Ağ Günlükleri

Siyonizm Karşısında Filistin ile Arafat’ı[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Sömürgeci Siyonist İsrail, emperyalist ABD saldırganlığının Ortadoğu’daki işgalci/ terörist üssü ve Filistin’in kâbusudur.
Rakan El Mecali’nin “Balfour Deklarasyonu, Filistin’de Yahudilere ulusal bir vatan tesis edilmesi için çalışılması vaadini içeriyordu. Bu amaç deklarasyonun birinci şıkkıydı. İkinci şık da dönemin Britanya Başbakanı Arthur James Balfour’un şu vaadiydi: ‘Britanya, Filistin’deki Yahudi olmayan toplumların çıkarlarına ve haklarına zarar verebilecek hiçbir çalışmada bulunmayacaktır.’

Kadınlar

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

"KADINLAR "
Kadınlar vardı
Varla yokun arasında

Severdim hepsini de
Eskiden
Fazlaca değil
Okul sıralarından felan
Yahut pazar yerlerinden
Tarlalardan fabrikalardan
Nevin olurlardı
Yahut Songül
Boz kumral karaca

Ben severdim
Onlar sevilirdi habersiz

Kadınlar
Elleri nasırlı
Kınalı narin kalem tutan
Erkeği adam eden
Nefesleri karanfil
Gül kokulu
Şehvetli usta kadınlar

Varla yokun arasında
Severdim hepsini de
Kadınlar vardı
Şimdi yoklar

Ben Türkiye/ Sevilsen Kılıç

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kucaklarım dünyayı, din dil ırk sorgulamadan
Dört mevsim belirgindir, dağımda, denizimde, ovamda
Çok medeniyetler yaşattım, sevdalı toprağımda
 
Antalya İzmir Muğla, çeker turisti yaza
Avşa ve Bozcaada kaşık atar Erdek’le
Havasından suyundan, sevgidir besinimiz
Saysam güzellikleri kalem yetmez kağıtla
 
Toprağımın her yanı, kültürlerle renklenmiş
Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i, şahsıma değer katmış
Hıristiyan, Ermeni, Müslüman ve Süryani
Barışla sarılmışlar, birliği anlatmışlar.
 

Zekâ yaratıcılık kadar yürekliliktir Karikatür(ist)

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gülmek aktif protesto.”[1]
 
“İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı,” vurgusuyla, “Belki de bugün hiçbir şeyin bir geleceği olmasa bile, kahkahamızın geleceği var,” diyen Friedrich Wilhelm Nietzsche gibi düşünenlerdenim.
Evet, her dik duran gibi, gülmeyi önemserim; gülmenin bir meydan okumak olduğundan şüphe duymam ve Kanadalı felsefeci John Ralston Saul’un, “Otorite sahipleri mizahtan nefret eder,”[2] saptamasına büyük önem atfederim.
“Neden” mi?

İçe Akan Gözyaşı

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi

Aşk konuşmadan dile gelen göz, görüntüsü olmayan roman gibidir.
Sarılacaksın yüreğinle sevdiğine, gökyüzünün maviliğine bakarken niyetin neyse. Ağza ekmek alınır gibi öpülmez yârin dudakları, öpeceksin, toprağa su verirken niyetin neyse.
Kendini seveceksin. Severken puştlaşmayacaksın. Avucunda tutacaksın yüreğini.
Öyle biçare kandırmayacaksın kendini. Satmayacaksın pazar mantığıyla insanı, kendin olacaksın.
Ağlamadan göreceksin ağlamanın acısını. Ve ağlamayı gözyaşı sanan bir zavallı olmayacaksın.

Nələr çəkdiyimi biləsən gərək.

Abdulla-Memmed kullanıcısının resmi

Sevinə bilmirəm gözüm doyunca.
Qoşulub ömrünə canımdır gedən,
Ağrına,acına dözür doyunca.

Sən mənim gözümə çəkilən həsrət,
Özümü unudub sənə yanıram.
Gözümdə əksindir yerinə qismət,
Hara gedirəmsə səni anıram.

Qəlbimi salmışam sənin dalınca,
Getmisən köksümdə ürəyin qalıb.
Məni məndən etmə mənim olunca,
Elə zənn eləmə-ürəyim qalıb.

Sənsiz dünya mənlə yol gedə bilmir,
Elə səninlə də düz oxumur,düz…
Qəlbim sənsizliyi dərk edə bilmir,
Qayıt,inadından bir yolluq əl üz!

Bizim Masa Anı/Öykü Yaşar Çiçekdemir

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Yazarı Yaşar Çiçekdemir Hollanda’da yaşamaktadır. 1984’te Mutluluk Arayanlar adlı romanı, kendi deyimiyle ‘çok kalitesiz bir kâğıda ve iyi redaksiyon yapılmadan basıldı. İçerik olarak sorun yoktu. Toprağı bol olsun, Fakir Baykurt’un beğenisini bile aldım.’ diyor.
İkinci öykü kitabı 16 öyküden oluşan İnsan Selinin Damlaları 1992’de basıldı. Hatta bu öykü kitabı Hollandaca -Druppels in de mensenzee- olarak yayımlandı.

Mülteci Düşler 1 Köy

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

. Eksen ekemiyorsun, biçsen biçemiyorsun. Bankadan kredi yok, selim ağa gibilerine var da sana yok. Her geçen gün evdeki ekmek küçüldü ki deme gitsin. Her şey ateş pahası, köyde kalsan ne olacak, ne boyun uzar, ne de bir baltaya sap olursun. Anca karın dokluğu, onu da nereye gitsen doyurursun. Bir kursak değil mi?"  diye söylenip durdu yatağında.
 

Barış(=Hayat) ile Savaş(=Ölüm) Hâli[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir cigara atmışsak denize
sabaha kadar yandı durdu.”[1]
 
Yerküre ve coğrafyamız, barış (=hayat) ile savaşın (=ölüm) iç içe geçtiği zorlu bir sarsıntıyla alt üst oluyor. Bu sürdürülemez kapitalizmin vahşete dönüştüğü bir hâl.
Kimilerinin, özellikle de liberal solcuların göklere çıkardıkları küreselleşmenin karaya oturduğu, “Yeni Dünya Düzeni”nin (“YDD”) iflas ettiği verili durum, “III. Büyük Bunalım”da somutlanan bir imkân ve tehditler almaşığıdır.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.