Öncesiyle 15-16 Haziran’dan Bugün(ümüz)e[1]
15-16 Haziran’dan, tarih(imiz)e damgasını vuran işçi kalkışmasından söz etmek için öncelikle, işçi sınıfının tarihi eylemliliklerine, grevlerine değinmek “olmazsa olmaz”dır!
15-16 Haziran’dan, tarih(imiz)e damgasını vuran işçi kalkışmasından söz etmek için öncelikle, işçi sınıfının tarihi eylemliliklerine, grevlerine değinmek “olmazsa olmaz”dır!
Kimlik; kişiyi insan yapan, aynı zamanda ulusal değerler bütününü kapsayan öz dilidir insanın.
Kişilik; anadiliyle düşünülerek geliştirilen genel kültürel karaktere denir. Bir toplum kendi öz değerleri olan dil ve düşüncesinden uzak, başkalarının dil ve diniyle düşünüp yaşıyorsa, o toplum hep geri kalmaya mahkûmdur.
Tüketimin Tükettiği İnsan :
Dünya üzerinde yaşayıp, kendi eliyle kendi sonunu getiren tek yaratık insandan başkası değil. Bunu o kadar kurnaz ve profesyonelce yapıyor ki, adını din, iman, vatan millet yaşam koyup, koskoca dünyayı çölleşmenin eşiğine getirmiş bulunmakta. Şayet bu hızla gidilirse ki, gideceğe benziyor, en fazla elli yıl içerisinde dünyanın kurtarılamayacağı net bir şekilde anlaşılıyor.
Medeniyetimizin gelişimi ile birlikte bir miktar "ilerleme" olmuş gibiydi. Yaşadığımız bu devirde “rehine” ve “rehinelik” kurumu insanoğlunun oluşturduğu yasalarca bir suç teşkil eder, rehine alan kişi bir insansa. Ama ya rehineyi alan, devlet gibi tüzel bir kişiliğe sahipse?.. Kâğıt üzerindeki uluslararası yasalara göre o devlet kölecilik suçunu işleyen devlet kategorisine alınır ve uluslararası insani yasalara göre o devlete karşı uluslararası yaptırımlar devreye girer.
Sosyalizmin Doğuşu:
Sosyalizmle ilgili genel bir yanlış algıyı düzelterek devam edersek, insanlıkla daha derin bağlantısı olduğu anlaşılacaktır. Sosyalizm; merkantalist ve kapitalistlerin doğuşuyla ortaya çıkmış bir düşünce değil.
Sosyalizm; insanın aklını ve düşüncesini kullanmaya başladığı tarihten itibaren var olan temel bir düşüncedir. Bunun ilk yaşanmışlığı tarih öncesi çağlara kadar gidiyor. Bu çağlardan en çarpıcı olanı Neolitiktir. Daha sonra birçok Dualist dinlerde devamını görüyoruz.
“Seyirciyi rahatsız etmek istiyorum,” diyen Erdal Beşikçioğlu’na göre, “Ruh ve matematiktir tiyatro. Biri olmadan diğerinin anlamı olmaz…”