Ağ Günlükleri

Gelişimin Diyalektiği

H.Gürer kullanıcısının resmi

“İnsan bilmediklerinin esiridir, öğrendikçe özgürleşir” der Sipinoza. Bilginin önemine, bilgisizliğin esaretine değinir. Bilgi, insan topluluklarının tarihsel gelişim evrelerinde önemli bir yere sahiptir. Topluluklarla başlayan bilgi serüveni, yine onlar tarafından kaydedilerek, kullanılarak, değerlendirilerek, geliştirilerek, kuşaktan kuşağa aktarılıp arşivlenerek sonsuzluğa doğru yol alır.
 

OHAL’li Goliath karşısında[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir gün bir başka nar ağacının dibinde yine
bir başka
çocuklar
türkiye’yi konuşacaklar.”[2]
 
“Zat-ı Şahaneleri” diye anılma hevesindeki totaliter dayatmanın zor zamanlarından geçiyoruz. Yalan(lar) yerle yeksan olurken, “büyüsü” bozulan birçok şey yeniden biçimlen(diril)iyor.
“Büyüsü” bozulan şey, “yetmez ama evet”çilerin, “açılım”cıların liberal beklentileriyle, totalitarizme yelken açan “demokrasi” söylenceleridir.

Baharı Yaşamak İstiyorum Sende

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Semalara rengârenk gülümsemeleri yansıyan
Bir elim yıldızlarda diğeri aydayken
Güneş kaynağım
Yüreğimle
Sendeki aydınlığı yaşıyorum
Gölgesiz dağlara
Sana olan
Sevdamı yazıyorum
Ey can parçam, ey cananım
Memleket kadar önemsediğim
Geç kalmış günlerimi maviye boyarken
Bir yanda da kalbime senin resmini çiziyorum, sevdam

Bir Ülke İstiyorum Kötü Olmayan

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bir ülke istiyorum, üzerinde savaş olmasın
Fakirin, fukaranın ekmeğine göz dikilmesin
Bağı, bostanı bol, gülü, gülistanı da çok olsun
Ormanları yakılıp-yıkılıp talan edilmesin

Bir ülke istiyorum nehri, deresi kurumamış
Üzerinde asla fesatlık, hasetlik duyulmamış
Kimse kimseyi hiç küçümsemeyip, hiç horlamayan
Irkçılık, tekçilik, dincilik, mezhepçilik kalmamış

Sanığı olduğum özgürlük

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yüreğime düğümlenip içimde kalan müzmin sancı
Dikiş tutmayan yaralarımla, hüzünlü gecelerimle
Fırtınalaşan çığlıklarımda, gözyaşlarımda
Karanlığa çıka, bata
Boğuluyorum
Hissediyorum, sol yanım acıyor
Nicedir, sağ yanımı hissedilmiyor duyum
Ey acı! Öylesine güçsüzüm, seni içimde söküp çıkaracak
Tüm tırnakları kırık her iki ellerimi de kaldıramıyorum artık
Duyduğum çığlık, yaşadığım acı, bitmeyen iniltilerim
Ağrısı hiç dinmeyen, harap olan
Ateşiyle içimde sancıyan
Kalbim
Dertlerimle
Ne çok

Acının Nehri Thames

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Mavi yeşil desem hiç değil
Thames nehri geçiyor yanı başımdan
Kirli çamurlu ve karanlık
Suyundan ne bir karınca içer ne bir kuş
Bu sabah çok küstah akıyor çok İngiliz
 
Aklıma Churchill i sokmuşsun
İçimde inat Robin Hood ile İnce Memed
 
Üstünden otuz milyon işsiz geçer
Ulusal İstatistik Ofisi verilerine göre
Yıl on yediye bir kala
İki yüz elli beş bin evsiz geçer üstünden
Düşün her yirmi beş kişiden biri evsiz
Sorsan haberin yok tabi
Çok resmî ama alabildiğine toleranslı Thames

Senden Korkulur

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

“Gitmeyelim,” diyorum hafifçe gülümseyerek.
Salonun kapısını kapatıp sessizce TV’nin karşısına geçip oturuyoruz. Dişe dokunur bir şey yok televizyonda. Mutfağın kapısını aralayıp sesleniyor içerden eşim:
“Kahvaltı hazır,” diyor, “gelen yer, gelmeyen avucunu yalar.”
Sözündeki tehdidi algılıyor, birbirimizin yüzüne bakıp sessizce gülümsemeyi yineliyoruz.
Kahvaltının bir yerinde…

Adım adım katliam 4

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Taranma korkusu içinde ilerliyoruz. Taş yapılı eski bir evin önünden geçerken, kafesli penceresinden, ince, esmer bir gelin, sağ yumruğunu sol avcuna vura vura küfretti bize. Uzaktı ne dediği anlaşılmadı. Musa Dayı arka kapağın üzerinden bacağını uzatmakla yetindi. Mesajı alan kadın başı kopmuş tavuk gibi çırpındı. Askerler bu sessiz filmden habersiz, Musa Dayı'ya bakıyorlardı.
Kapıçam'a yetiştiğimizde kurtulup özgürce solumanın zevkini tattık.
''Ohh be dünya varmış!''

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.