Son Yazılar

Dört Günlük “Bi Şey”

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Bilincimizi giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna bulaştırdık, bu da yetmiyormuş gibi gözlerimizi içimize dönük birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla yadsımaya çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç sakınmadan gözler önüne serer hâle geldi,”[2] diye tarif edilmesi mümkün olan bir ufukta; Miguel de Unamuno’nun, “Gözle görülen evren, kendini-koruma içgüdüsüyle yaratılan evren, çok dar geliyor bana.

Sakıncalı 1/ Hüseyin Tabip Taşkın

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Sakıncalı, dört duvar arasından çıkalı bir hafta olmuştu. Dışarıdan davası sürmekteydi. Nasıl iş bulacaktı? Ortalıkta öylece yalnız kalmıştı. Geçmiş yılların sayfasında mücadele verdiği yol arkadaşları neredeydi? “Birden fazla topluluk coğrafyamızda yaşıyor, kültürüyle, diliyle demesinden midir,” yalnızlaştırıldığı? Nedendir?
İş lazımdı. Para lazımdı, evin ihtiyaçlarını karşılaması, yaşamını devam ettirmesi için ama nerede?
Dört duvar arasına, demiri çokça olan yere düşüncesini yazıya döktüğü için girmişti. Bu gezegende toplumsal düşünceyi savunmak hâlâ yasaktı.

Isınmanın Ötesinde -Yanıyor! - Yerküre

Temel Demirer kullanıcısının resmi

I.1) Kapitalist Yıkım Tablosu
 
I.2) Fosil Yakıt(Lar), Karbon Ticareti
Iı. Ayrım: Coğrafyamızın Durumu
Iıı. Ayrım: Yalan(Lar) İle İddia(Lar)
Iv. Ayrım: Alternatif, Çözüm
Iv.1) Gerçek, Zırva(Lar), Çözüm
ISINMANIN ÖTESİNDE -YANIYOR!- YERKÜRE[*]
 
 
 
“Gerçeği görmememizin nedeni…

İnsana dair ne varsa

Savaş Erdoğan kullanıcısının resmi

 

Resimdeki robotun ismi Sophia, 2018 yılı başlarında tanıtıldı. Gülebiliyor, ağlayabiliyor. İnsan gibi tepki verebiliyor. Yemek yemiyor, ama elektrikle çalışıyor. Psikolojik sorunları yok, giyim kuşam derdi yok, ya da mala mülke ihtiyaca yok.  Şarj et çalışsın, söyle yapsın... İhtiyacınız olan her şey onda var. Üstelik bu daha ilk sürümü, robotlar ailesinin. Kimi bilim adamları 2040 ile 2060 yılları arasında insanlığın sonunun yaklaşacağını iddia ediyorlar. Elon Musk “Korkuyorum,” diyor insanlık için. Üstelik kendisi dünyanın en önde gelen şirketlerinden birine sahip.

Türk İslam Milliyetçilerinin Etnik ve Etimolojik Kökenleri

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Bilindiği gibi anadili Türkçe olana Türk, Kürtçe olana Kürt ve diğer halklara da aynı şekilde kendi ulus dilleriyle hitap edilir. İnsan, ulus ve toplum olmanın temel gerçekliği dile dayandığına göre, Türkiye'de kökeni Türk olmayanlar neden hem Türk hem de İslam Milliyetçisidirler? Bu anormalliği daha net anlayabilmek için etnik, etimoloji ve millet kelimelerinin analiz edilmesi önemli bir kolaylık sağlıyor.

Yeşilçam’lı Türk(İye) Sineması[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bilgili olduğumuz kadar

cahiliz de.”[1]

 

Giovanni Scognamillo’nun, “Sinema, çünkü her şeye rağmen ve her şeyi ve hâli ile bir büyüdür, Laterna Magica’nın, Büyülü Fener’in devamıdır, en evrimleşmiş, en teknolojik son şeklidir,”[2] notunu düştüğü güzergâhta Yeşilçam’lı Türk(iye) Sineması, toplumsal tarihimizin önemli bir kesitidir.

AKP Neden Hep Kazanır ve Kazanacak?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Tüm olumsuzluklara rağmen bazen bizde de doğrular ifade edilir. Hani derler ya "yiğidi öldür hakkını yeme". Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AKP) her ne kadar sevmesek de, her seçimde büyük bir çoğunluk sağladığını kabul etmemiz gerekiyor.
Çoğu muhalif kişi "seçimlerde hırsızlık yapılıyor, ondan bu kadar fazla oy aldığı belirtilse de" hırsızlığın varlığı doğru ama, bu kadar fark yaratacağına ben hiçbir zaman inanmadım, inanmıyorum da.

ARKADAŞIMSIN

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi

 

 

zemheride korunağım 

ormanlarının uğultusu gömütü ayrılıklarımın 

zorluklarımın sınırı, varlığın 

alnın, mihrabı sadakatin 

nehirleri salıyorsun susuzluğuma 

 

açmışsın bağrını talihsizliklerime 

rüzgarın parmaklarıyla 

kederimi yoluyorsun 

akşamıma kafa tutan sabahım 

dallarında aşkların kuşattığı dağlarım 

şaşmadan yorulmadan seni anlatırım dosta düşmana 

arkadaşımsın

 

 

1999 elbistan

Yazmak Eylemine Mündemiç Notlar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.”[1]
 
“Yazmak”ın fiilsiz olamayacağını, yani “eylem” olduğunu düşündüm her daim. Ayrıca eylemin “olmaz olmaz”ının da, eleştiri olduğundan şüphe etmedim.
Yazmak meselesine, Eugene Ionesco gibi baktım: “İnsan yazmaktan kaçınmalı belki. Ama bu olabilirlik yeni bir sorun çıkarıyor ortaya; hareket etmeli mi etmemeli mi, yaşamalı mı yaşamamalı mı, herhangi bir şeyi yapmalı mı yapmamalı mı, çünkü hepimizin bildiği gibi yazmak da bir çeşit eylemdir.”

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...