinde yaşamını yitirdi; çırakları yetim bıraktı.
74’ünde hayata veda ederken; iz bıraktı da gitti; iz bırakmak önemlidir…
* * * * *
“gününü umuda ayarla” derdi ve her daim umutluydu; “hep taze tuttum sevincimi,/ avluda diz boyu kar,/ elimde kır çiçekleri,” dizelerindeki üzere…

İdeolojik Devlet İle Demokratik Devlet Farkı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Gerçek anlamda demokratik yapıya geçmeyen her devlet ideolojiktir. Hangi siyasi yapıdan olursa olsun, ideolojik kalan devletler ekonomik, siyasi, din, ırk, kültür ve düşünce sorunlarını çözmemiştir. Genelde ırkçı ve bağnaz temelde iç çatışmaları yaşayan niteliği düşük devletlerdir bunlar. Demokratik devletlerse, büyük oranda siyasi, ekonomik, din, ırk, kültür ve düşünce sorunlarını çözmüş, barış içerisinde yaşarlar. Bu iki siyasal yaşam gerçeğinden hareketle, Türkiye'nin hangi kategoride yer aldığını daha somut şekilde anlamaya çalışalım.
 

YALNIZLIK

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi
 
Ölü bir yağmurun yorgun nefesinde hayıflandığında toprak, anlaşılmamış ve kana bulanmış doğurganlığı için… o zaman payımıza başını dizlerine dayamış bir tenhalık düşer. Bir şeyler söyleme şansın olursa. SUS! Kalbini unut, yaşadığın ve yaşamadığın mevsimler aşkına, pişmanlık gözyaşlarını öğüterek kuş seslerinde, kendini bulmak unutmanın fetvasından geçer. 
 
Dokun ve dinle “sessizliğin nabzını” Çünkü o an yalnızlıktasın… Kutsamıştır dudaklarına kement vurmuş ve sessizliğe yer bırakan cümleler. 
 

Dünya Anadil Günü Vesilesiyle

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Dün (21 Şubat) UNESCO tarafından 1999’da Dünya Anadil Günü olarak kabul edilmiş.
UNESCO’nun bu günü 90’ların sonunda kabul etmesi, çok dilliliği ve kültürlülüğü korumak ve teşvikle ilgili ve aslında günümüzün dile dayanan ulusal devletlerini yaşatmak için, onları esnetmenin, yani post modernizmin, uluslararası yani uluslara dayanan bir kurumun bir kararına yansımasından başka bir şey değildir.

İNSAN'LIĞINI- İNSAN'INI KAYBETTİ BU ÜLKE...

Adil Okay kullanıcısının resmi

Nereye gidiyoruz... Tehlikenin Farkında mısınız..
Hakimler savcılar avukatlarımızı tutukluyor…
Doktorlar işkence görenlere sağlam raporu veriyor…
Sanatçılar sarayda el pençe divan duruyor…
Üniversitelerde yobaz rektörler, dekanlar bilim yerine hürafe öğretiyor…
Muhalif akademisyenler işten atılıyor, düzmece suçlarla yargılanıyor…
Memleket çöle dönüşüyor, nefes almak zorlaşıyor, sebebi olan sermaye sınıfı alkışlanıyor.
İş cinayetlerinde çocuklar, işçiler, KHK ile ihraç edilen öğretmenler, memurlar hayatını kaybediyor…

Bütün İnsanlığa Önemli Bir Soru

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 

Bunun gerçek yanıtı ise sınırlı güç, sınırlı yetki, sınırlı varlık, akılcılık, bilimsellik ve gerçek demokratik kurallarla yaşamaktır. İstisnaların dışında hangi devlet ya da toplum ifade edilen ilkelere uygun, her konuda mütevazi şekilde yaşıyor? Demokratik burjuva ülkelerini saymazsak, ele alınacak bir iki ülke ancak gösterilebilir.

‘Kel Mahmut Hoca’ + ‘Yaşar Usta’ + ‘Turşucu Kazım’ + ‘Ayyaş Emin’di O…[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

aydınlık bir yarın için,

karanlık bir gecenin

içinden geçmen gerekir.”[2]

 

Önce kimse inanmadı... İnanmak istemedi ya da... Sinema ve tiyatronun benzersiz yeteneklerinden, usta aktör Münir Özkul’un daha önce de hayatını kaybettiğine ilişkin haberler yayılmıştı. Ama koca yürekli ‘Yaşar Usta’ ya da ‘Mahmut Hoca’ her defasında “Ben buradayım,” diyerek söylentileri boşa çıkarmıştı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...