#ersin kurt kimdir

Öncül

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Saçlarımı yalnızca ucuz jöleler döktü
O anda soluverdi içimdeki çocuk
Üstüme karlar yağdırdı kış
Tümden arabesk çaldı şarkılar
Adeta Tanrı bahçemdeki tüm ağaçları söktü.
 
 
Pusu sürekli eteğimde kol gezerken
''Dost'' kalemleri adıma sövgüler dizdi
Artarak çoğaldı etrafımdaki hırsızlar, yolsuzlar, kansızlar
Bir dağın yamacında bin bestekâr...
Yolcuların ardından dökülen sular

Ama Eminim Ki

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Durma, git! 
Bu sefer tarumar etmeyeceğim kendimi
Hem, sen olmasan da uzayacak yine sakallarım
Fesleğenler sulanmazsa kuruyacak
İstisnasız güzel olan ne varsa
Seni hatırlatacak bana yeniden
Yine doğudan doğacak güneş
Ve batıdan batacak
Güçlü, güçsüzü ezecek her zamanki gibi
Çocuklar soğuk kış günlerinde mendil satacak
Ben, yine en çok siyah gömleğimi seveceğim
İşe geç kalacağım
Belki zaman zaman seni düşünüp kahrolacağım

Unutulmaz

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Yıldızları kılavuz edindim kendime
Öyle bir parladı ki umutlarım sanırsın zümrüt
Çürümüş balıkçılları sahile gömdüm sabahın serininde
Eve dönerken, anlamsız bir şekilde 
Hoşuma gitti yine ismini söylemek
Tepemde korkunç alaycı bir bulut
 
 
Ne ettiysem söz geçiremedim gönlüme
Kendine hayrı olmayan kurumuş ağaçlara
Çaput bağladım yalpalayan ay ışığında
Güneşin doğmasına yakın bin hayır diledim,

Farzımuhal

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Her şey rengârenk
Her şeyde bir ahenk
Ben, ödenmemiş elektrik faturamı
Sen akşam yapacağın yemeği düşünmüyorsun
Renk cümbüşüne dalmışız
Sen mest oluyorsun
Her şeyi unutmuşuz işte farzımuhal
Sen, o adamla hiç evlenmemişsin
Benim Nurten'den üç çocuğum olmamış
Yine özlemişsin ama sen beni
Tıpkı eski günlerdeki gibi
Kolların, boynumu sıkı sıkı sarmış
Ne hoş ki rüyamız hiç bitmemiş
Farzımuhal bizi kimseler uyandırmamış

Denek

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Ey hesabını veremeyeceğimiz kurban
Utançlarımızın en masum lekesi,
Affet!
Her savaşın ortasına bırakıp seni,
Öfkeni deniyoruz.
Sabret üstüne oynanan oyunlara,
Oyulan yaralarını sen onarabilirsin yalnızca
Yine yine yine
Seni zorlu bir sınavın kollarına atıp,
Dönüyoruz.
 
 
Fakat, gözümüzden kaçmıyor çırpınışların.
Fıtratın gereği
Bir türlü oturtamadın konik duygularını

Sen Olmazsan Olmaz

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Kusursuzluk bu olsa gerek
Masamda otun envaiçeşidi
Zeytinyağlılar...
Masamda karides, midye dolma, taze levrek
Masamda çıtır çıtır kalamar
Masamda boş rakı kadehleri
Rakı, olmasa da olur
 
 
Efil efil esiyor rüzgâr
Yapraklar ağaçlarda hışır hışır
Huzur dedikleri bu olsa gerek
Masamda derin bir sessizlik
Masamda koyu bir sohbet
Tüm yalan sözcüklere inat
Aslında hiç konuşmasak da olur

Bir Yerlerde

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Kılıç kınından çıkıyor
Kinle bileniyor kelimeler soğuk törpülerde
İnsanlık, ağır ağır can çekişiyor
Usta manevralarla hızla uzaklaşıyor merhamet
İnsanlık, insanlığından utanıyor
İntikam yeminleri karışıyor soğuk havaya
Bir tren kornası yarıyor geceyi
Baykuş ötüşleri bölüyor uykuyu
Bugün bir yerlerde, karanlık mekânlarda
Kötülük pusu kurmuş, bekliyor
 
 
Bugün, bir yerlerde masumca bakıyor gözler

Beni Ölüme Doğru Bir Adrese Sevk Et

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Tüm eski eşyaların gibi,
Gün gelir
Lüzumu olan bir yerde değerlendirirsin belki kalbimi
Sen olmayınca asileşiyorum
Uslanmayınca da devlet büyükleri
Dert tarlasında acıya koşuyorlar
Ciğeri beş para etmez adamlar
Ha bire arkamdan konuşuyorlar
Elim işliyor, kimseye muhtaç değilim
Ve uysalım da...
Ama ne zaman uygarca iki kelâm etsem
Ha babam karakoldayım
Kiramı aksatmadım hiç
Bakkala borcum yok

Sahiden

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Sahteden hoşlanmam bilirsin Aysun
Olacaksa eğer, sahiden olsun
Aşk da, meşk de, ayrılık da sahiden
Mutluluk, acı çekmek sahiden
Gideceksen eğer günün birinde
Yokluğun mecnun etsin
Yok, kalacaksan şayet
Varlığın yaksın, kavursun
Sonum olacaksa da bu sevda
Sonum, senden olsun
İlla ölecekse seven
Sahiden ölsün.

Mücadele

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
İstemeden tanışıklığım oldu hayatla
Lakin barışıklığım asla!
 
 
Yalpaladım
Yasaklandım ve büyüdüm
Büyümek neyse artık...
Belkim zorlu bir dikitti
Belkim onurlu bir sarkıt.
 
 
Yoruldum!
Durduk yere canım yandı ağladım
Yo yo, yalan söyledim
Yüreğim paramparça oldu ayrılıklardan
Zaten öyle olmaz hiç
Durduk yere canı yanmaz insanın
 
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
#ersin kurt kimdir beslemesine abone olun.