Son Yazılar

Türkiye Siyaseti ve Alacağı Son Şekil

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Bir toplum ve bireyin yaşam kalitesi, o toplumun siyasetinin derinlik ve de objektifliğine göre belirlenir. Ya ilerici siyasal yapıyla zenginleşerek en az sorunla yaşar veya gerici anlayışla sürekli birbirini yiyerek bitme noktasına gelinir.
Bilindiği gibi toplumlara ruh, hareket, dinamik ve yaşam heyecanı katan temel felsefe siyasettir. Bu yüzden siyasetin doğru ve gerçek bir felsefi temeli olması şarttır. Orta Çağ'da olduğu gibi siyasetin dinlerin hayal ürünü söylencelerine dayanması, insanların sürekli birbiriyle çatıştırması demektir.

Mehmet İnanç Turan'ın Otuz Beşinci Kitabı Etki Yayınları'ndan Çıktı

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Bu çalışma, Mustafa Suphi’nin kurduğu TKP’nin (Türkiye Komünist Partisi’nin) baştan sonuna kadar sosyalizm ve enternasyonalizm konusundaki görüşlerini araştıran bir incelemedir. TKP’nin tarihsel gelişim süreci sadece bu iki noktaya odaklanarak ele alınmıştır.
 

Pembe Külotlu Çocuk

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Annesi evdeki paraları ve altınları toplayıp, bir gece evden kaçıp gitmiş. Nereye gitmiş, kiminle gitmiş, neden gitmiş, bilen yok. Babasıyla baş başa kalmışlar. Baba da gece dörtte işe gidip, ancak akşam altıda eve dönüyormuş. “Ben yalnızım Tamer Amca.” diyor. Yalnız belli, çünkü hep uzaklara bakıyor.
Sabahları kendi başına kalkıyormuş. Kahvaltı etmeden evden çıkıyormuş. Yanına yağ sürdüğü iki dilim ekmek alıyormuş. Ayakkabıları çok eskimiş ama önemli değilmiş.

Bayrak, Din ve Lider Fetişinin Analizi

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Fetişizm; canlı veya cansız herhangi bir şeye saplantılı olma durumudur. Bu bir kişi, grup ve toplumda mevcutsa orada ciddi bir hastalık var demektir. Saplantılı bu durum genelde cinsel açıdan ele alınsa da sosyal yaşamın diğer birçok alanlarında daha derin şekilde yaşanmaktadır.
Özellikle eğitim ve kültürel açıdan gelişmemiş çoğu kişi ve toplumlarda fetişist çöküntülü durum, şu noktalarda görülmekte. Cahilce inanma, körce sahiplenme, taparcasına bağlanma, bilinçsiz sevgi ve onusuz yaşanamayacağı korkusuyla hareket etmektir

Sırılsıklam Bir Âşık: Bedri Rahmi[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Fırının hası var, ekmeğin hası
Bahçenin hası var, insanın hası
Çeliğin hası var, insanın hası
Gel gör ki her şeyin hası çarşıda satılmaz.”[1]
 
Çarşıya ya da geleneksel önyargılara değil; hayata ve âşka inananlardandı Bedri Rahmi Eyüboğlu; “Âşkın hikâyesini,/ Durmaksızın feryat eden bülbüle değil,/ Sessiz sedasız can veren pervanelere sor,” Mevlânâ’nın dizelerindeki üzere…

Sahici Olmak[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

herkes gibi düşünmeyen
herhangi bir insan,
ortadan kaldırılma riskini
göze alıyor demektir.”[2]
 
Yeni bir Tiyatro Buluşması’nda buluşmasında daha bir araya geldik: Bu kez de aşktan, kavgadan, devrimden söz etmek için…
Aşktan, kavgadan, devrimden söz edelim de… Önce söze, hepsinin “olmazsa olmaz” önkoşulundan yani “sahici olmak”tan başlamak gerek!

Yaşlı Mor Balık ile Bulut/ Tamer Dursun

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ama hiç korkmadı. Denizine de yağmurunu da rüzgarına fırtınasına da sandalına, gemisine, ağına, oltasına da kafa tuttu. Ama öyle bir şey oldu ki, yaşlı mor balık bir buluta aşık oldu. Bulutun bu aşktan hiç haberi olmadı. Olsaydı da ne fayda! Bulut yaşlı mor balığa uzak, yaşlı mor balık buluta tutsak. Günlerce, gecelerce başını gökyüzünden ayırmadı bizim yaşlı mor balık. İlk defa onun için ağladı. Hatta kendi bile çok şaşırdı. Bilmezdi hiç balıkların da ağladıklarını. Arkadaşları sordular. O “Denizden,” dedi, “deniz beni hüzünlendirir hep. Ağlamam bu yüzden.”
 

Düşüncenin Gelişimi ve Toplumsal Körleşme

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Düşünce gelişimi söz konusuysa; toplumsal körelmenin olamayacağını ifade edecekler olabilir. Ancak dünya yüzündeki 8 milyar insanın düşünce niteliğini net olarak bilmesek de, mevcut yaşananlar körelme ve yozlaşmayı gösteriyor.
Örneğin insandaki doğal egonun tamamen ölüp süperegonun hakimiyet sağlaması. Bu duygu “Acıktığı zaman doymayacağını, doyduğunda acıkmayacağını düşünen” çertefilli insan ortaya çıkarmıştır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...