Haklı Ölüler Diyarı

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Ünal bir akşamüstü, hiç suçu yokken, sevgilileri tarafından terk edilen âşıklar kervanına katıldı. Bodrum katında yaşamını sürdürdüğü rutubetli evinde isyanla beraber etrafa hüzün hâkimdi o gün.

 

Işığı söndürüp senelerdir oturmaktan yıpranmış tekli koltuğunu küçücük penceresinin önüne çekti. Perdeyi bir sevinci acıdan sıyırır gibi sıyırdı kornişten. Bütün dünyası küçücük pencere olan Ünal kot farkından dolayı dışarıdan gelip geçenlerin yalnızca ayaklarını görebiliyordu. Canının sıkkın olduğu durumlarda 'bu ayak kimin?' oyunu terapi gibi geliyordu Ünal'a. Lakin pencereye iyice yaklaşıp da dışarıya odaklandığında düşüncesiz bir vatandaşın penceresinin önündeki kaldırıma arabasını park ettiğini gördü. Daha önce defalarca yaptığı gibi dışarıya çıkıp arabanın lastiklerine bıçak batırmayı istedi ama sonra vazgeçti. 'Bu gece sadece yasımı tutmalıyım,' dedi.

Mutfağa gidip buzdolabından soğuk bir bira aldı. Bir tabağa, ağzını sıkıca bağladığı kuruyemiş poşetinden karışık kuruyemiş koydu. Tekli koltuğu tekrar televizyon yönüne çevirip haberleri açtı. Haberde, hiç suçu olmayan bir yayanın ışık ihlâli yapan ehliyetsiz, piç kurusu bir sürücü yüzünden hayatını kaybettiği anlatılıyordu. Ölen gencecik bir insandı. Spiker üzerine basa basa ''Daha ömrünün baharında aramızdan ayrılan...'' diyerek delikanlının gençliğine vurgu yapıyordu. Sinirlerine daha fazla hakim olamayan Ünal televizyonun kumandasını duvara fırlattı. Sonra kalktı ve televizyonu kapattı. Tekrar tekli koltuğu pencereye doğru çevirip tabakasından bir sigara çıkardı ve yaktı. Manzarasına taş koyan arabanın tozlu jantlarına bakarak; 'Zavallı genç! Yaşasaydı kim bilir neler yapacaktı? Ama serseri bir trafik magandası yüzünden daha ömrünün baharında aramızdan ayrıldı. Füsun da benden ayrıldı bu akşam. Ölen çocukçağız da ben de sonuna kadar haklıyız davamızda. Fakat yazık ki ikimiz de öldük. Bu saatten sonra benim nefes alıp veriyor olmam yaşadığım anlamına gelmez. Kısacası; genç de, ben de öldük işte. Haklı olsak ne yazar! Bazı durumlarda haklılığınızı yalnızca öte âlemde ispatlayabilirsiniz.Sanırım, bizimkisi de öyle bir durum,' dedi. Birasından bir yudum daha alırken son birkaç cümlesiyle çoğunluk için geçerli olan dünya hayatının analizini yaptığının farkında olmamasından dolayı bir eksiklik hissetmedi. Zaten öyle olması gerekiyordu. Ölüler, hissetmezler!

Kategori: 

Bunları Okudunuz mu?

01/16/2026 - 15:18
10/14/2025 - 17:58
04/25/2025 - 10:25
02/20/2025 - 10:30

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...