Son Yazılar

Cennet

Nejla Arslan kullanıcısının resmi

Hâlbuki hep annemle gelirdik biz ebeme . Annemsiz kalınca başka bir yüzünü tanımaya başladım belki. Ya da ebem bana annem cennette diye başka bir dünya yarattı. Amcam bir tomar para bırakıp giderken yanında teyzemi de götürdü. Ben azıcık büyüyünce, amcam ve teyzem, annemle babam olacakmış. Ben babamı hiç hatırlamadığım için onu anlatamam ki. Amcam da gidince kendimi yerlere attım, tepindim, ‘hı hı,’ ağlıyordum, hatta burnum da akıyordu. Tam o sırada koyunlar kuzularıyla bana doğru gelmez mi! O tepindiğim alan siyah üzümle doldu. “Gübre bunlar yenmez.” dedi ebem.

Gökyüzüne Kuşlar Bağışlardık

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

Aydınlık sabahlara uyanırdık.
Açılırken pencereler
Gökyüzüne kuşlar bağışlardık.
*
Yitirdik o bilindik sabahları.
Kuşların vurulduğu zamanlarda. 
Güneşin yüzünü örterken gece. 
Arsız bi karanlık zorluyor penceleri.
*
Kuşlarla gitti kuş bağışlayıcılar.
Kanadı kırıldı güvercinlerin.
Anısı kaldı rüzgara karşı uçmaların.
Kuşlarla gitti kuş bağışlayıcılar.
*
Çamur gibi bir gece akarken camlardan.
Yitirdik aydınlık sabahlarımızı.
Kuşlarla gitti,kuş bağışlayıcılar. 

ışık ve kül

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi
 
ertelenmiş yıllardan geldin 
hüsrana sofranda yer vermeden 
tarihin yelesinden tutarak 
gurbeti olmadın dramın 
 
 
riyakar 
sağırlıklar içinde 
tebessümün buğusunda 
çatlattığın umudun kabuklarıyla 
güzel olan her şeye 
zırhlar yapardın 
ayet gibi ezberlediğinle 
közünle dağlayıp yonttun zamanı 
 
hükümsüzdür artık 
sisler ve yutan bulvarlarda 

Ben Bir Kız Çocuğuydum...

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

Adımı yaşımı sormayın sakın..Bir adım bile yok..Adım da, yaşım da, benden önce doğup da, ölen ablamın aslında.
Benden sonra doğan üç erkek kardeşim var. Etti dört çocuk evde..
Babama sorarsan üç çocuğu var...Ben yine yokum..
Acaba ben masallardaki gibi görünmez mi oldum ne? 
Sahi ya...Sihirli güçlerim olsa ne güzel olurdu demi? İşime gelince görün, gelmeyince görünmeyiver...
 
Ben daha düşmeden yürüyemezken kardeşlerimi sırtladım. Çeşmeden su taşıdım.
Bazen yere düşüp su testisini kırdığım olurdu..Anam da kızar saçımı çekerdi.

Mor Dağlar

Nejla Arslan kullanıcısının resmi

En rahat ettiği yerlerdi önceleri. Koşmakla bitmiyordu, küçük parklardan farklıydı. Çam ağaçlarına keçileriyle tırmanır, hangi ot köküne tutunsa elinde kalmayacağını bilirdi. Meşe ağaçlarının en serin ağaç altı olduğunu bilerek dinlenirdi. Keçileriyle dağ bayır zıplayarak koşar, anacığının kuzinede yaz kış pişirdiği çorbayı ekmek doğrayarak löp löp yutar, sarılı verirdi sonra pazen kokulu anne göğsüne. Tatlı bir duygu olurdu annesinden ona akan. En çok ondandı koşarak gelmesi.

Eski Evler...

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

Hep hazırdır seni bağrına basmaya.
Kapıları kilit bilmez.
Açar girersin..
*
Avlusuna attığın ilk adımda,
karşılar seni tanıdık kokular.
Ah! kaynayan reçel,
Anne şefkati gibi çorba,
Vefayı anımsatan kahve,
Şifacı bir el gibi
dokunur kanayan yerlerine.
İçin ısınır aniden.
*
Teklifsizce dalarsın odalarına.
Uzanmıştır çocukluğun
ak saçlı ninesinin dizine.
Gezinirken elleri saçlarında,
iyilerin hep kazandığı bir masalda
kötüleri kovarsın Kafdağı'nın arkasına.

Dünya; Kürt, Asuri ve Ermenileri Neden Görmedi?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dünya toplumlarının yaşam ve devletleşme tarihleri incelendiğinde, iki aşamalı bir sürecin varlığı göze çarpmaktadır. Bunlardan ilki 1918'e kadar büyük imparatorlukların keyfi saldırı ve yönetimleri, ulusal kimliklerinin yozlaşmasına sebep olmasıdır.
İkinci aşamaysa; daha önceki keyfi düzensizliklerin yarattığı tahribatlardan ders çıkaran güçlü devletler, Uluslararası Antlaşmalarla kolayca sınırların değişmeyeceği ulusal devletleşme şeklinde gerçekleşmiş olması.
 

Dört Mevsim

Nejla Arslan kullanıcısının resmi

Ayla, serçenin kanatlarını gıpta ederek seyretti. "Bir kuş olup uçsaydı, dünyanın en güzel, en sıcak yerine konsaydı. Hep sıcak sıcacık olsaydı, tepesinde bir ev de istemezdi. Ağaçların içinde, çalı çırpıyla bir kulübe çevirip, denizden balık tutup,
kumsallarda hayali saraylar yapsaydı çocuklarına. Kazak, mont da istemezdi iklim. Dört mevsim yaz olsaydı! Dört mevsim.
Kar, geceden beri yağmıştı. Ayaz attı, don başladı. Kahvaltıdaki kırıntıları toplayıp, bardağın içine atıp üzerine sıcak su koydu. Ekmek bulamacını yedirdi Esra’ya.

Yitik Maviler...

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

gördü gökyüzünü.
Çocuk çok sevdi maviyi,
çok sevdi beyazı.
Yükledi tüm sevinçlerini,
umudu da yükledi.
Yükledi hepsini maviye.
Bir türkü tutturdu masmavi. 
Gülümsedi mavi beyaz.
 
Çocuk büyüdü,büyüdü maviler.
Çocuk sevmeyi öğrendi bir gün.
Sevdasını ekledi maviye. 
Bir tutam da beyazlık kattı.
Büyüdü sevdası mavi beyaz.
Gülümsedi bembeyaz..
 
Çocuk bir gün tanıdı özgürlüğü.
Beyaz martılar oldu yoldaşı.
Gün günden büyüdü kanatları.

68 Hareketi, Mayıs(ımız), Kaypakkaya Ve 1971

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Mayıs(ımız)
1971’in Özelliği
 
İbrahim Kaypakkaya
 
Yaşıyor(Lar), Yaşayacak(Lar)
 
“Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri.”[1]
 
50 yaşındaki ‘68 Hareketi, ‘71 çıkışı ile Mayıs(ımız) ve İbrahim Kaypakkaya gerçeği, -içerdiği müthiş tarihsel önem nedeniyle!- üzerinde hassasiyetle durulup, irdelenmesi gereken bir başlıktır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...