Ağ Günlükleri

Resim "Süs" ya da "Aksesuar" değildir, olamaz![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

yapamayanlar yapmayı öğretir.[1]
 
Resim sadece resim değildir; içinde müzik, şiir, acı, mücadele ve isyan vardır.
Ve o, bu zenginliğiyle tarih boyunca akar gider.
Böyle olması, resmin önemini ortaya koyarken; bu önem post-modern zamanlarda daha da artmıştır.
Kolay mı? Post-modern milenyum insan(lar)ı yapısökümcü (ve nihai kertede a-politik) özellikleriyle interaktif ile hiperaktif arasında salınan belirsizliktir.

VEDA

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

VEDA

Sen gittiğinde
Cinnetimin iki zehirli zambağı
Gözlerin de durmadı

Saçların da gitmişti
Peşi sıra
Sarı sarı
Rüzgar rüzgar

Senenin son dizesiydi kasım
Sen gittin ben kaybolmuştum
Zaman mı ben mi
Donmuş muydu

Zamanıydı gittin
Yaprak dökümüydü erguvanların
Sokaklar ıslak ve acımasızdı
Öykünün kasım akşamıydı

Sevgilim Vietnam Sevgili Karanfil

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi

Suların kirpikleri kızılca ıpıslak
 
Kaç zamandır gözyaşlarını kaderlerinin ardına salarlar. Yıkılıp düşerlerken, yanıp dirilirlerken ellinden tutukları umut yolculuğunda varoluşa sinerler.
Her siniş kendileri kadar direngen ve uslanmaz çıkmazlara çıksa da her adımın adı felaket yüzlü ölüm olsa da… Varoluşlarına yansırlar, yansa da kokuları sadece hatıralara izlerini bırakan karanfillerinin…
Karanfiller yanar mı?

Şair Hıdır Işık’ın Ödüllü Kitabı Okuyucuyla Buluştu

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Toplumcu gerçekçi şiir izleğini, insanın hayal gücü yeteneğini ortaya koyan imgesel diliyle özgün bir düzlemde harmanlamayı başaran Hıdır Işık, şiirin kadimden bu yana insanın iç zenginliğini resmeden güçlü bir akıntı olduğunu ve bireyin hayatın her bir karesine uzanan duyarlılık katmanlarını genişleterek onu algılanabilir dünyanın ötesine taşıyan bir yaşam damarı olduğunu düşündürüyor şiirlerinde.

Cemevlerimizi yıkanlar o duvarların altında kalırlar!

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Polisin toplanan halkı göz yaşartıcı silahlar ve su sıkarak dağıttığı, ancak oluşan dirençli ve güçlü tepki sonucu yarım kalan Yamanlar Cemevinin düğün salonu olarak kullanılan ve Cemevine gelir getiren kısmı, bu sabaha karşı Belediye Başkanı H.Karabağ’ın israrları ve emri ile polislerin, panzerlerin, Tomaların gözetiminde tekrar ve tamamen yıkıldı.  
 
Bir kez daha özellikle de CHP’nin üyesi, yöneticisi, emekçisi ve CHP’ye oy veren Alevilerin dikkatini çekmek istiyorum.
 

AKP’nin Kadınlara Karşı Savaşı: “Madam gibi Ölmek”…[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

senin yüzünde gülmek var
bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa.”[1]
 
Yine “buyurdu”: “Dünyanın makamları nerede kalıyor? Burada kalıyor. Paran pulun her şeyin nerede kalıyor? Burada kalıyor. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, multimilyarder olsan ne yazar? Hepsi geçici. Ne diyordum size hatırlayın, biz bir gün ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Bir adam gibi ölmek var, bir şey söyleyecektim ama onu söylemeyeceğim, bir de madam gibi ölmek var. Ölelim ama adam gibi ölelim...”[2]

Futbol: Gerçek ve Bağıntılarıyla Tartışalım mı, Tartışmayalım mı?[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

‘Euro 2016’ ile bir kere daha gündem maddesi olan futbol meselesine dair diyeceklerime; “Entelektüellerin ya da kendini entelektüel zannedenlerin içinde yer alan bir kesim futbola iğrenç bir şeymiş gibi bakma geleneğine sahip,”[2] türünden ucuzlukları dikkate almadığımın altını çizerek başlamalıyım.[3]

İnziva, Ayrılık ve Realite

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Mem ile Zin’in, Siyabend ile Xece’nin ve Dewreşe Evdi ile Edule’nin yurdudur nasıl olsa. Ölümüne bağlılığın ve cesaretin abideleridir her biri.
    Ondandır ki Kürt yazarların yazdıklarında masalımsı bir hava vardır… Yaşar Aksu’nun J&J Yayınları’dan Yaşlılık İnzivası (Xelweta Kalbûnê) adlı kitabında bunu görmek mümkün. Yaşar Aksu’nun da masal dinleyerek büyüdüğünü görmemek mümkün değil.  Daha ilk öyküsüyle sarıp sarmalıyor, Kürdistan coğrafyasının bitmez tükenmez dramını her cümlesine sinmiş; hüzün ve acıyla birlikte bir direnişin öyküsüdür aynı zamanda.

Grev

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

GREV

Bu sabah iyi değilim.
Sinirliyim,
Tedirgin.
Sabaha kadar uyumamış gibi öfkeli...
Hiç bir şey yapasım gelmiyor içimde
Havalardan mı?
Hasta mıyım ne?.

Oysa başımı koymadan yastığa gitmiştim.

Bir hal var başımda
Kaç gündür böyleyim
Bir ağaç gibi durağan,
Bir taş gibi sert
En fazla da hava gibiyim
Ağır ve dolu,
yağdı yağacak..

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.