Ağ Günlükleri

Hapishanedeki Çocuk Aren'in Annesinin Ona Yazdığı Masal: BÜYÜK DÜNYA

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
BÜYÜK DÜNYA
                Bir varmış bir yokmuş . Bir zamanlar efendilerin kendilerine karşı ifade ettikleri ve düşüncelerini dile getirdiği bir ülkede insanları cezalandırıp hapishane denilen yere koyarmış .İşte bende böyle bir ülkede gözlerimi açmış oldum .
                Gel zaman git zaman annemle özgürlük adı altında simgelenen bu duvarlar dışında bir yerlerde kısa bir süre yaşadım . Adına büyük dünya deniyormuş .

Ölürsem Bahar Olsun

Nejla Arslan kullanıcısının resmi

Bahar olsun o gün
Mavi olsun gök
Deniz mavi
Sığmıyorum bu hayata
Elbet vardır bir yerlerde
Aydınlıklar
Masallar
Düşler
Anlıyor musun
Ölürsem bir bahar olsun
İlla ama illa
Yerim
Çocukların ayak ucu olsun
Kimilerinin
Belki
Balonlar uçururuz
Belki
Taştan evler yaparız
Soba kurar ısıtırız
Patates közleriz
Hiç olmayan evimize
Mesela ben
Saflığı 
Çizerim çocuk yüzüme
Dürüstlüğü
Yetişkinlere
Şarkılar söylerim
Çocuklar uyurken

Atatürk'ün Din ve Alevilere Bakışı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Atatürk'ü ya da diğer ifadeyle cumhuriyet ilkelerini defalarca analiz etmiş olmamıza rağmen, bir kez daha farklı açılardan ele almak zorunda kalıyoruz. Buna sebep olansa, Alevilerin büyük çoğunluğu Atatürk'ün dine, modernizme ve laikliğe bakış açısının, temel bir felsefeye dayanmadığını anlayamamış olmalarıdır. Ya da anladıkları halde korkudan demokratlık süsü vererek, kendilerine sığınacak bir liman olarak görmek istemelerinden kaynaklanıyor. Gel ki Aleviler, İslam'ın Hz. Alici Mezhebine de aynı şekilde bakmaya devam ediyorlar.

Peri Gazozu/ Ercan Kesal

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kahveci, kalabalığın arasından elleri kelepçeli polis otosuna doğru giderken, akrabamız rahmetli İsmail abi söktüğü kaldırım taşını bağırarak kahveciye fırlattı. Başına yana eğmezse kafasını parçalayacak iri taş gitti kahvenin su oluğuna çarptı ve ezdi. Her sabah gazoz dağıtmak için dolaştığım çarşı içinde, çocuk kafamda hiç unutamadığım görüntülerden biridir, ezilmiş su oluğu.

Ben Deliyim

Derya Avşar kullanıcısının resmi

ben deliyim
kafama estiği gibiyim 
kim ne der değil 
ben ne diyorum 
ona bakarım 
yaralarım var
Cizre gibi kanar
Kobane gibi yanar
Kızıldere gibi akar
durmaz haykırışlar
ağıt yakar analar
tutsak dilim
sürgün bedenim
yorgunum yorgun
bin yıl geçmiş gibi
ağırım kendime
bana bakma sen
ben deliyim
eylem güzelim 
seni ben 
militan yuregimle
illegal sevdim
barikatları yıktım
sürgün edildim
zulme direndim

Kitle Örgütleri ve Demokratik İşlerlik[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

göründüğü bir dönemeçteyiz şimdi.[1]
 
Sendikalarda dahil bilumum kitle örgütlerinde hâlâ (ve ne yazık ki![2]) demokratik işlerliği tartışıyoruz.
Her gün, tüm zamanlarda ve yeniden, yine…
Gelin bu netameli mesele üzerine konuşmayı -istemesek de- sürdürelim!
 
TARTIŞMA KÜLTÜRÜ
 

İyi ki Yaşadılar, İyi ki Yazdılar[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

yaşayabildiğin kadar güzeldir.”[2]
 
Burada, Haziran’da yitirdiğimiz üç edebiyat çınarını anmak için bir araya geldik: Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arif… Hasan Hüseyin’e “Haziran’da Ölmek Zor” dedirmişti biri… Üç devi birden anmak işimizi daha da zorlaştırıyor.

Düş Çürüğü/ Tamer Dursun

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Elimdeki son kitabı: “Düş Çürüğü.” Herdem Kitap’tan çıkmış. 300 sayfalık.
Kitapta onlarca kısa öykü var. Her birisi şiir, öykü, deneme, anı, roman tadında. Okuyucuyu sıkmıyor. Okurken kâh üzüyor kâh sevindiriyor kâh düşündürüyor kâh düşlere götürüyor. Ben sevdim, su gibi akıcı ve bir o kadar da içten.
Kendisini kutluyorum.
Necmettin Yalçınkaya- yazar-redaktör
 
 Meleklerden Para Almıyoruz
Mahallemizin kızıydı.

“Sanat Uzun, Yaşam Kısa”ydı Melih Cevdet İçin[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

âşkın altın yasasıdır o.”[2]
 
“Uyuyamayacaksın/Memleketin hâli/ Seni seslerle uyandıracak/ Oturup yazacaksın/ Çünkü sen artık o eski sen değilsin/ Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin/ Durmadan sesler alarak/ Sesler vereceksin/ Uyuyamayacaksın/ Düzelmeden dünyanın hali/ Gözüne uyku giremez ki... Uyuyamayacaksın/ Bir sis çanı gibi gecenin içinde/ Ta gün ışıyıncaya kadar/ Vakur, metin, sade çalacaksın.”
Melih Cevdet Anday, bu dizeleri, Telgrafhane şiirini, 1952 de yazmıştı…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.