Son Yazılar

Kapitalizm, Ekolojik Yıkım Ve Marksizm

Temel Demirer kullanıcısının resmi

I.1) Sürdürülemez Kapitalist Yıkım
I.2) Tükeniş, Yok Oluş Güzergâhı
I.3) Meselenin Nedeni
II) Durum(Umuz)
II.1) Devlet(İn) İcraat(lar)ı
II.1.1) HES
II.1.2) CERRATTEPE
II.1.3) Yeşil Yol
II.2) İtiraz Ve Direniş
III) Marksizm Ve Ekoloji
III.3.1) Hatırlayın, Hatırlatın!
III.3.2) O Hâlde?!
 

Senden İbaretim

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi
çocukluğum vardı düşlerinde büyüdüğüm
beni sana bağışlayan çocukluğum
 
şiirler ekmeğim
öğüdünü mahrum etmeyen yalnızlığım
buydu benim özetim
 
ey  dualarımı adadığım meleğim
ellerimi akladım kuşların göçünden
okyanusumun eteğini tutuşturdu kıvılcım
görüyorum sonsuzluğundan doğuyor güneşim
 
şimdi iki yüzü kül kimliğimin
bu ne masal nede yalan
terimden buluttaki yağmur

Emperyalizm Karşıtlığının Tutarsızlığı ve Yalancılığı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Emperyalizm kelimesi latince kökenlidir. İmparator isminden türetilip, Fransızca söylem biçimiyle imperial veya emperyalizm olarak tüm dünya dillerinde kullanılır. Temel anlamıysa; imparatorlukların keyfi yönetim ve sınırlar ötesi sömürgecilikleri demektir.
Söz konusu çağda Fransız İmparatoru Napolyon'un uygulamaları başta olmak üzere, diğer kralların sınır ötesi sömürü ve talanları, 16. yüzyılla birlikte I. Emperyalizm dönemi olarak belirlenmiştir.

Sakıncalı 3/ Hüseyin Tabip Taşkın

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Pazardan çıkarak az ileride Emlakçı’nın dükkânına uğradı. Giriş kapısının demirleri yeşil beyaza, içerideki köşe duvarlar ise açık maviye boyanmıştı. Sabah demlenmiş çaydan bir bardak içti. Midesinde dalgalanmalar oldu.  Emlakçı Sakıncalı’nın durumunu biliyordu:
“Sözde demokrat belediye! Yakın arkadaşların sana nasıl yardım etmezler aklım ermiyor?”
Sakıncalı donuk gözlerle baktığında:

Sakıncalı 2/ Hüseyin Tabip Taşkın

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Can arkadaşını kaybetmişçesine üzüldü. Pazarın iç kısımlarında Şişman bir kadın dilenciyle karşılaştı. Ağırdan yürüyordu. Başı eşarplıydı.
O devamlı gelip geçene elini açar, gözüne sokacakmışçasına öne doğru uzatırdı. Adam gibi kabiliyetli olmasa da para veren çıkıyordu. Diğer pazarda balıkçıların yakınına doğru meyve satan tezgâhın önünde Kayınvalidesi ile gelini onu gördü. Gelin küçük çantasından üç tane onluk çıkartıp Şişman’a verirken:
“Başımın gözümün sadakası olsun. Kazalardan, belalardan koru Ya Rabbim.” diye söylendi.

Mektubun gelir bir bahar akşamı

Savaş Erdoğan kullanıcısının resmi

          Sana gitme kal demez kimse, benden başka. Kimse ağlamaz soğuk bir kış akşamında senin ardından. Sen gidersen yoldaşım, içimde bir fidan solar, yapraklarını döker sarı sarı. Suyu çekilir damarlarından, kurur denize karşı. Hüzünle kıyıya vurur dalgalar, çıkıp Kababurun’dan, Çeşme’den dolanıp Ürkmez’e doğru. Sen gittiğinde mesela, ben ölürüm. Gözlerim gülmez artık, kalbim sancır ağrıdan. Hayat anlamsızlaşır, kadehler dert olur akşam vakitleri. Sen gittiğinde mesela başıma derin derin ağrılar girer, beynimin sağ arka yerindeki sancılar dayanılmaz olur.

Sinir ve Toplumsal Asabiyet Hali

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
İnsan biyolojik olarak iskeletindeki organlarına bağlı yaşarken, bu organları duyarlı konuma ve dirençli kılan en önemli yapılardan birisi sinir (Nöron) hücreleridir. Sinir hücreleri her canlı için temel bir göreve sahiptir.
Canlının sağlıklı, çevreyle daha uyumlu her türlü gelişmeleri hissedip yaşayabilmesi, sinir sisteminin duyarlılığı sayesinde gerçekleşir. Sinir sistemi gelişmemiş duyarlılık derecesi düşük canlının uzun süre yaşama şansı çok zayıftır.

ÖLÜLER DİRİLERDEN ÇALACAK [1]

Savaş Erdoğan kullanıcısının resmi

 

 Çöpler darmadağınık, hapçılar gece kulübünün önünde. Sarhoş kadın ve erkekler, pazarlık ediyor. Esrar kokusu beynime vuruyor hafiften. Arabada “ölüler dirilerden çalacak” şarkısı çalıyor, tekrar tekrar. Polisler köşede, polisler mutlu. Biri bana ters ters bakıyor, üstümde kafamı örten kapüşona takılıp. Tinerciye 40 yaşlarında bir kadın çantayı yapıştırıyor. O umursamıyor. “Abla şarap parası,” diyor cebindeki şişeyi saklamadan.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...