Ağ Günlükleri

Marx’tan öğrenen bir Çukurovalı: Oktay Etiman[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Onu yitirmemizin ardından, yaşadıklarına ilişkin bir haberde, “Film Senaryosu Gibi Bir Hayat” betimlenmesi dillendirilmişti.
Çukurova’lı devrimcinin yaşadıklarına dair bu saptama bile yetersizdir…
Mahir ve yoldaşları ile eylemlere katılan… 12 Mart Muhtırası sonrası hakkında idam cezası talep edilen, af yasası ile cezası 30 yıla düşürülen… İnfaz hükümleri ile ömrünün 14 yılını zindanlarda geçiren O’ydu…
THKP-C’li Oktay Etiman’dı; cezaevinden çıktığında bir boşluğa çıktığını; ancak kendisini ayakta tutan şeyin devrimci bilinci, duruşu, direnci olduğunun altını çizendi…

İnsan niçin yaşar

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Yaşamak her ne kadar yemek içmek ve soyunu devam ettirmek şeklinde bilinse de, bu anlam insan yaşamını tam olarak ifade etmemektedir. Çünkü yaşam; her kişinin maddi ve manevi imkanlarına göre değiştiği gibi, düşünce ve kültürel yapısına göre de büyük farklılıklar göstermektedir.
İnsan için yaşamak sadece yemek, içmek ve soyunu devam ettirmek olsaydı sorun yok demektir. İnsanın yaşama amacında şöyle bir ayrıntı ve derin anlam olduğu çoğu insanın aklına gelmemektedir.

Ejma'nın Rüyası

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Akşamüzeri DİAKM yönetiminde olan Sezgin ile biraz erken çıktık yola. Okumalar 7’de başlayacaktı nasılsa.

Alevi Kültür Merkezi’ne vardığımızda kalabalıktı. Her bölümde ayrı bir faaliyet sürdürülüyordu. Dostlarla, canlarla selamlaşmanın ve hal hatır sormanın ardından, okumanın yapılacağı salona geçtik. Haydar Karataş, Mehmet Meral ve onun Gece Kelebeği romanında küçük çocuk karakteri, yani annesi çoktan yerlerini almışlardı bile. Birkaç yıl olmuştu, Haydar’la birbirimizi görmeyeli. Özlemle sarıldık; gözlerimiz ışıldıyordu.

Benim Adım Öğretmen! Hümeyra Gün

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

"Adının öğretmen olması, yeter mi *Öğretmen* olmaya" der buldum yüreğimi...
Yeter mi, yetmez mi siz karar verin istedim; alıp başımı gittim ortaokullu yıllarıma...

Sanırım ortaokul ikideyiz, ergenlik yıllarımız utangaç, çekinken, başkalarına rezil olmak kaygısının ölümden beter olduğu zamanlar...
Bizler yokluk zamanlarının çocuklarıyız. Ayağımızdaki ayakkabı pençe tutmayacak kadar yıpranmadan yenisinin alınmadığı, alınan ayakkabının büyük bir sevinçle satın alınan sergide giyildiği zamanların...

Siyah ve Beyaz

Derya Coşkun kullanıcısının resmi

Her zaman ince ruhlu insanlar mı sanatçı olur? Kedi piyonosu: 17. yy'da Alman müzisyen Athanasius Kircher tarafından ses tonları birbirinden farklı kedilerin kafese konulmasıyla yapılan bir müzik aletidir. Adam birbirinden farklı ses tonlarına sahip kedilerin kuyruklarını, tuşların altına sıkıştırdığı için bastığı tuşa kuyruğu sıkıştırılmış olan kedi etine batan çivinin acısıyla bağırıyormuş.Ne kadar doğru söylemiş değil mi William Ralph "Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederlerdi. " diye. İnsandan sabun yapan Hitler isimli mucitte ressamdı değil mi?

Seher/ Selahattin Demirtaş

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Ona ilk defa yeni bir elbise alınmıştı, şimdiye kadar hep Kader’in küçülen elbiseleriyle yetinmek zorunda kalmıştı. Kendini yeni elbiselerin içinde düşündükçe içi içine sığmıyordu. Kader'e de yeni ayakkabı alınmıştı bayramlık niyetine. Onun hali de Pınar'dan farklı değildi. Kıkırdayıp durdular yorganın altında gece yarısına kadar. Seher ablalarının kızmalarına da aldırmadılar. Hoş, ablalarının kızmasının yalancıktan olduğunu bilmiyor değillerdi. Kıyamazdı onlara Seher ablaları. Sonunda, ikisi de bitkin düştükten sonra, ablalarına sarılıp uyudular.

An-Kara’da Bir Kıpkırmızı Cumartesi[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

şiddet tekelini
elinde tutar!”[2]
 
Gabriel García Márquez, ‘Kırmızı Pazartesi’de herkesin geleceğini bildiği, tüm ayrıntılarının konuşulduğu, “Geliyorum,” diye haykıran bir cinayetin hikâyesini anlatır.[3]
Tıpkı tarihe An-kara’nın acı bir günü olarak kaydedilen, “kıpkırmızı cumartesi” katliamı gibi...
Yaşamanın ölmekten daha zor olduğu coğrafyamızda, 14 bin insanın, barışseverin yaşadığı, tanık olduğu -unutulmaması gereken- bir katliamdır sözünü ettiğim. (Patlama anındaki slogan, “Bu meydan, kanlı meydan”dı!)

Düşünce ve Nitelik

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Düşünce; insanın tek ve en gerçekçi aynasıdır. Biraz kültürel olarak kendisini geliştirmiş her insan, karşısındaki kişinin düşüncesini ve buna bağlı olarak dışa yansıyan hareket, mimik gibi birçok noktasından nasıl bir fikre sahip olduğunu rahatlıkla anlayabilir.
Bir toplumun nasıl düşünüp yaşadığını neler yapmak istediğini birebir incelemek mümkün olmasa da, şu yöntemle kısa yoldan doğru bir sonuca ulaşmak imkanı mevcuttur.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.